Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Satranç Tahtasında Tavla Oynamak...

3 Şubat 2009 Salı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın Davosta yapılan paneldeki sözleri ve davranışları canlı yayında izlendi.

Uluslararası bir arenada her davranış, sözler, ses tonu, el işaretleri, beden hareketleri, yüz ifadeleri, bakışlar gibi her hareket bir anlam taşır.

Böylesine dünya ölçeğinde politikanın, ekonominin en üst düzeyde temsilcilerinin rol aldığı bir ortam geleceğe de çok önemli izler bırakır, izlenimler yaratır.

Türkiyenin bu anlamda bıraktığı izlenim, başbakan düzeyinde açıklanan öfke’, ‘kendini kontrol etmeme ve/veya edememe’, ‘uluslararası nezaket kurallarını hiçe sayma’, ‘protesto için ortamı terk etmegibi en üst düzeyde tepkisel davranıştır.

İsrail Cumhurbaşkanına sendiye hitap etme, Yaşlı olmasaydın...gibi tehdit ifadesi, doğrudan adam öldürmeyi iyi bilirsinizsuçlaması, ses yüksekliğinin suçluluk psikolojisine bağlanmasıgibi doğrudan saldıran tutumlar elbette bir devlet adamının soğukkanlı olması gereken tutumuyla bağdaşmaz.

Bu davranışlar Başbakanın kişisel tutumuna bağlanabilir.

Ama Türkiyeyi bağlayacak sözler ve davranışlar daha da önemlidir.

Bu sözlerle ve davranışlarla; Ortadoğuda Hamasın varlığı ve tutumu savunulmaktadır.

Oysa Hamas, Arap ülkeleri tarafından bile bu ölçüde desteklenmemektedir.

Hamas ve arkasında olduğu bilinen İran, Türkiye tarafından desteklenmekte midir?

Türkiye, Başbakanın bu tutumuyla Amerika ve Batı dünyasından kopmak mı istemektedir?

Türkiye bölgede arabulucu rolü üstlenmeyi bu şiddetli taraf tutmayla sürdürebilir mi?

Türkiye Arap ülkeleri arasında nasıl bir yerde durmak istemektedir?

Bu tutumun İslami kökeni ne ölçüde rol oynamaktadır?

Türkiyenin Ortadoğudaki hassas konumu bu tutumdan nasıl etkilenecektir?

Hiç kimse, bu tutumun burada kalacağını sanmamalıdır.

Uluslararası ilişkiler bir satranç oyunudur.

Bu oyun soğukkanlı bir mantıkla oynanır ve gelecek hamlelerin iyi hesap edilmesi zorunludur.

Satrançta duygusal ve kısa süreli hesaplar kaybetmeye mahkûmdur.

Heyecan, coşku ve anlık hareketler tavla oyunu için uygun görünür.

Ama tavla oynarken de ileriyi görmek, riskleri doğru hesaplamak gerekir.

Gene de tavlada zarın nasıl geldiği önem taşıdığı için coşkuya yer vardır.

Kazanan, yenilen rakibineÖğren de geldiyerek güler ve hoş karşılanır.

Ama satranç tahtasında tavla oynanmaz.

Türkiye Başbakanının yaptığı ise buna çok benziyor:

Satranç tahtasında tavla oynuyor.

Yahudilere Tevratı öğretiyor, suçluyor, aşağılıyor, bütün salonu suçluyor, sonra da kalkıp gidiyor.

Orada bulunan herkesi suçluyor ve ‘dikkate alınmaya değmez kişiler’ muamelesi yapıyor.

Böylece de haklı konumunu kaybediyor.

İsrail elbette yanlış yapmıştır. Gazzeye bu şiddette saldırısı insanlık ilkelerine aykırıdır.

Bütün dünya bu saldırıyı kınamaktadır ve kınaması gerekir.

Ama siz bu saldırıyı kınarken soğukkanlılığınızı kaybederseniz kendi tezinizi zayıflatırsınız.

Amacını aşan bir öfke patlaması da orantısız güç kullanmaktır.

Sonrası gene satranç tahtasında oynanacak bir mantık oyunudur.

Ve sonrasını gene hep birlikte göreceğiz.

[email protected]

[email protected]

www.erdalatabek.com