İlhan Selçuk

Minibaş'ın Olağanüstü Var Oluşu...

09 Şubat 2009 Pazartesi

Geçen gün, bir dost, artık beylik gerçeğe dönüşen düşüncesini yine dile getiriyordu:

- Hayat çok hızlandı...

Herkesin ortak kanısı bu: Yaşam baş döndürücü bir ivme kazandı...

Peki, ölüm ne âlemde?..

Hayatın hızlandığı bir süreçte Azrail yaya kalır mı?..

Dostlar birbiri ardından gidiyorlar...

Öylesine ki çoktan beri bu köşede ölümlerin ardından yazmamayı yeğlemiştim...

Elim varmıyordu...

*

Türkel Minibaşı yitirince dayanamadım...

Çünkü bu bir ölüm yazısı sayılmaz...

*

Kanser o biçim bir hastalık...

Bizim gençlik yıllarımızda verem modaydı, ince hastalıküzerine çeşitleme yapılır, romanlar yazılırdı...

Veremin icabına bakıldı.

Ama, günümüzde kanser salgını yaygın...

Türkel kansere tutulmuştu...

Yoksa kanser mi ona tutulmuştu?..

*

Kendisini son gördüğümde çarpılmıştım...

İnanılmaz biçimde zayıflamıştı, omuzdan askılı giysisiyle açıkta kalan kolları çırpı gibiydi...

Yaşlanmış; ama, ne kadar güzelleşmişti?..

Holivut pazarlamasıyla tezgâhlanan ve de gün geçtikçe sıradanlaşıp bayağılaşan, mankenleşip anlamsızlaşan sözüm ona güzelliğin dışında bir estetik sarmıştı Türkelin var oluşunu...

Dışa yansıyan ruhunun ve her an duyumsanan istencinin etkisi elle tutulur gibiydi...

Olağanüstü bir ressam için paha biçilmez bir modele dönüşmüştü...

*

Öyle bir model ki toplumun insanlığa dönük kesimine sürekli örnek...

Aydınlığa dönük..

Bilimle haşır neşir..

Geçmişle geleceğin hesaplaşmasında duruşu açık seçik..

Atatürk Cumhuriyetinin kadını..

Çalıştıkça ışıyan..

Yaşadıkça güzelleşen..

Gün geçtikçe kişiliği saydamlaşan..

Hayatında ölümü sollayan..

Bir çarpıcı örnek...

*

Hepimiz sonsuzluk tespihine dizilmiş taneler gibiyiz...

Ne 33lük tespih bu..

Ne 99luk..

Ne dostlara acımak gibi bir hakka sahibiz, ne de boşu boşuna dövünmek ilkelliğine kapımız açık...

Bu okuduğunuz da bir ölüm yazısı değildir...

Geçmişle geleceği yaşamında bütünleştirip hayatının anlamını zamanın kütüğüne işleyen Türkel Minibaşın paha biçilmez değerine erişen bir insan için ölüm nedir ki...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Patrikhanenin Sicili... 11 Haziran 2012
Mumcu'nun Saptamaları... 7 Haziran 2012

Günün Köşe Yazıları