Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Erdoğan, Menderes’e Benzetilebilir Ama...

31 Ekim 2015 Cumartesi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), kendisini Demokrat Parti’nin (DP) ardılı olarak sunup dinsel duyarlığı olanları yanıltmaya çalışıyor. Kandırılmayı o kadar kanıksamışlar ki kendilerinin de herkesi kandırabileceklerini sanıyorlar.
Gerçek öyle değil. Belki yaptıkları ile DP’ye rahmet okutur duruma geldiler, ama milletvekilleri yönünden irdelenince yaya kalıyorlar.

***

Menderes’le Erdoğan’ın sonları dışında kimi benzer yönleri var.
İkisi de dini, dince kutsal sayılan kavram ve kişileri kullanarak oy almaya, iktidarlarını kurtarmaya çalıştılar. Dinselliğin ağır bastığı Arap ülkeleri halkının ikisini de “Sizi halife olarak görüyoruz” pohpohlamasına inandılar.
Menderes, Fransa’nın sömürgeliğinden kurtulma savaşı veren Cezayir’deki toplu kıyımların Birleşmiş Milletler’de ele alındığı durumlarda Fransa lehine oy kullandırmıştı. Fransa da Menderes’e katkıları nedeniyle Legion d’Honneur nişanı vermişti.
Sonradan Menderes’in bu süreçte gizlice silah ve para yardımı yaptığı, yazılan anılarla ortaya çıktı.
Erdoğan’ın başbakanken de kimi dış olaylarda benzer bir yaklaşımı izlediği, gazetelere düşen haberler ve bant kayıtları nedeniyle biliniyor.
Erdoğan da katkıları nedeniyle ABD’deki Yahudi örgütünden “Cesaret Madalyası” almış durumda...
Benzerlikleri sıralamak olası, ama ikisi arasındaki benzerlikler, iş partilerinin milletvekillerine ve TBMM Grup toplantılarına gelince değişiyor.
Menderes’in genel başkanı olduğu DP’nin Meclis Grup toplantılarında kendisine açıktan karşı çıkan, eleştiren milletvekilleri, hatta bakanlar var.
Bunlardan birini, Samsun milletvekili Naci Berkman’ın sözlerini bu köşede aktarmıştım. (08.08.2008)
Bir grup toplantısında, bakanları teker teker istifa ettirilmiş, kendisini kurtarmak için milletvekillerini, “Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz” sözleriyle ikna etmiş, ama bakanları bulunmayan ilk başbakan olma özelliğini kazanmıştır.
Peki, AKP Meclis Grubu’nda böyle cesur milletvekilleri ve bakanlar var mı?
Var diyenin alnını karışlarım. Çünkü bu bir kimlik ve kişilik sorunudur.

***

AKP’nin afişlerinde Menderes’le birlikte yer verilen Turgut Özal’ı da es geçmeyelim.
Medya düşmanlığını “2.5 gazete kalacak” diyerek açıklamış olan Özal, Cumhurbaşkanlığına çıkmış, ardından da partisi ANAP sıfırı tüketmişti.

***

Menderes, yargıya istediği kararları aldıramadığı için kurdurduğu Tahkikat Encümeni’ndeki belirlediği milletvekillerine yargıç ve savcı yetkisi vermişti.
AKP’nin böyle bir sorunu yok.
Ama kimi milletvekilleri, kendiliklerinden yargıç ve savcılığa soyunup yayın organlarını cezalandırmaya niyetleniyorlar.

***

“Aç tavuk, rüyasında kendisini arpa ambarında görürmüş” derler. Yarın sandığa giderseniz, Hanya’yı da Konya’yı da görmelerini sağlarsınız.
Unutmayın Osmanlı saltanatı da oylamayla 1 Kasım’da kaldırılmıştı. Sıra niye ardıllarında olmasın...

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Turgut Özal