Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

CHP Üzüyor

8 Şubat 2009 Pazar

CHPnin İşi Güçbaşlıklı geçen haftaki yazıma bu partinin bugünkü yönetim kadrosundan herhangi bir tepki gelmedi.

Buna karşılık okurlardan ve geçmişte CHPde üst düzey görevlerde bulunmuş kimselerden, yazıyı genellikle olumlayan telefon ve iletiler aldım.

Bugünkü kadro çok belli ki kendini seçim sorunlarına kaptırmış, daha kapsayıcı nitelikte herhangi bir irdelemeyle vakit yitirecek durumda değil.

Nitekim seçim tarihi yaklaştıkça şaşırtıcı tuhaflıklar birbirini izliyor.

Özet olarak söylenecek olursa, CHP, seçmenlerini, yandaşlarını, destekçilerini, sevindirmekten çok üzmeye, mutlu etmekten çok mutsuzlaştırmaya, gönendirmekten çok hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyor.

***

Çarşaf açılımıdiye kodlanan olayın yarattığı sıkıntı az çok yatışmış gibiyken Eyüpteki skandal patlak verdi.

İnsan TVde bu görüntüleri izlerken utanıyor.

Böyle bir kişi mi CHPnin Eyüp Belediye Başkanı olacaktı?

Adaylığı gerçekleşse ve kazara seçilse, bunun CHPye ve Eyüplüye ne gibi bir yararı dokunurdu?

Ekrandaki görüntü ve sözlerin kahramanlarıyla sosyal demokrasinin idealleri arasında ne gibi bir ilişki kurulabilir?

CHP gerçekten ne yapmak istiyor?

***

Bu sorunun yanıtını, CHP Kocaeli belediye başkan adayı, yılların deneyimli siyasetçisi Sefa Sirmenin, çarşaf olayına benzetilerek Kuran kursuaçılımı diye adlandırılabilecek girişiminde bulabiliriz.

Önceki gün Haber-Türkün Kim Haklı?” programında, Deniz Somun karşısında sakin görünmeye çalışmakla birlikte, içinden ve zihninden kim bilir neler geçmekte olan Sayın Sirmenin yerinde olmak istemezdim.

Hiçbir uygar ülkenin hiçbir sosyal demokrat belediyesinin aklından din içerikli bir eğitimhizmeti vermek geçmez.

Söz gelimi İncil kursugibi bir kavram kendiliğinden saçmadır.

CHPli belediyeler Kuran kursuaçacaklarına, bu konuyla az çok ilişkili bir başka hizmet versinler.

Örneğin, dinsel cenaze törenlerine seçenek olarak sivilseçenek oluştursunlar.

Sefa Sirmen, bir AKPli üslubuyla, Türkiyenin yüzde 99unun Müslüman olduğunu söylüyor.

Peki bu çok tartışmalı yüzdenin içinde ateistler yok mu?

Türkiye özgür bir toplum olsa ve son yolculuklarına dinsel olmayan törenle ya da belki herhangi bir tören istemeksizin uğurlanmak isteyenlerin sayısı saptanmak istense, acaba nasıl bir sonuçla karşılaşılır?

Bu insanların, böylesine temel bir konuda karar verme ve bunu toplumsal alanda da uygulatma olanağına sahip olma hakları yok mudur?

Düşünme özürlü kimselerin ve konuyla ilgili çıkar çevrelerinin diş gıcırtılarını işitir gibiyim...

***

Ülkemizde gerçek bir sosyal demokrat partiye yaşamsal gereksinim var.

Geçen hafta da yazdığım gibi, istesek de istemesek de günümüzde bu parti Cumhuriyet Halk Partisidir.

Ama Cumhuriyet Halk Partisinin, sosyal demokrat kimliğe yaraşacak işler yapmak yerine siyaset kirlenmesinin etkisinde kaldığını ve böylece de sosyal demokrat kimliğini kirlettiğini üzülerek görüyoruz.

Bunun en yakın örneklerinden biri de Davosta sahnelenen çirkin oyunun yeterli sertlik ve açıklıkla gözler önüne serilemeyişi, tam tersine, esas olarak ortak ağzın kullanılmış olmasıdır.

***

Sosyal demokrasinin siyasi hareket içinde yeri eninde sonunda sol çizgidedir.

Bu nedenle de sosyal demokratlık savındaki bir parti günün dayatmalarının dümen suyunda değil, geleceğin örgütleyicisi konumunda olmalıdır.

CHP bunu yapmayarak belki birkaç oy kazanırken ülkenin geleceği konusunda kaygı duyan asıl büyük seçmen tabanını üzüp şaşırtıyor.

Ve korkarım ki kaybediyor.

[email protected]

Faks: (0212) 343 72 64

Tümü Ataol Behramoğlu - Son yazıları

Millet ve güruh 24 Nisan 2019 Çar
Vıcık vıcık 17 Nisan 2019 Çar
Seçim sonrasından satırbaşları 10 Nisan 2019 Çar