Köşe Yazısı

A+ A-

Tarihsel Bilinçlenme!

28 Aralık 2012 Cuma

\n

Gerek Kültür Bakanlığında, gerek halkımızda; tarihsel, kültürel ve dinsel mirastan yurtdışına kaçırılanların geri getirilmesi konusundaki bilinçlenme insanı mutlu ediyor. Bakanlık son iki yılda bu konuda önemli adımlar attı. Bazı konularda ABD, İngiltere ve Almanya ile görüşmeler sürüyor.\n

\n

Bu konuda bazı önemli noktalara da dikkat edilmesi gerekiyor. ABDde dava edilen Karun Hazinesi 6, Elmalı Definesi ise 9 yıllık davalar ile birkaç milyon dolarlık masrafa neden oldu. Bu kültürel varlıkların geri getirilmesi hiç de kolay olmadı. Davalar kazanılamayabilirdi de!\n

\n

***\n

\n

Türkiye, bazı önemli tarihsel ve hukuksal içerikli, nesnel köşe taşlarına göre hareket ediyor. Yabancı müzeler yerlerinden edilmiş kültür varlıklarıile dolu. Bunlar da örneğin Bergama Zeus Sunağı gibi taşınmazlar ve Afrodisias İhtiyar Balıkçı Heykeli gibi taşınabilir varlıklar diye ikiye ayrılıyor.\n

\n

Türk hükümetinin nirengi noktasını 1906 tarihli Osman Hamdi Beyin, padişahın yetkilerini de sınırlayan, asarı attika nizamnamesi oluşturuyor. Bu yönetmelikle Osmanlı, topraklarından taşınır ya da taşınmaz kültür varlıklarının başka ülkelere verilmesini ya da kaçırılmasını yasaklıyor.\n

\n

Yerlerinden edilmiş kültür varlıklarından -diyelim ki- Bergama Zeus Sunağı, padişah fermanı ile Berline gitmiş Türkiye bu konuda herhangi bir resmi girişimde bulunmuyor. 1990da Bergama Belediye Başkanının girişimiyle başlatılan kampanyanın uzantısı olarak Berlin Müzesi önünde gövde gösterisi yapıldı. Sonuç elde var sıfırdı!\n

\n

Yunanistan Kültür Bakanı Melina Merküri, Atina Akropol tepesindeki Partenon kabartmaları için British Müzesinde gösteriler yapmakla kalmadı, sonrasında Yunanlar tepenin yamacına görkemli bir müze kurarak, bunların geri gelmesi durumunda nasıl sergileneceğini de kanıtladılar. Ama yine sonuç elde var sıfır!\n

\n

***\n

\n

1906’dan sonra her ne gitmişse, o nesne yasadışıyollardan götürülmüş, günümüz deyimiyle kaçırılmış kabul ediliyor.\n

\n

Karun Hazinesi, 1966-68 yılları arasında kaçırılmıştı. Nev York Metropolitan Sanat Müzesi, Türkiyede o tarihte bu alanda bir yasaklama yasası olmadığını savlayarak davanın reddini istedi. \n

\n

Oysa Türkiye Cumhuriyetinin ilk anayasası Osmanlı yasaları ve yönetmeliklerinde değişiklik yapılmadıkça onların da yürürlükte olduğunu kabul ediyordu. Yürürlükteki 1906 yönetmeliğinin gücüyle Karun Hazinesi dönebildi. Bu hazineden sonra TC 1973te bu alandaki ilk yasasını çıkardı.\n

\n

Kültür Bakanlığı, 1906 yönetmeliğinin yanı sıra 1973 ve 1983 yasalarına dayanarak girişimlerini yapıyor. Önceleri Perge Çelenkli Lahdi, Marsyas Heykeli, Erdek Torsosu ve Sivas Divriği Camisinin ahşaplarının geri getirilmesini, şimdilerde de Hattuşa Sfenksi, Yorgun Herkül Heykelinin üstü, bazı Troia takıları ve Orfeus Mozaiği izledi.\n

\n

***\n

\n

Bunları neden anımsatıyorum?\n

\n

Geçenlerde gazetelerde, bir avukatın Bodrumdaki dünyanın yedi harikasından biri olan Halikarnassos Mozolesi hakkında yazdığı kitabın hemen ardından bir imza kampanyası başlattığı haberini okudum. \n

