Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Türkel Minibaş

Barack Neyi Değiştirecek?

27 Ocak 2009 Salı

“Hoş olmayan kararlar alacağız. Piyasanın gerektirdiklerini boşverin. Bu kriz bize bir ders verdi.” Yeni ABD Başkanı Obama.

Obama’nın başkanlık yemininin ardı sıra ettiği bu fütursuz sözler tabii ki deneyimsizliğinden kaynaklanmıyor. Ezberinde olanı söylüyor o!

Abarttığımı düşünenler Nixon’un nasıl başkanlığa hazırlandığını, nasıl seçildiğini, başkanların öyle belagatlarına kapılıp konuşamayacaklarını hatırlasın lütfen. Ayrıca, meraklısına 1970’lerin çok satan kitabı “The Selling of the President 1968”i bir daha okumasını da öneririm.

Eh, aradan geçen 40 yılda başkan adaylarını yetiştirme yöntemleri de geliştiğine göre Obama da gelişmiş rahlei tedristen nasibini almıştır herhalde!

O zaman yukarıdaki cümleyi, özellikle de “Piyasanın gerektirdiklerini boşverin” kısmını kimler, neden söyletti sorusuna cevap bulmak lazım!..

Ne var ki yorumcusu, akademisyeniyle çoğu iktisatçı Obama’nın sözlerini devletçi, hatta Keynesyen bir devletçi modelin geri dönüşü olarak yorumlayacak. Bir zamanlar George W. Bush’un “Bu kez düşmanın adı terör” sözünün GOP’la (Geliştirilmiş Ortadoğu Projesi) çizilen yeni dünya düzeninin ilanı olduğunu görmezden geldikleri gibi!

Unutmayalım, Bush döneminin yayılmacı projesi “terör” olgusuna odaklıydı. Kanımca çok da başarılı oldu. Zira, terör dediğinizin nerede, nasıl ve kimin başlatacağı, kime karşı yürüteceği belirsizdir. Kullanıcısına ise terör bahanesiyle istediği ülkenin topraklarına girme ve talan etme hakkını(!) vermektedir! Afganistan, Pakistan, Irak örneğinde olduğu gibi savaşlarla bunu gerçekleştirmek de mümkün… Bizim gibi ülkelerde olduğu gibi, IMF-Dünya Bankası destekli “yapısal uyum programları”yla yoksullaştırarak da mümkün!

Kısacası ABD merkezli proje, can korkusuyla insanları yeni dünya düzenini kabule zorlamak üzerine kuruluydu.

Ne var ki, Bush döneminin teröre dayalı yayılmacı projesi hem toplumların rızasını alamadı hem de ABD’ye yönelik muhalefetin daha da yükselmesine neden oldu. O zaman sahicisinin yerine demokrasi kokulu “çakma”sını koymak şart oldu.

Kaldı ki, Obama’nın piyasaları takmadığı filan da yok. Malum, piyasa dediğiniz firmalardan oluşmakta. Seçimlere aday olmanın maliyeti de küçümsenmeyecek boyutta. Yani finansörsüz adaylık mümkün değil.

Yani? Başkanın ABD sermayesinin ulusal, daha da önemlisi ulusötesi çıkarlarına uygun olması lazım. Obama Hükümeti’nin modeli de finansörlerinin yani piyasaların gereksinimleri doğrultusunda hareket etmek zorunda! Ama piyasayı, sadece para ve sermaye piyasaları olarak algılayıp bu piyasaları besleyen mal piyasalarını görmezden gelenlerdenseniz Obama’nın sözlerini piyasaya karşı olmak olarak yorumlamaya devam edebilirsiniz.

Uruguay’dan, Doha’dan bugüne süren tüm ulusüstü zirvelere bakarsanız, yeni devlet biçiminin piyasaların gereklerine göre yeniden biçimlendirildiğini görürsünüz. Artık sorun, kimin hegemonyasında bunun gerçekleştirileceğidir? ABD bu olanağı şimdilik yitirmiş gözüküyor. Ekonomik krizi yönetemediği takdirde II. Savaş sonrasında kurduğu ekonomik-siyasi hegemonya bütünlüğünü yeniden inşası zor. Yarı zenci-çakma demokrat bir başkanı vitrine çıkarması da zaten bu nedenle değil mi?

Kapitalizmin bu krizden yenilenerek çıkması, yani restorasyonu GOP’un çökmemesine bağlı. Çünkü, ABD’den AB’ye kadar piyasaların gereksinim duyduğu kaynaklar GOP alanında.

Yani? Ortadoğu’da, Kafkaslar’da, Kuzey Afrika’da, Anadolu’da! Dolayısıyla, bölgeye egemen olan kaynakların yönetim ve denetimine de egemen olabilecek. Obama Hükümeti’ne düşen de Bush yönetiminin askeri güçle yaratmaya başladığı bu egemenliği ekonomik, siyasi, kültürel alana da yaymak. Bunun gerçekleşmesi ise bölge liderlerinin ülke çıkarları yerine ABD’nin öngördüğü projeden sapmamalarına, bölge halkının da kuzuluğuna bağlı.

Obama’nın, “Sorunlar için Batı’yı suçlayan liderler biliniz ki halkınız sizi ne ürettiğinizle yargılayacak! İktidarı yolsuzluk, yalan ve muhalifleri susturarak elde edenler, biliniz ki tarihin yanlış tarafındasınız” sözlerini demokrasinin teminatı gibi algılayanlar, bir de aynı cümleleri bu gözlükle okusunlar!

[email protected]

www.turkelminibas.net

Tümü Türkel Minibaş - Son yazıları

ABD Gerçekten Resesyonda! 3 Şubat 2009 Sal
Barack Neyi Değiştirecek? 27 Ocak 2009 Sal
Faiz İndirimi İşe Yarar mı? 20 Ocak 2009 Sal