İlhan Selçuk

Türkler Aptal mı?..

17 Mayıs 2009 Pazar

PENCERE

“Kafayı yemeye ne zaman başladık” diye düşünüyordum, sorgulamaya İstanbul’dan başlamak geldi aklıma...

Bizim çocukluğumuzda ‘6 Ekim’de “İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşu” kutlanırdı...

Çok partili rejimden sonra, kafalarda Osmanlı mantığı ağır basınca, İstanbul’un fethini kutlamaya başladık...

Bu konuda epey yazdık, elâleme sorduk:

- Bir devlet en büyük kentini fethettiği için bayram yapıp cümle âleme “Burası bizim değildi, ama işgal ettik” der mi?..

Kafayı sanırım o günlerde yemeye başlamıştık...

*

Tarih Baba diyor ki:

- Türkler Anadolu’ya bin yıl önce Orta Asya’dan göçle geldiler...

Malazgirt Meydan Savaşı...

Peki, biz geldiğimiz zaman Anadolu boş muydu?..

Daha önceki tarihsel öyküleri bir yana bırakalım; ama, Birinci Dünya Savaşı’nda ve sonrasında Anadolu’yu paylaşmak için nasıl biz bize boğuştuk?..

Türkler..

Ermeniler..

Rumlar..

Osmanlı yönetiminde uslu akıllı yaşayan Ermenilerle Rumların kafası milliyetçilikle şartlanmıştı...

Kürtler ise şeriat dinciliğinde uyuyorlardı...

Peki, Türkler Anadolu’yu Hıristiyan emperyalizmine ikram mı edecekti?..

Hesaplaşma kanlı oldu...

*

Kim kazandı?..

Türkler..

Hem de yedi düvele meydan okuyan bizimkiler Anadolu’yu kimseye bırakmadılar...

Ama buna karşın, Aziz Nesin’in dediği gibi, Türklerin çoğunluğu aptaldır...

Haydi kibarca söyleyelim, akılsız olduğumuzu itiraf edelim...

Peki, bizden akılsızı yok mu?..

Var..

Kimler?..

Kürtler...

*

Bir süreden beri Kürtlerin de aklına milliyetçilik düştü; Rumlar-Yunanlılar, Ermenilerden sonra Kürtler de modaya uyuyorlar...

Ama, geç kaldılar...

Çoğunluğu Türk olan Anadolu’da Kürtlerin sayısı ne yazık ki az...

Amerika’ya da hiç güvenmesinler...

Amerika emperyalist...

İnsanları alır satar...

Kürtleri de ortalıkta bırakıverir...

*

Şimdi bu yazının girişindeki soruya geliyorum: Biz kafayı ne zaman yemeye başladık?..

Çok partili rejimden sonra...

Şimdi de diyoruz ki Anadolu’da eski adı Kürtçe olan ne kadar yer varsa eski isimlerini yeniden koyalım...

Peki, bu kadarcık değişim yeter mi?..

Ya eski adı Rumca veya Ermenice olan yerleri ne yapacağız?..

*

En iyisi işe İstanbul’dan başlamak...

İstanbul’un eski adı ne?..

Konstantinopolis...

Dangalakça bir yaklaşımla İstanbul’un düşman işgalinden kurtuluşunu değil fethini kutlayan kafa, işi buralara kadar sürükledi...

Aziz Nesin’in dediği gibi bu Türkler çoğunlukla aptaldır...

Ama, bir de Türklerin kafası kızarsa ne olur?..

İşte o zaman emperyalizme karşı savaşla kurulmuş laik ve bağımsız Atatürk Cumhuriyeti olur...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Patrikhanenin Sicili... 11 Haziran 2012
Mumcu'nun Saptamaları... 7 Haziran 2012

Günün Köşe Yazıları