\n

Avukat, 118 bin imza topladığını, 30 avukat arkadaşı ile 30 Ocakta Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvurup British Müzesine kaçırılan Mozole heykellerinin geri alınması için dava açacağını bildiriyordu.\n

\n

Avukat, kitabını gönderdikten sonra telefonla arayıp şunları söyledi:\n

\n

Kitabımdan sonra başlattığım kampanya büyük ilgi gördü. Dün gece NTVye çıktım. Bu gece de CNNye çıkacağım. Sizin de kampanyaya desteğinizi rica ediyorum…”\n

\n

Sonrasında aramızda şu konuşma geçti:\n

\n

Bu konuda Kültür Bakanlığı ile bir işbirliğiniz oldu mu?\n

\n

Hayır!\n

\n

Size Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Osman Murat Süslünün ileti adresi ile makam telefonunu vereyim. Önce onunla bir bağlantıya geçerseniz iyi olur!\n

\n

Gerekli bilgileri verdikten sonra şu soruları sordum:\n

\n

Bu konuda bir ferman olup olmadığı konusunda Osmanlı devlet arşivlerinde bir araştırma yaptınız mı?”\n

\n

Hayır!\n

\n

AİHMye insan hakları ihlali konusunda başvuru için, önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerekiyor. Bu konuda bir şey yaptınız mı?”\n

\n

Hayır!\n

\n

Bu eserler İngilterede bulunduğuna göre o ülkedeki iç hukuk yollarını tükettiniz mi?\n

\n

Hayır!\n

\n

AİHM, dava açılmasını, insan hakları ihlali koşullarına bağlıyor. Olayınızda insan hakkı ihlali olmadığına göre, bu dava başvurunuz daha ilk anda usul hukuku açısından reddedilmez mi?\n

\n

“….”\n

\n

Siz bir hukukçusunuz, isterseniz, önce bu yolları bir araştırın, sonra gerekirse dava açınız. Ama ben girişiminizin yanlış olduğuna inandığım için size destek veremeyeceğim!\n

\n

Sayın avukat - yazarın verdiği internet adresine girdiğimde Uluslararası sözleşmeler gereği yurtdışındaki tarihi - kültürel varlıkların Türkiyeye getirilmesi için 30 avukatla AİHMde dava açmayı düşünüyor sözlerini okudum. Düşünmek başka, 30 Ocakta AİHMde dava açmak başkaydı.\n

\n

Söz konusu mozolenin heykelleri 1906dan önce 19. yy ortalarında British Müzesine götürülmüştü. Dolayısıyla sorularımda yer alan tarihsel, hukuksal çalışmalar tamamlanmadan AİHMye yapılacak bir başvuru anında reddedilecekti.\n

\n

Reddedilmekle kalmayıp, Kültür Bakanlığının gündemindeki pek çok girişim üzerinde de olumsuz etki yaratacaktır!\n

\n

***\n

\n

Bu olaydan sonra gazetelere Adanada 1882de bulup ABDye kaçırılan Hemşire Satsneferu Heykelinin geri getirilmesi için toplanan 3 bin imzanın Kültür Bakanlığına verildiği haberi yansıdı. Hiç olmazsa Adanalılar olayı bakanlığa iletmişlerdi!\n

\n

Ardından bir profesörümüz 1087de korsanlarca İtalyanın Bari kentine kaçırılan ve bir çene kemiği Antalya Müzesinde sergilenen Noel Baba’nın kemiklerinin geri verilmesi için girişim başlattı!\n

\n

***\n

\n

Bu girişimler bir bilinçlenmeyi göstermesi açısından çok değerlidir. Ancak ayaklar yere sağlam basıldığı taktirde! Özellikle Batı müzelerinin çomakladığı yabancı basında Türkiye tehdit ediyor, Türkiye şantaj yapıyor başlıklı haberlere Alman dergisi Der Spiegel de eklendi. Berlin Müzeleri Müdürü Hermann Parzingerin şövenist Türkler suçlamasının gündem oluşturduğu şu günlerde daha özenli olmak gerekmiyor mu?\n

\n

\n

Tümü Özgen Acar - Son yazıları

Benim 19 Mayıs’ım! (1) 21 Mayıs 2019 Sal
Dost Acı Söyler! 14 Mayıs 2019 Sal
Aşırı Yoksulluk! 7 Mayıs 2019 Sal