Masal Yapın Kendinize

06 Şubat 2014 Perşembe

Hep kendinden söz ediyorsun diyorlar? Bu bir eleştiri, biliyorum. Ama bunca birbirinin içine girmiş olaylar karşısında susacak mıyız ya da daha çok bağırmayacak mıyız?
Ne değişecek durmadan halkımızı rahat uykusundan uyandırmaya çalışmakla, başarabilecek miyiz?
Hepimiz bu hengâmenin içindeyiz. Yeni değil, yıllar hep böyle geçti, geçmekte. İşimiz yazmaksa bu görevi gereği gibi yerine getirmek kaçınılmaz bir zorunluluktur. Çaresiz bizler de işin içindeyiz. Kaçarak saklanacaksak o başka?
Yılların yazarı elbette sessiz kalamaz. Her sabah gazetedeki sütununda gördüğünü, bildiğini anlatır. Ben de kendimden söz ederken çoğalıyorum, birden koskoca bir toplumun kendisi oluyorum?
Şair Behçet Necatigil’in dediği gibi:
“Yıllar yılı yanımızda. Kavruldun yağımızla / Hiç bu böyle kalır mı / Biraz geç de olsa / Göreceksin hayatın sana da güldüğünü / Sabret yoksa / Nasıl mı? / Topraklarda tohumlar vardır / Karlar altında kış boyu / Kış geçer bir bahar günü / Çiçek açar toz pembe. Tıpkı öyle”
Ben derken sizler söylüyorsunuz sanki. Oysa kendimiz dediğimizdeki gerçek, birbirinden kopmaz bir insanlar topluluğu olmamızdır. Hepimizde toz pembe günlerin susuzluğu vardır. Bir özlemdir ki yitip gitmez... Her birimiz bunu yaşarız. Ama nedense açıklamaktan korkarız... Korkmadan ürkmeden acaba ne diyecekler diye çekinmeden yazmak içinizden dışınızdan geçen şiirleri?.. Her şiirde bir şair vardır ama o şiirin sahipleri çoktur...
Kuşaktan kuşağa gelen şiirlerle dostluk etmek gerçek bir varlık olmanın bedelidir. Bakın şair Şükran Kurdakul ne yazmış:
“Bahçelerde çiçek kokarken henüz / Ağacınız varsa sizin / Masal ağaçları yapın kendinize / Seven şarkılar söyleyin / Rüzgârlara yelken dolarken henüz / Deniziniz varsa sizin / Masalınız varsa sizin / Masal denizleri yapın kendinize.” Bitirememiş şair, şunları da demiş: “Masalınız varsa sizin / Masal silahları yapın kendinize / yaşamı ateşe vermeyin”