Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Gazozun gazı

28 Ekim 2015 Çarşamba

Bir zamanların güvenli ormanı artık o malum hayvanlara tekin görünmüyor.
Arkalarına bakmadan teker teker ormanı terk ediyorlar.
Belli, içerilerde bir yerde büyük bir yangın var.
Akbabalar havada çember olmuş ha bire dönüyorlar. Yerden kanatlanıp kanatlanıp yine yere konuyorlar.
Belli, o çemberin ortasında bir leş yatıyor.
Bir zamanların sadık köpekleri bağlı oldukları bahçelerde acı acı ulumaya başladılar. Yıllardır uysalca taşıdıkları tasmalar artık boyunlarına ağır geliyor. Dilleri uzadı, dişleri keskinleşti.
Belli, efendi artık gerçekten güçten düşüyor.
Bu seçimlerde ve sonrasında ne olacağını anlamak istiyorsanız, güvenli ormanlara en önden sığınanların, her türlü leş kokusunu ilk alanların, boyunlarını tasmalara gönüllü sokanların şu an ne yaptıklarına bakın.
Onlar, hep kazanan ata oynayarak hayatta kalmakla marifetlidirler.
O yüzden hayvancık yaralanmaya görsün, gözlerini kırpmadan onu vuruverirler.
Şu günlerde hepsinin gözü devrilmekte olan hedefte.
Arka arkaya çekiyorlar tetiği.
İktidarın kalbinde bir sürü kurşun deliği.
Kimi “Aldatıldım” diyor.
Kimi “Bile bile yalan haber yaptık” diye gündeme düşüyor.
Kimi başını açıyor.
Kimi...
Gemiden canhıraş uzaklaşan filikaya bakın bir.
İçinde kimler var:
Yıllardır ambarından makine dairesine, güvertesinden kaptan köşküne iktidarın gemisinde yol alanlar, hepsi şimdi filikadalar.
Fareler, yolcular hatta mürettebat...
Dalgalı denizin ortasında, canhıraş kendilerine tırmanacak yeni bir gemi aramaktalar.
O yüzden başını ve aklını hızla kapayanların aynı hızla açılmalarına şaşırmayın.
Zamanında iktidara toz kondurmayıp, alkış tutanların şimdi “Gazozuma ilaç atıldı” saflığıyla günah çıkarmalarını yadırgamayın.
Ülke belli ki bir kez daha kabuk değiştirecek.
Bu telaş onun habercisi.
Ama maalesef her şeyin bundan sonra daha güzel olacağının habercisi değil.
Çünkü kabuk kendiliğinden ve derinden değişmiyor; sandıktan kimse mucize bir sonuç beklemiyor.
Ülke kendi halklarının değil, kötücül akılların hayalleriyle güdümlü bir çağa daha giriyor.
İnsanları korkutarak ve akıllarını bulandırarak yönetenler her zamanki gibi yine işbaşındalar.
Tepemizde alıcı kuşlar gibi cinayetler, katliamlar, tehditler...
Sokaklardan ceset parçaları toplayarak ve omuzlarımızda ağır, çok ağır tabutlar taşıyarak bir kez daha seçim sandığına gidiyoruz.
Tercihlerimizi bugüne kadar hep korkunç yöntemlerle terbiyelediler.
Bu gerçeği henüz değiştiremedik. Güçlü bir silkinmeyle kendimize gelemedik.
Görünen o ki kaos bu seçimle de bitmeyecek; muhtemelen ortalık iyice karışacak.
Belki seçimden sonra yine dümene istediğimiz insanlar geçemeyecek.
Ama en azından mürettebatı doğru seçebiliriz.
Dikkat edelim; artık bir gazozluk aklı olanların gazıyla fikir yürütmeyelim.

Tümü Mine Söğüt - Son yazıları

Bize iyi gelen ve kötü gelen şeyler 22 Mart 2019 Cum
Terörün yalan dini ve siyasetin yılan dili 20 Mart 2019 Çar
‘Tükettin beni zalim!’ 15 Mart 2019 Cum