Köşe Yazısı

A+ A-
İlhan Selçuk

Mardin...

10 Mayıs 2009 Pazar

PENCERE

Kız sorunu, kan davası, çıkar çatışması üzerine Mazıdağı ilçesi Bilge köyünde işlenen toplu cinayet gözleri Mardin’e çevirdi...

Yorumların bini bir para...

Gerçekler TV’lerde ortaya döküldükçe gözler şaşılaşıyor...

Mardin’de yaşamı belirleyen neymiş?..

Töre ve din...

Töre nerede başlıyor, dinle haşır neşir ilkellik nerede bitiyor, belli değil...

Mardin’de ortaçağ mirası, en başta kadınlar olmak üzere, kişilerin yaşamında egemen...

*

Cumhuriyet gazetesinde kırk yıl önce bu gerçekleri yazıp da reform isteyenlere ne deniyordu:

- Komünist...

Şıh, şeyh, aşiret reisi, cemaatin başı çok partili rejimde Ankara’ya gidecek milletvekilini tayin ediyordu...

Dün “komünistlerin” yazdıkları, söyledikleri, uyarıları bugün dillerde sakız...

Arada yazık oldu Türkiyemize...

Amerikan marifeti dincilikle ülkeyi İslamcı iktidara teslim ederek en aşağı bir çeyrek yüzyıl daha yitirdik...

Mardin’de yaşanan kanlı olay, bu aymazlığın karnını deşerek bağırsaklarını ortaya döktü...

*

Bilmeceleriyle meşhur Mardin’den bir örnek:

“C iken O olur..

O iken C olur..”

Bilin bakalım nedir?..

Yanıt:

Ay...

Bir Mardin bilmecesi daha:

“Bir üzüm asılı..

Ortası nur basılı..”

Nedir?..

Ampul!..

Ampulü parti markasına dönüştüren “ılımlı İslam” Mardin’e ne götürdü?..

Mardin kara yazgısıyla baş başa...

*

Mazıdağı’nın bir köyünde yaşanan kan davası katliamı nedeniyle medya etkili bir ‘reyting’ yarışına girdi...

Ne söyleniyor?..

İki sözcük yineleniyor:

Töre ve din...

Kurbanlar namaz kılarken katledildiler...

Üstüne üstlük bugünkü iktidar seçim sandığında töre ve dini tepe tepe kullanıyor...

Mardin’de töre ve din, bizim gerici iktidarlar için bulunmaz nimet...

Ve bunun adı da demokrasi...

*

Mardin İsa’dan önce (İ.Ö.) üç bin yılından beri yerleşim odağı...

Hititler İ.Ö. 1200 yıllarında Mardin’de...

İ.Ö. 600’de Medler egemen....

İ.S. 640’ta Araplar var...

Mardin Yavuz Sultan Selim zamanında (İ.S. 1517) Osmanlı yönetimine giriyor...

Şemseddin Sami ‘Kamus ül Âlâm’da 1890’lardaki Mardin’i şöyle anlatıyor:

“Nüfusu 193.022’dir. Bu nüfusun 3’te 2’si Müslüman, geri kalanı ise Ermeni, Rum, Süryani ve Keldanidir.”

Bu kadar derinliğine bir tarihi olan Mardin’de bu kadar ilkel bir yaşam düzenini sürdürmek ise ancak utanılacak bir gericiliğin marifetidir...

Özdeyişe göre “Marifet iltifata tabidir”...

Adına demokrasi denen çok partili rejimde gericilik Ankara’da iltifat görmese, Mardin’de yaşayan kadınlar, kızlar bugün daha mutlu olmazlar mıydı?..

Tümü İlhan Selçuk - Son yazıları

Savcının geleceği parlak görünmüyor 12 Ağustos 2015 Çar
Patrikhanenin Sicili... 11 Haziran 2012 Pzt
Mumcu'nun Saptamaları... 7 Haziran 2012 Per