Köşe Yazısı

A+ A-

Gezi ve Partiler

12 Temmuz 2013 Cuma

Dün, Prof. Dr. Emre Kongar’ın Gezi olayları değerlendirmelerine yer vermiştim.

\n

Bu değerli bilim adamımızdan iki hafta kadar önce, Gezi hareketi ile birlikte doğmuş Vagus TV internet televizyonunun sahip ve yöneticisi, değerli genç gazeteci dostum Serdar Akinan’ın görüşlerini yansıtmıştım.
Akinan ile Emre Hoca’nın Gezi konusunun özünde görüşleri uyuşuyor, en büyük ayrılık noktaları ise Gezi’den siyasi bir hareket çıkıp çıkmayacağı.
Genç gazeteci dostum Serdar Akinan günbegün yakından izlediği Gezi hareketinin içindeki genç ve iyi eğitimli kadronun park forumlarıyla süren eylemlerinin eninde sonunda siyasi bir hareketi doğuracağını düşünüyor, sonunda şu kanaate varıyor:
- Gezi’nin siyasi bir hareket doğurmaması imkânsızdır.
Emre Hoca ise Gezi eylemleri sürerken yayımladığı eseri
“Gezi Direnişi”nde. “Gezi’den bir siyasal hareket çıkabilir mi, çıkmalı mıdır” sorusuna şu yanıtı veriyor:
- Gezi’den siyasi bir hareket veya siyasal parti çıkacağını pek beklemiyorum
Emre Kongar ayrıca belirtiyor:
- Zaten bunun gerekli olduğunu da sanmıyorum.
Bu görüşüne neden olarak da
“hareketin çekirdeği ve dış katmanlarının birbirinden çok farklı heterojen gruplardan oluşmasını” gösteriyor.

\n

***

\n

Emre Hoca devam ediyor:
“Ayrıca çekirdekteki gençler kendi bireysel ilgileri ve özgürlükleri dışında ‘âleme nizam vermek’ gibi bir çaba içinde görülmüyorlar.
Çekirdekteki ve çevrelerindeki farklı grupları Gezi’de birleştiren öğe demokrasi ve özgürlük talepleridir.
Bu taleplerse demokrasilerde zaten her siyasi partinin ilkeleri arasında olmalıdır.
Bu açıdan her siyasal parti, her grup kendi geçmişine, meşrebine, kültürüne, amaçlarına göre bu deneyimden dersler çıkaracak, gelecek çizgisini belirleyecektir.”
Hangi siyasi partiler Gezi’den gereken dersi almaya, sonuç çıkarmaya yatkın sorusuna gelince, lafı uzatmadan, söyleyelim. AKP’yi geçin!
O ders almak yerine suçlamayı sürdürecek ve bedelini de ödeyecek.
MHP’nin,
“Gezi”ye nasıl ters baktığı baştan beri biliniyor. Zaten bizzat Gezi’de yapılan bir araştırmanın gösterdiğine göre Gezi’ye katılnların yalnızca yüzde 2’si MHP’ye oy vermiş ve aynı ankette görüldüğüne göre, bugün bir seçim yapılsa MHP’ye oy vereceklerin oranı yine yüzde 2.
Sırrı Süreyya Önder’in Gezi’nin efsanevi simgelerinden biri haline gelmesine karşın BDP’nin bu özgürlük hareketi karşısındaki mesafeli tavrı, onun amacının özgürlüklerden çok etnik statü olduğu kuşkusunu haklı olarak yaratmış bulunmaktadır.
BDP, etnik statü talepleri
Tayyip Bey tarafından kesin, net şekilde geri çevrilmediği sürece Gezi’ye eğilmez.

\n

***

\n

Kalıyor geriye CHP.
CHP kimilerinin yönelttiği haksız eleştirilerin aksine baştan beri Gezi’de vardı, Gezi olayının içinde oldu.
Zaten araştırmalar da Gezi‘de olanların yüzde 41’inin 2011 seçimlerinde CHP’ye oy verenler olduğunu gösteriyor. Yine aynı araştırmalar, bugün bir seçim olsa, Gezi’dekilerin yüzde 31’i oylarını CHP’ye vereceklerini bildiriyorlar. Ayrıca, bu yüzde 31’in yanı sıra yüzde 29 kararsız ve yüzde 12 oranında kimseye oy vermeyecekler olduğunu da dikkate alırsak Gezi’nin CHP için gelecek vaat eden verimli bir alan olduğunu söyleyebiliriz.
CHP’nin programı, Gezi gençlerinin taleplerini karşılayacak yapıdadır.
Ancak CHP’nin bir türlü kendisini yenileyemeyen, zenginleştiremeyen, gençleştiremeyen, katılımcılığı, üreticiliği yüreklendiremeyen örgütlenme modeli Gezi ruhunun onun saflarında bütünleşmesini engelleyen en büyük etkendir.
Sanıyorum, CHP’liler Gezi’ye bakarken bu gerçekleri görmek durumundadırlar.
Genel Başkan
Kemal Kılıçdaroğlu’nun da kendisine çare fısıldayanlardan çok Gezi’ye kulak vermesinde sayısız yarar vardır.

\n

Tümü Ali Sirmen - Son yazıları

Çalamayacaklar 24 Mayıs 2019 Cum
19 Mayıs ve demokrasi 21 Mayıs 2019 Sal
Linç 17 Mayıs 2019 Cum