Köşe Yazısı

A+ A-

Bir Dergi - Bir Üniversite

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Alanı gereği tarafsız yayımcılığı önkoşul olan özel bir “tarih dergisi” ile yıllardır “özerk”liği savunan bir “devlet üniversitemiz”deki “Gezi Direnişi”ne bağlı tutumları kıyasladınız mı?
Her ikisi de güvenilirlik ve saygınlıklarını
“egemen siyasete bağımlı olmama” savından alıyor.
Birinin, devlete değil özel sektöre ait olduğu için,
“yandaş” olmaması en önemli erdemi; diğeri ise devlete ait olduğu halde, akıl ve bilimi yadsıyan anlayışa ödün vermemesi, en değerli özelliği...
Peki, bu
“ikisi de bağımsız kurum”da gözlenen farklı duruşlar?
Çok izlenen özel haber kanalının adını taşıyan derginin, Gezi Direnişi’ni
“tarihsel olay” nitelemesiyle “fevkalade nüsha” konusu yapmasının nedeni editörün sunuşunda şöyle özetlenmiş: “... Amacımız, ‘yaşarken yazılan tarih’i yaşandığı dönemde yansıtmak.”
“Tarihe tanıklık etmek, gençlerden öğrenmek” başlıklı sunuşta, direnişi yaratan geçler için; “Hem cesur hem bilgeydiler. Hem bir, hem birliktiler. Hem birbirlerinden farklı hem ortaktılar. Hem tek başına hem kalabalıktılar” denerek bakın neler söylenmiş:
“Böyle olduklarını bilmiyorduk; belki onlar da… Çadırlarının yakılmasından iki gün önce onları gördüğümde ‘ne kadar kendi halinde’ çocuklar demiş; bu çocukların Türkiye tarihindeki en geniş kapsamlı kendiliğinden hareketi başlatacaklarını hiç düşünmemiştim.
Siyasi partilerden en marjinal örgüte, medyasından polisine, belediyesinden yargısına, sendikasından iş dünyasına bütün kurumları sallayacak bir etki yaratabilecekleri kimin aklına gelirdi?”

Bu düşüncelerle hazırlanan derginin
“özel sayı” niteliği taşıması bir yana, sunuştaki gerekçelere uygun yazı ve değerlendirmeleri; dahası Gezi Direnişi’ne göre tasarlanmış “kapağı”yla birlikte basılmasına rağmen ortadan kaybolması “vahim” değil mi?

\n

Ve üniversitemiz

\n

Üniversitemizin mezuniyet törenlerinde, geleneksel cüppeleriyle yürüyen gençlerin taşıdıkları pankartlara ne kızan oldu, ne de biber gazı sıkılması emri veren.. İşte bazıları:

\n

“Biz siyaset yapmayalım, sen de mimarlık”, “Bu stadyum çok büyük, AVM yapalım!”, “Dış mihraklar biziz”, “Faiz lobisinin gazına geldik”, “Aynı TOMA’da 2 kere yıkanılmaz”, “8 barlık basıncı deneyle öğrendik”, “Helikopteri biber gazı atın diye mi yapıyoz la!”, “Einstan’ın/Freud’un saçının teliyim”, “Fışkiyenin önündeki belediyeyi kim soydu?” “Bu yıl fahri doktora veremedik, ‘mediterranian’ demeyi öğren, önlisans söz”, “Biz bu bölümü prompter’dan okumadık...”
Şimdi soralım. Dergimizi yöneten
“devletten bağımsız”lar mı demokrat, üniversitemizi yöneten “devlete bağımlı”lar mı?
İşte Gezi Direnişi’nin su yüzüne çıkardığı bir
“Türkiye gerçeği” daha...

\n

Tümü Oktay Ekinci - Son yazıları

Çankaya’ya Yakışır belediye binası 17 Ekim 2013 Per
‘Ayhavar Hastahana’dakilere 16 Ekim 2013 Çar
Hastanenin Boğaz Manzarası 13 Ekim 2013 Paz