Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Aziz Sancar’lar için sandığa…

01 Kasım 2015 Pazar

Ekim ayı boyunca içimde kalan yazı konularının başında Prof. Aziz Sancar’ın aldığı Nobel ödülü geliyordu.
Gerek 1 Kasım seçimlerinin getirdiği siyasi iklim gerekse terör belası böylesine büyük bir başarının daha fazla gündemde kalmasını engelledi.
Bereket, bugün siyaset yazmak yasak!
Bugün siyasi olarak sadece seçmenlerin sandığa gitmesini önerebiliriz. Sandığa gidin ki halkın iradesi en geniş şekilde parlamentoya yansısın. Yapılan araştırmalar, oy kullanma oranı arttıkça halkın siyasi eğilimlerinin Meclis’e yansıma yelpazesi artıyor.
Türkiye, sorunlarını konuşarak çözecek. Başka bir yol yok. Konuşmanın çözüme dönüşebileceği en sağlıklı zemin ise parlamento.
Sandığa gitme oranı en az yüzde 80 olmalı ki, demokrasinin sağlıklı işleyebileceği konusunda iyimserliğimizi koruyabilelim.

***

Aziz Sancar’a bugün de haksızlık etmeyelim.
Bu köşede zaman zaman beyin göçü konusu işlendi. Konuyu genel yaklaşımdan biraz farklı şekilde ele aldık. Bugünün dünyasında insanları zorla bir yerde tutamazsınız. Hele bu kişiler eğitime ayrıca önem veriyorsa, iddiası yüksekse, dünyanın her yerinde en iyiye oynayabilecek düzeydeyse, önüne dağ koysanız aşar.
O zaman ne yapmalı?
İki yol var; birincisi iyi beyinlerin kendi istemiyle bu topraklarda kalmasını sağlamak. İkincisi eğer başka bir ülkeye gittiyse onu kaybedilmiş bir beyin olarak görmeyip beyin göçünü beyin gücüne çevirmek.
Aziz Sancar, ikinci grup için verilebilecek iyi bir örnek. Mardin’den çıkmış, İstanbul’da yetişmiş. Sonra bilimi en iyi yapabileceği, değerinin en iyi anlaşılacağını düşündüğü yerlere gitmiş.
Bunu yaparken özünü hiç yitirmemiş. Türkiye ile yani kökleriyle bağlarını hiç koparmamış. Nobel ödülü aldıktan sonra kimliği ile ilgili sorulara hiçbir tartışmaya meydan vermeyecek şekilde ya da çok konuşulacak bir ders olacak şekilde vermiş.
Cumhuriyet devrimleri demiş...
Türkiye topraklarında doğmuşsam kimliğim de budur, demiş...
Nobel’den gelecek para ödülünü ABD’deki Türk Evi’ne bağışlayacağını söylemiş...
Başta Cumhuriyet Bilim ve Teknoloji eki olmak üzere Aziz Sancar’la ilgili yazı ve söyleşilerin çoğunu okumaya çalıştım. Bilimde başarılı olmak için önerdiği yol çok yalın:
Çok çalışmak ve çok okumak...
Eminim Aziz Sancar’ın başarısı binlerce öğrenciye ilham kaynağı oldu. Binlerce genç onun gibi olmayı kafasına koydu.
Gönül, başta vurguladığımız birinci yolun yani beyin gücünün ülkemizde kalmasını ister. Ama burada ortam yoksa, başka ülkede büyük bir değer olacaksa onun da değerinin iyi bilinmesini ister.
Aziz Sancar, Türkiye’nin çok tatsız konularla anıldığı, tepemizde kara bulutların dolaştığı bir dönemde çok güzel bir gökyüzü aydınlığı oldu. Ne kadar teşekkür etsek azdır.

***

Türkiye beyin göçü veren ülkeler arasında ilk 25’e giriyor.
Dünyanın en çok beyin göçü alan ülkesi ise ABD.
ABD sadece beyin göçü almakla yetinmiyor, eğitimi aynı zamanda büyük bir sektöre dönüştürmüş durumda. 4 binden fazla üniversitenin olduğu ABD’de eğitim sektörü dördüncü sırada.
Türkiye’de devlet özel-kamu nerede okursa okusun bir öğrenci için yılda ortalama 2 bin dolar harcıyor. Öğrenci yetişip verimli olacağı anda geleceği yurtdışında görüp yola çıkıyor.
Aziz Sancar’ın büyük başarısı bizi her anlamda sevindirmesi ve düşündürmesi gereken verilerle dolu.
Yeni Aziz Sancar’lar için bilime, eğitime önem vermek zorundayız. Bugün dünya sahnesinde önde gelen ülkelerin tümü önceliği planla, programlı eğitime önem verdikleri için bu başarıya ulaşmıştır.
Yazıyı bugünün önemiyle noktalayalım.
Sandık, sadece bugün için önemli değil, geleceğimiz için de, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşabilmek için de önemli.
Daha çok Aziz Sancar’lar yetişmeli diyebilecek yöneticileri başa geçirmek için de önemli.
Bu yazıyı oyunuzu kullandıktan sonra okumanızı dilerim.

Tümü Mustafa Balbay - Son yazıları

Şampiyonuz derken Şam piyonu olmak! 20 Eylül 2018 Per
Eren Erdem’in dosyası kabarıyor! 19 Eylül 2018 Çar
Soma’dan 3. havalimanına: 19. yüzyıldayız... 18 Eylül 2018 Sal