Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Tayfun Atay

AKP uzağı gören bir kampanya yürüttü!

31 Ekim 2015 Cumartesi

AKP seçim kampanyasını diğer partilerden çok ama çok önce, haziran ortasında Deniz Baykal’ı sahaya sürerek başlattı.

Bu, İç Anadolu seçim gezisinde görüştüğümüz Kayserili basın emektarı dostumuz Recep Bulut’un deyişiyle, Parti’nin karşısındaki yüzde 60’lık kitleye yönelik ilk yarılma fişeğinin atılmasıydı.

Muhteşem bir uzgörü ile yol alan Parti, seçmen nezdinde vazgeçilemezliğini, olmazsa olmazlığını, kaçınılamazlığını netleştirme yolunda Suruç’ta çakılan bir “hücresel” kibritin Diyarbakır’a uzanan yalazları eşliğinde yurt sathında “ateşli” bir kampanya çalışmasına hız verdi.

Buna paralel mahiyette gayet takdire şayan, “hikmet”li, adı da “istikşafî” bir dostlar alışverişte görsün pratiğine işlerlik kazandırılarak 40 gün boyunca Parti koordinatörü Davutoğlu marifetiyle rakiplere yönelik bir “soğutma” stratejisi yürütüldü.

Ateş ve soğutma!.. AKP seçim kampanya stratejisini iki kelime ile anlatmak gerekse, söylenebilecek olan budur.

Ağustos itibarıyla kampanya daha da “ateşli” hale getirildi. Hedeflenen 400 vekile ulaşma yolunda Anadolu’nun dört bir yanına kampanyanın 400’ü kat be kat aşan ateşi düşürüldü.

Ancak baktı ki memleketin diğer bölgelerinde yarattığı bu ateşli “sinerji” Batı’da aynı ölçüde yok, derhal bu yönde çalışmalara da hız verdi Parti… Kampanyanın basınla ilişkiler sorumlusu Boynukalın’ın büyük azmi ve gayreti, Hürriyet başta olmak üzere pek çok basın ve medya kuruluşları nezdinde netice verdi.

Bu arada diğer partilerle rekabette de “soğutma”dan vazgeçilerek “ateşleme” stratejisine işlerlik kazandırıldı. Rakip partilerin adeta “Ampul”ün yakıcı görkemi altında kaldığını gözlemledik. Partililer de sokaklarda, meydanlarda, tribünlerde canıgönülden eşlik etti bu “ateşli” kampanyaya…

Parti yine her zamanki gibi kapı kapı dolaşarak, evlerin önüne kadar temsilcilerini gönderip kendini anlatarak sürdürdü seçim çalışmalarını. Ama bu defa sadece kendi halinde vatandaşlar değil basın mensupları da kapsam içine alındı. En çarpıcı örnek, Parti üyesi bazı gönüllülerin Ahmet Hakan’la evinin önünde yüz yüze, kol kola, kafa kafaya yakın temasa geçip onu partilerinin hedefe varma kararlılığına ikna etme yolunda harcadıkları çabaydı.

Fakat kampanyada asıl “patlama”, seçim sathı mailine iyice girilen ekim ayında söz konusu oldu. Kampanyanın halka dönük ikna faaliyetinden sorumlu “hücre”ler Suruç’taki kibritin çok daha görkemlisini Ankara’da çaktı. Herkes AKP olmazsa Türkiye’nin neler kaybedeceğini iyice anlasın, onsuz olunamayacağına, ona ölümcül bir aşkla sarılmak gerektiğine iyice ikna olsun diye!..

Bu gayet başarılı kampanya, son aşamada muhalif basını Parti’nin samimiyetine inandırma yolunda bir kez daha “ateşleme” seçeneğinden “soğutma” seçeneğine geçilerek noktalandı. Şimdi seçime bir kala, muhalif yayın organlarının Parti’ye yönelik kaygılarının kayyumlanarak giderildiğini, onların da AKP türküsü çığırır hale getirildiğini görüyoruz…

Seçim tahmini mi?..

Ne bekliyorsunuz?! Elbette böylesine uzak görüşlü, canla başla, kan-ter içinde bir kampanyayla seçime hazırlanmış Parti, bu yaptıklarının semeresini görüp “Hayat”ı yenecek, “ÖLÜMÜ İKTİDARA TAŞIYACAKTIR!.."

Tümü Tayfun Atay - Son yazıları

Kalacak bir türkü söyler gideriz 10 Eylül 2018 Pzt
Kovboylar yetmez, kotu da yasaklayın! 5 Eylül 2018 Çar
Betona tapanların mabedi yapıldı 3 Eylül 2018 Pzt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Hakan, Deniz Baykal