Köşe Yazısı

A+ A-

İki Zıt Direniş...

8 Temmuz 2013 Pazartesi

Yerleşmiş halk deyişlerinden biri de son günlerde yeniden yaşama geçirildi:
“Hanım kırarsa kaza, halayık kırarsa kabahat.”
Mursi’nin cumhurbaşkanlığı koltuğundan askerler tarafından indirilmesi, özellikle din ağırlıklı politikalar uygulayanları çok kızdırdı ve demokrasiye ihanet olarak değerlendirildi.
Aynı kesimlerin, sivil darbeyi
“demokrasinin zaferi” olarak nitelemesi ise Türkiye’ye özgü bir yaklaşım olarak tarihimizdeki seçkin(!) yerini almış oldu.

\n

***

\n

Mısır’daki darbe nasıl bir darbeyse, darbe karşıtları ya da Mursi yandaşları Rabiatül Adeviye Alanı’nda oturma eylemi yapıyorlar. Eylemin, Mursi’yi deviren askerlere karşı yapılmakta oluşuna karşın askerin müdahale etmemesinin yanında, Sisi yanlılarının saldırılarını engellemeye çalıştığını görüyoruz.
Bizdeyse Gezi Parkı’nın korunması, kişisel özgürlüklerin sağlanması ve buyurganlıktan vazgeçilmesi amacıyla kotarılan eylemlerin silahsız, saldırısız eylemcilerine tepeden verilen emirlere uyan polislerin yapmadığı kalmıyor.
TOMA’lar basınçlı su sıkıyor, özel ekipler önce biber gazı sıkıyor, ardından hedef gözeterek biber gazı fişekleri atıyor, o da yetmiyor, devreye plastik mermiler giriyor.
Ve bu acımasız saldırı da
“ileri demokrasi” ülkesi(!) Türkiye’de yaşanıyor. Palalı, saldırmalı yandaşlar da cabası. “Diren Gezi” yazılı söylemine başta darbecilik olmak üzere çeşitli kulplar takarak internetten cadı avına çıkılmasını kutsayanlar, açık açık “Diren Mısır” diyerek demokrasiye katkıda bulunduklarını sanıyorlar.

\n

***

\n

Anayasa Mahkemesi, uzun tutukluluk ve usul yanlışları nedeniyle yapılan kişisel başvuruları değerlendirirken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni dikkate aldığını açıklamıştı.
Ama ardından 10 yıllık tutukluluk için CHP’nin yaptığı iptal başvurusunu karara bağlarken hem Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kesinleşmiş kararlarını göz ardı ediverdi.
AKP sözcüleri kararı alkışladılar ve görüntüde karşı çıktıkları uzun tutukluluğun en az bir yıl daha sürecek olmasından mutluluk duydular.
Bununla yetinmediler;
“bizden” ve “onlardan” ayrımcılığına yeni bir somut örnek daha eklediler.
“28 Şubat mağduru” olarak nitelendirdiklerine son torba yasadan olağandışı kıyaklar yaptılar.
Bakalım AKP mağdurlarına ne zaman sıra gelecek...

\n