Türk Dünyası Kültür Başkenti

16 Ekim 2013 Çarşamba
Türk Dünyası
Kültür Başkenti

Eskişehir’in “2013 Türk Dünyası Kültür
Başkenti” olduğunu iki ay önce asılan dev
afişlerden öğrenmiştik
. “Türk Dünyası Kültür
Başkenti” uygulaması 2010 yılında İstanbul’da
düzenlenen “Türk Dili Konuşan Ülkeler Devlet
Başkanları 10. Zirve Toplantısı” sırasında
TÜRKSOY tarafından önerilmiş ve oybirliği
ile kabul edilmiş. Amaç “Türk dili konuşan
halklar ve ülkeler arasında dostane ilişkiler
kurarak, ortak Türk kültürünü, dilini, tarihini,
sanatını, gelenek ve göreneklerini araştırarak
ortaya çıkarmak, geliştirmek, korumak, gelecek
kuşaklara aktarmak ve kalıcı kılmak.”
İlk Türk Dünyası Kültür Başkenti 2012’de
Astana olmuş. Astana 30 Kasım 2012’de
kapanış töreni ile bayrağı Eskişehir’e
devretmiş. Kültür başkenti etkinlikleri için
özel bir yasa ile Eskişehir 2013 Türk Dünyası
Kültür Başkenti Ajansı kurulmuş. Ajans
icrai, idari ve mali özerkliğe” kavuşmuş.
Devlet İhale Yasası ve Kamu İhale Kanunu
hükümlerinden muaf tutulmuş. 2010 İstanbul
Kültür Başkenti Ajansı’na benzer bir yapılanma.
Önemli fark yönetim kurulunun tamamen
bürokratlardan oluşması. Eskişehir Valisi,
Büyükşehir Belediye Başkanı, Anadolu ve
Osmangazi üniversitelerinin rektörleri, İl Genel
Meclisi Başkanı, Ticaret Odası Başkanı, Sanayi
Odası Başkanı, Esnaf Odaları Birliği Başkanı ve
ilçe belediye başkanlarının kendi aralarından
seçecekleri bir ilçe belediye başkanı ile Genel
Sekreter ve Eskişehir Valisi’nin seçeceği iki üye
yönetim kurulunu oluşturuyor. Bu bürokratik
yapı nasıl “Sergi, konser, gösteri, konferans
gibi kültürel ve sosyal faaliyetler ile şehircilik ve
turizm çalışmalarını planlamak, iletişim ve tanıtım
stratejilerini tespit ve takip etmek” görevini
yürütür? Kültür ve sanat konusunda yetkin
kişiler olsalar bile kendi resmi görevlerinden
zaman ayırıp bu işe nasıl yoğunlaşır? Bu
sorulara olumlu cevap vermek mümkün değil.
Neden kültür ve sanat alanındaki uzman kişilerin
bu işe dahil edilmediğini soruyorum.
Üstelik Eskişehir, “2013 UNESCO Somut
Olmayan Kültürel Miras Başkenti” de
olmuş. Aynı kurul bu büyük organizasyonu
da düzenlemekle görevli. “eskisehir2013.
org.tr” adresindeki etkinlik takvimine göre
23 Mart’ta açılış töreni yapılmış. Nisanda
bir Kazak topluluğun tiyatro gösterisi, bir
çalıştay ve liseler arası tiyatro festivali var.
Mayısta bir yoğunlaşma var ama çoğu yerel
düzeyde. Hazirandaki yedi etkinliğe bakınca
Eskişehir’de ne yapılıyorsa programa dahil
edildiği anlaşılıyor. Temmuz iftar etkinlikleri
ile geçmiş. Türkçe olimpiyatları da ramazan
bayramı kutlamaları da programa dahil. Şehirde
yapılan her etkinliği sahiplenerek tam anlamıyla
bir karmaşa yaratıldığı anlaşılıyor. Kültür
başkentliğini hatırlatacak tek bir kalıcı eser
bile yapılmamış. İftarlar dışında Eskişehirlilerin
etkinliklere ilgi göstermediği söyleniyor.
Bu tür uluslararası etkinlikler hem şehre
kültürel bir değer katar hem de dünyanın ilgisini
uyandırıp turist çekmeye çalışır. Tanıtıma
sekiz ay sonra başlıyorsanız, İngilizce bir
web siteniz bile yoksa resmen yapılmış ama
fiilen gerçekleşmemiş bir etkinliğe imza atmış
olursunuz. Eskişehirlilerin bile etkinliklerden
haberdar edilemediğinden bizzat yönetim kurulu
başkanı Vali Güngör Azim Tuna yakınıyor.
Marka kentlerden Eskişehir büyük bir fırsatı
kendi elleriyle kaybetmiş ama hâlâ direniyor.
Vali Tuna’nın açıklamasına göre yasal olarak
31 Aralık’ta bitmesi gerekirken kültür başkenti
etkinlikleri gelecek yıla uzatılacakmış.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ara Güler Müzesi 5 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları