Köşe Yazısı

A+ A-

45 Dakika Yetti

7 Ağustos 2013 Çarşamba

CAS’tan başlayayım yazıma. Artık sayılı günler kaldı. Ağustos’un sonunda ne olacaksa olsun. Olsun ki herkes önüne baksın. Günler, geceler hem uykusuz hem de stresli geçiyor. Fenerbahçe her defasında suçsuzluğunu dile getiriyor, karşı taraf ‘işlenmiş suç var’ diyor. Suç varsa ‘kesin’ şu cezayı. Yoksa da ‘yok’ deyin bitsin. UEFA’da, CAS’da ve Tahkim Kurulu karşısında verilen savunmalar ayyuka çıktı. Yeter ama artık. İki yıldır şu yaşanılanlara bakın. Resmen ‘işkence’. Eğer Sarı - Lacivertlilerin yerinde başka bir takım olsaydı sanırım çoktan ‘pes’ ederdi. Başkana kulak veriyorum; “Bu günlerde tüm enerjimiz ve çabamız; F.Bahçemizin hak ettiği platformlarda yer almasına yönelik çalışmalarımızı hayata geçirme amacı taşıyor.” Aziz Yıldırım’la geçmişte yazdığım bir haber üzerine tartışmış, uzun süre birbirimizle konuşmamıştık. Aziz başkanın sinirli bir mizacı vardır. F.Bahçe’de geçmişten bu yana çok sayıda kişi oturdu başkanlık koltuğuna. Birkaçı dışında büyük bölümü bir çivi bile çakmadan gitti. Fakat Aziz Yıldırım’a ‘şapka’ çıkartmak gerekir. Şu yaptıklarına bir bakın. Bu kulübü aldı nerelerden nereye getirdi. Aylarca ailesinden uzak kaldı. Sadece F.Bahçe için. Hâlâ görüyoruz ki çalışıyor, çabalıyor. Onun için tek bir sevda var o da F.Bahçe’si. Ha, bunları söylerken birileri çıkıp ‘yalakalık yapıyor’ diyebilirim. Asla böyle bir şey söz konusu değil. “Yigidi öldür hakkını ver” atasözü tıpatıp Aziz Yıldırım’a uyuyor. F.Bahçe başkanı konuşmasına devam ediyor; “Biliyorsunuz, UEFA kurullarının kararına yönelik CAS, yürütmeyi durdurma kararı alarak, ülkemizin güzide (!) spor hukukçularının ilmik ilmik ördüğü zemini yerle bir etti. Biz bu karara şaşırmadık, bekliyorduk. Bu dakikadan itibaren sonuç ne olursa olsun ilk günden bu yana her platformda yüksek sesle tekrar ettiğimiz gibi; F.Bahçe kimseden iltimas beklemiyor. F.Bahçe adil yargılanma, adalet bekliyor ve istiyor” CAS’a son deliller de hafta içinde gönderildi. Artık kararı beklemekten başka çaremiz yok. Ak mı, kara mı göreceğiz... Umarız her şey bizlerin düşündüğü gibi olur. Transfere gelecek olursak; Emenike, Cardozo hazır bekliyor. Biri de olabilir, ikisi de. Fakat dedim ya her şey CAS’dan gelecek habere bağlı. CAS, Sarı - Lacivertliler için olumlu bir karar verirse F.Bahçe Avrupa Kupaları’na devam edebilecek. Eğer çıkacak karar olumsuz olursa F.Bahçe Avrupa’ya veda edecek ve önümüzdeki sene de gidemeyecek.

\n

Saracoğlu’nda harika bir atmosfer

\n

Bayrama girmeden ‘bayram’ sevinci yaşamak istiyordu Sarı - Lacivertli kulüp ve taraftarlar. Mis gibi kokan köfte ve Ali Usta’nın meşhur ‘döner’ kokuları arasında girdim stada. Asansörle 6. kattaki yerime ulaştım. Emektar Ahmet ağabeyim hemen kadroyu tutuşturdu elime. Geçtim oturdum koltuğuma. Bu ne susamışlık öyle. Hani ilk maçta 1-1’lik skor da var ya. Tatilde olanlar tatilini kesmiş gelmiş. Herkes tek bir yürek...Görüntüler harika olmakla beraber heyecan dorukta. Geçtiğimiz günlerde Ersun Yanal ile ilgili bir haber yapmıştım. Bu yazım bazılarınca yanlış anlaşılmış. Ben Yanal’a geleceğiyle alakalı ışık tutmak istemiştim. Demek ki yazımı okuyanlar tam manasıyla algılayamamış. Selçuk ağabey üzdü bizleri. Şaka gibi. Futbolculuk dönemlerini iyi hatırlarım. Hasta derecede F.Bahçeliydi. Türk futbolu adına önemli bir kayıp. Mekanı cennet olsun.
Saracoğlu tribünleri doldu. Saygı duruşunda 12 numaraya tam not. Büyük kaptanlarına yakışan bir duruş gösterdiler. Rövanş mücadelesi karşılıklı gollerle başladı. Önce konuk takım, sonra F.Bahçe attı. Salzburg’un golünde Yobo duraklamış, Alan, Alves’i arkadan itmiş, Soriano topu ağlara göndermişti. Aslında bu golde bana göre bariz faul vardı. Sarı - Lacivertliler, iştahlı bir şekilde sağlı sollu, peş peşe bindirmeler yapıyordu. Hücum oynayan takımları hep sevmişimdir. Meireles öyle bir gol atıyor ki, bir vururken bir de topu kalenin 90’ında gördüm. Fazla geçmiyor Sow sahneye çıkıyor. Bir şık gol de Senegalli’den. Sanırım bu kez oruç tutmamış. Sow’un ardından Webo çıkıyor sahneye. Skor 3-1 olduğunda Saracoğlu’ndan ‘Selçuk Yula’ seslerini duyuyordum. Mücadele güzel, iki taraf da futbollarıyla keyif veriyordu. Biraz Mehmet Topuz’un bölgesi tedirginlik yaratıyordu F.Bahçe için hepsi o kadar. Bir de dikkatimi çeken Sarı - Lacivertlilerde Gökhan Gönül’ün yerine iyi bir alternatifin olmaması. Bunu açıkcası kabullenemiyorum. Hırs, istek, kazanma azmi... İşte F.Bahçe bu. Biz iyiyle kötüyü ayırmasını biliriz. F.Bahçe’de önemli değişim; yan paslardan kurtulmuş olması. İkinci bölüm; Salzburg’un ara pasları öldürücü. Ev sahibi ‘kaza golü’ yemek istemiyor. Daha çok savunmada görünüyorlar. Başta atladım, Kadlec niçin alındı, biri bana anlatsın. Volkan’a yine bravo. Dün gece için işlem tamam. Peki ya bundan sonrası?

\n

Tümü Hilmi Türkay - Son yazıları

F.Bahçe kendini yendi! 17 Eylül 2019 Sal
Oyun kötü 3 puan iyi 8 Eylül 2019 Paz
Umut veren futbol 2 Eylül 2019 Pzt