Köşe Yazısı

A+ A-

Bostancı’da ‘Sanatçılar Girişimi’ Parladı!

25 Aralık 2012 Salı

Pazar günü Bostancı Gösteri Merkezini hıncahınç dolduran 4500 yurtsever, Sanatçılar Girişiminin büyük organizasyonuyla çok tatmin edici bir gün geçirdiler. Saat 17.30dan gece 23.30a kadar süren altı saatlik maratona imza atanlar arasında ülkenin en önemli sanatçıları vardı.\n

\n

Herhalde hiçbir organizatörün başaramayacağı kapsamda düzenlenmiş bir aktivite olanBüyük Buluşmanın içinde Ataol Behramoğlundan Tarık Akana, Mehmet Aksoydan Nejat Yavaşoğullarına, Ümit Zileliden Edip Akbayrama, Genco Erkaldan Timur Selçuka, Sadık Gürbüzden Kubata, ülkenin sayısız aydını vardı. Gece inanılmaz bir çoşku ile sürdü.\n

\n

Sanatçılar Girişiminin kökü, neredeyse bir yıl kadar önce sekiz sanatçı dostumu, eşimle birlikte evde yemeğe davet etmemizle başlamıştı. O gün, zaten sık sık birlikte kafa patlatan sanatçılardan Ataol Behramoğlu, Orhan Aydın, Levent Kırca, Edip Akbayram, Ümit Zileli, Orhan Kurtuldu, Mehmet Güleryüz ve ben, eşlerimizle beraber ülkenin durumunu ele almıştık. Doğal akışta bu demokratik tepkiyi yaşama geçirme kararı aldık. Gerisi zaten kamuoyunun malumu. Aslında bu cümle de abartılı. Çünkü bu ülkede, aydın insanların -en azından kendilerine göre(!)- haklı gerekçelerle iktidara olan eleştirilerini, duyulur şekilde halka iletecek cesarette medya organı(!) yok denecek kadar az. \n

\n

Sanatçılar Girişimi olarak beklentilerimizin de ötesinde bir başarıya ulaşan gece ile ilgili bazı kritik notlarım var: Behramoğlunun yüreklendirici açılış konuşmasından ve bazı değerli sanatçılardan sonra sıra bana geldi. En çok alkış alan vurgulamam şuydu: Ya hâlâ sen Kemalistsin, ben sosyalistim, sen sosyal demokratsın ben Troçkistim gibi ayrımlarla birbirimizi yiyip ayrışacağız ve o zaman seçimlerden sonra yakınmanın bir anlamı olmayacak, ya da yumruk gibi ana muhalefetin etrafında birleşip, diğer muhalif partilerle, sivil toplumla el ele verip önümüze dikilen barikatları yıkacağız. Bunun adına ister mantık evliliği deyin, ister aşk veya tutku, buna mecburuz. Bunu başarıp karanlığı sandıkta yeneceğiz. Ana muhalefete çok iş düşüyor: Lütfen artık engin ufukları, bize ait olmayan sularda, beyhude çabalarla aramayın. Kendi sularımızda, şu salonda arayın.\n

\n

Konuşmamın ardından kürsüye gelen Kılıçdaroğlu, bu mesajı aldığını ve Ortak paydaların öne çıkarılması gerektiğini, bu paydanın da Mustafa Kemal Atatürk olduğunusöyleyerek salondan büyük alkış aldı ve umut verici kararlı bir konuşmanın ardından salondan ayrıldı.\n

\n

Gecenin devamında birçok coşturucu müzik, nefis şiirler ve tiyatro bölümleri izlendi, tüm sanatçılar Timur Selçukun piyanosu başında birleşip beraber geceye nokta koyan şarkılar söylediler, Kadıköy-Maltepe-Beşiktaş-Sarıyer belediyelerinin desteğini de alan muhteşem buluşma sona erdi.\n

\n

Gecede yorumunu yapmak istediğim iki nazar boncuğu oldu. Birincisi sevgili Melike Demirağ, salondakilere, attıkları sloganlar konusunda ikazlar yaptı ve bunda ısrar etti. Gereksiz bir gerginlik oldu. Kimse, hele bu konuda yetkisi olmayan biri, böyle coşkulu bir salonun sloganlarına karışamaz. İkinci ve çok daha vahim olay, Levent Kırcanın Kılıçdaroğlu ayrıldıktan sonra yaptığı konuşmaydı. Değerli arkadaşım olayların biraz eski yorumunda kalmış ve salonda yaptığım, tüm muhalefetleri ana muhalefetin önderliğinde birleştirme gereği fikrinin aldığı desteğin de farkına varmamış. Kılıçdaroğlunun kendisinin sırasında konuştuğunu ve CHP propagandası yaptığınısöyleyen Kırca, kusura bakmasın ama durumu ıskalamış. Birincisi, Kılıçdaroğlunun orada bir konuşma talebi veya sırası yoktu. Bizlerin büyük ısrarıyla Bostancıyı programına aldı ve Menemenden kalktı geldi. Bir konuşma yapmasını ise Sanatçılar Girişimi adına kendisinden Behramoğlu rica etti. İkincisi, konuşmasında yumruk gibi birleşmekararlılığımızı destekleyen ortak paydayı savundu ve topa girdi. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi?\n

\n

İtiraf etmem lazım ki, bunlar solun ve ulusalcıların eski kronik hastalıkları. Artık bu kaprislere vaktimiz kalmadı! Seçimleri kazanmak için oyları tek sepette toplamaya mecburuz. Bu da ana muhalefete açık bir destek vererek, onu eleştireceksek de yapıcı şekilde yörüngesini düzelterek olur. Eskisi gibi Biz her partiye eşit mesafedeyiz. Kimseyi tutmuyoruznakaratına devam ederseniz, Silivri ve diğer zulümhanelerdeki can kardeşlerimiz daha çok acı çekerler, hak etmedikleri işkencelere maruz kalırlar. Bu nedenle herkes artık ayağını denk alsın ve demode şovlara kalkışmasın.

\n