Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Diktaya ‘hayır’ demokrasiye ‘evet’

31 Ekim 2015 Cumartesi

Seçmenin, Cumhuriyetin kazanımları şemsiyesinde, demokratik hukuk devleti düzeninin ürünü olan oy hakkını, yüksek katılımla, hukuk devleti, demokrasi ilkelerini ayaklar altına alan, ülkemizdeki tipik 21. yüzyıl diktatoryal rejim değişikliğine doğru hızlı adımlarla yürüyüşe “dur” dedirtecek doğrultuda kullanmasını beklemekten öte bir sözümüz olabilir mi?
İktidarlarının 13 yıllık yürüyüşlerinde, görev üstlenmiş AKP yönetici kadroları, seçilmiş milletvekilleri, destek vermiş sivil demokratik örgütlenmeler... Yandaş hizmet veren; kamuoyu güdülenmesinde çok etkili görev üstlenen dev medya gücünü, yönetim kadroları ele geçirilmiş olarak bağımsız görev yapma konumundan koparılmış; yargı başta tüm kamu kurumlarını... Oy vermiş milyonlarca seçmeni... Bilinçli, isteyerek, özgür iradeleriyle, gönüllü... Ülkemizin rejim değişikliği, 21. yüzyıl diktatörlüğüne geçiş operasyonlarından suçlamaya kalkışmak, haksızlıktan çok öte, vicdansızlık, izansızlıkla açıklanabilir...
Demokrasi gelenekleri güçlü, seçmen bilinci güçlü gelişmiş demokrasilerde de, milyarlarca seçmenin insan hakları, demokrasi, hukuk devleti düzeni, kendi çıkarları, oy kullanma niyetleri ile çelişen, en kötüsü insanlık suçlarına yol açan oy avcılarının kurbanı olduklarının örnekleri çok... ABD çoğunluk seçmeninin, İngiliz İşçi Partisi seçmenlerinin de... Emperyal kirli çıkarlar adına kanlı Irak- Afganistan işgallerine, yalan gerekçeyle yol açan İktidarlarına oy vermeleri çarpıcı örnekler... Bizde, Kurtuluş Savaşı, Atatürk devrimleriyle kuruluş destanının yazılması sonrası, tek partili süreçle başlayan, çoğulcu demokratik sürece geçişte DP İktidarlarının oy kaygıları - çıkarlarla beslenen siyasal İslamcı, emperyal güç odaklarına bağımlı, biat siyaseti kültüründen beslenen, çoğunluk sağ iktidarların yürüyüşlerinde gelişemeyen, rayına oturamayan demokrasi gerçeği de var...

***

İktidarları, Liderliğinin, ülke ve dünya dengeleri içindeki siyaset oyunları, kamuoyu gücünü, araçlarını etkili kullanımları, toplumsal-bireysel kirlenmede sınır tanımaz tırmanışlar... Ülkemizin insan hakları, hukuk devleti düzeni, Cumhuriyet, laiklik rejimin işleyişlerinde... Hep dibe çeken, ırkçı-siyasal İslam odaklı, mezhepçi geriye sapmalar... Yarınlarımız için en ağır tehdit boyutlarında... Toplumsal örgütlülük, hak kullanımı, bilinç ve algısını körelten cepheleşmeye, kanlı terörün şiddetinden beslenen çaresizlik, umutsuzluk, kaos da eklenince, insan hakları, demokrasi, hukuk devleti düzenini ayaklar altına alan, sivil diktatörlük yürüyüşünün önünü açan ataklarda pervasızlık artıyor...
Seçime gün kala geldiğimiz noktada, tek partili iktidarları keyfi yönetiminde kendi bireysel, toplumsal kimlikleriyle devlet kaynaklarından yararlanmada en büyük pay, çıkar edinmenin ötesinde, inançla bağlanmış olanlar, AKP seçmenleri için, zorlu bir dönemeç söz konusu... Gözü kara çıkarlar ya da her tür ayırımcı siyasal İslamcı, mezhepsel inançlar adına, demokrasiye inanmadan oy verenlerin azınlık oyları değişmeyecektir. AKP’ye inanç ve siyasi bağlarla oy veren çoğunluğun, dürüstlük, demokratik, hukuk devleti düzeni ekseninde oldukları gerçeğini varsayarsak... Yarınlarımızı, rejimimizi, hukuk devleti düzenini, basın özgürlüğünü, demokrasimizi... Ağır tehdit altına alan İktidarları icraatları karşısında, Liderliğin istediği Meclis çoğunluğu çok daha ağır sivil diktatörlüğe yürüyüş sonucu üreteceğine göre... Sivil diktatörlüğe gidişi onaylamayı içine sindiremeyecek içtenlikli çoğunluk sandık başında sorun yaşayacak...
Bu sandıkta atılacak oyların siyasi partilere oy vermenin ötesinde “Diktaya hayır, demokrasiye evet demek gibi bir sonuç işlevi var”. Kuşkusuz Meclis’e girmeye aday muhalefet partilerinin siyasetleri, savundukları ırk-inanç odaklı ayırımcı değerlerde de çok fazla hukuk devleti düzeni, demokrasi, insan hakları kriterleri ile çatışan ölçeklerde defoları var amma... Hiç değilse en kaba çizgileriyle, demokrasi, hukuk devleti, ülkenin kazanımlarının yanında, yolsuzluğa, vurguna sivil diktatörlüğe karşı çıkışları var...

Tümü Şükran Soner - Son yazıları

Saray’ın kendi kalesine golleri 23 Mart 2019 Cmt
Öldüren yapılardan, rantla, canlar kurtarılamaz 19 Mart 2019 Sal
Sarayın seçim taktikleri tepetaklak 16 Mart 2019 Cmt