Köşe Yazısı

A+ A-

Devlet ayrımcı türbanlı suskun

19 Kasım 2015 Perşembe

Olaylar çok hızlı geliştiği için Manisa Valisi’nin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni şaibe altında bırakan olayı unutuldu...
Oysa Paris katliamının unutturduğu olay, Kaynak Holding’e el konulmasıyla bir başka boyutta (Cemaate terör örgütü suçlaması boyutuyla) devam ediyor.
Bu yazıda “Haksızlık ve hukuksuzluk kime yapılırsa yapılsın karşı çıkmak gerekir” ilkesini anımsattıktan sonra, Manisa olayına eğilmek istiyorum...
Çünkü orada sadece, Türkiye Cumhuriyeti bir “Devlet” olarak şaibe altında kalmış değil, aynı zamanda “Türbanlı bacılarımızla” ilgili toplumsal ve siyasal bir gerçek de ortaya çıkmış görünüyor!

***

Türban, kadını kendi malı ve ikinci sınıf insan gibi gören, feodal ve maço bir erkek egemen kültürün ürünüdür.
Ona dini kılıf giydirilmesi erkek egemen kültürün marifetidir.
Türban takmak isteyen kadınları bu kültüre boyun eğen yurttaşlar olarak görür, tercihlerine de saygı gösteririm...
Çünkü bazı kadınlar öylesine güçlü bir erkek egemen kültür ile çevrelenmiş ve çerçevelenmişlerdir ki, türbansız yaşama olanakları yoktur.

***

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Cumhurbaşkanı temsil eder; Cumhurbaşkanı’nın içerdeki temsilcisi vali, dışardaki temsilcisi de büyükelçidir.
Devleti temsil eden Manisa Valisi, açıkça türbanlılar lehine, yani başı açıklar aleyhine ayrımcılık yapmıştır!
Bütün ömrünce türban özgürlüğünü savunmuş olan Ahmet Hakan bile Hürriyet’te, 13 Kasım 2015 tarihli yazısında isyan ediyordu:
“...Manisa Valiliği de konuyla ilgili açıklama yapmış.
Şöyle deniliyor açıklamada:
‘Hukuki süreçte suçluluğu sabit olmayan hiç kimsenin, hele de toplumda çok olumlu bir imajla algılanan başörtülü bayanların, şartları oluşmadan böyle bir işleme tabi tutulmaları her kademede üzüntüyle karşılanmıştır.’
Açıklamadaki şu vurguya lütfen dikkat!
‘Toplumda çok olumlu bir imajla algılanan başörtülü bayanlar...’
Memleketin valisinin resmi açıklamada söylediğine bakar mısınız?
Eskiden devlet katlarında başı açıklık ‘normal’, başı örtülülük ‘anormal’ kabul edilirdi ve bu algı bizi çıldırtırdı.
Yeni algı ise eskisinden daha beter!
Bu sefer devlet katlarında başı örtülülük, ‘olumlu imaj’ olarak kabul ediliyor.
Ve başı örtülü olmayanların olumluluğu, en azından fena halde ‘şüpheli’ hale gelmiş oluyor.”

***

Bana sorarsanız Vali derhal istifa etmeli, istifa etmiyorsa, görevden alınmalıdır.
Ama burada bir başka önemli konu da, “türbanlı bacılarımız” denilen kesimin suskunluğudur!
Zamanında, ne kadar başı açık, liberal, solcu, dindar kızımız varsa, demokrasi uğruna, çoğu, “türbanlı bacılarının” yanında, gösterilerde, toplantılarda saf tutmuş, canhıraş bir biçimde baş örtme özgürlüğünü savunmuşlardı.
Şimdi “türbanlı bacıları”, onlara karşı yapılan bu ayrımcılıkta suskun görünüyorlar!
Anlaşılan, onlar da sadece kendilerine demokratmış!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Aritmetik oyunu ile Keenlemyekûn bir Esbabımucibe 24 Mayıs 2019 Cum
Bir devlet kaç türlü çökertilir 23 Mayıs 2019 Per
Abdülhamit’in Meclis darbesi 21 Mayıs 2019 Sal

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Hakan