Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Ayşe Yıldırım

Burası Teksas herkes havaya ateş açabilir

28 Ekim 2015 Çarşamba

HDP Genel Merkezi’ne yönelik saldırıda yer alan tek tutuklu sanık Doğan Haydar Ciritlioğlu, “Binanın bütün katlarını gezdim. Kimseyi bulamadım” diyor. Sonra da binadaki kâğıtları tutuşturarak ateşe verdiğini anlatıyor. HDP avukatları soruyor. “Birini bulsaydın ne yapardın?” Ciritlioğlu büyük bir rahatlıkla, “Kimseyi bulamadığım için bir şey yapmadım” diyor.

Bu diyaloglar 7 Haziran’da gerçekleştirilen saldırının ardından açılan davanan önceki gün görülen ilk duruşmasında yaşandı. Mahkeme tüm itiraflarına rağmen “delillerin toplandığı ve karartılamayacağı” iddiasıyla tutuklu tek sanığı tahliye etti.

Aynı gün akşam 19.15 sıraları. Yer yine Ankara. Bu kez CHP Genel Merkezi’ne doğru siyah bir Peugeot yaklaşıyor. Binaya yakın yavaşlayan arabanın arka camı açılıyor. Koltukta oturan şahıs kolunu dışarı çıkarıyor ve elindeki silahla beş el ateş ediyor. Sonra da son sürat olay yerinden kaçıyor.

Olayın ardından önce İçişleri Bakanı, CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’i aradı. Otomobilin tespit edildiğini, filmlerin emniyete götürüldüğünü söyledi ve ekledi: “2 saat içinde biz olayı aydınlatırız.”

Geç saatlerde ise bu kez Başbakan Davutoğlu, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu arayıp geçmiş olsun dileklerini iletti. O da benzer açıklamalar yaptı ve “binaya değil havaya ateş edildiğini” söyledi.

Dün Kılıçdaroğlu ile saldırıyı konuşurken, “Ama şu ana kadar yakalanan kimse yok” diyordu. “Size yönelik tehdit var mı” diyoruz Kılıçdaroğlu’na:

“Doğrudan bize yönelik bir tehdit yok. Ama zaman zaman dikkatli olmamız yönünde uyarılar var. Görevli arkadaşlara zaman zaman uyarılar yapılıyor.”

Eşi Selvi Kılıçdaroğlu, 7 Haziran sürecinde daha çok yanındaydı CHP liderinin. Bu kez çok yan yana göremeyişimizin nedeni de “güvenlik endişesi” miydi?

“Hayır” diyor Kılıçdaroğlu, “O da kadın kolları ile çalışıyor. Dün Elazığ’daydı, bugün Maraş’a gidecek. İki ayrı kanaldan çalışıyoruz. O da çalışıyor.”

Seul’de doktora yapan oğlu Kerem Kılıçdaroğlu’nun siyasi İslami akımları incelediğini geçen hafta Taha Kıvanç’ın yazısından öğrenmiştik. Hatta Endonezya ile Türkiye’yi kıyaslayan bir çalışma yaptığını ve sonuçlarını babasına verdiğini de... “Henüz daha çalışmasını bitirmedi” diyor Kılıçdaroğlu. Çalışmanın “ilginç” olduğunu söylüyor. Hatta bir ara Kerem Kılıçdaroğlu’nu İstanbul Üniversitesi de konferans için davet etmiş. Bu davet şaşırtmış Kılıçdaroğlu’nu: “Bana söylediğinde oğlum gerçekten seni çağırıyorlar mı dedim. Evet baba dedi. Sonra ABD’de bir konferansa katıldı. Türkiye ile Endonezya arasında büyük bir benzerlik olduğunu ifade etti.

Türkiye’yi biliyorum ama Endonezya’yı yeteri kadar bilmiyorum diye söyledi. Oraya önümüzdeki günlerde gidecek.”

Biraz gecikerek vize alabilen Kerem Kılıçdaroğlu’nun tezini Kılıçdaroğlu gibi biz de merak ediyoruz.

Tümü Ayşe Yıldırım - Son yazıları

Son bir soru ve veda 13 Eylül 2018 Per
‘Taş devri’ne hoş geldiniz 6 Eylül 2018 Per
Siyasal yangın 30 Ağustos 2018 Per

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Gürsel Tekin