Köşe Yazısı

A+ A-

Yaşadığımız Şu Günler!

29 Aralık 2015 Salı

Aralık ayının 2. yarısında Türklerin siyasal ve dinsel inançları gündem oluşturur.

17 -25 Aralık...
AKP iktidarının “yolsuzluk – rüşvet olayları” 17- 25 Aralık 2015’te yaşandı. Şimdi “toplumsal iletişimde” bu tarihlere “kutlu yolsuzluk haftası!” deniliyor.
4 bakanın rüşvet bağlantılarının telefon kayıtları açıklandı. 4.5 milyon liranın ayakkabı kutularında saklandığı saptandı. Dört bakan uzaklaştırıldı.
Dönemin Başbakanı ile oğlunun ses kayıtları da açıklandı. Konuşmada, baba oğluna bakanlar ile ilgili polisin eylemlerini anlatıyor, “evdeki paraları saklamasını” söylüyordu. Oğul gereğini yapıyor, babasına Feto’ya karşı girişim öneriyordu. Başbakan “montaj” savıyla devreden çıkıyordu.

***

Tesadüf 17 Aralık 1273’te Mevlana Celâleddîn Rumî ölmüştü. Konya’da bu tarihte anılır. Ünlü sözü “Gel, gel, ne olursan ol yine gel, İster kâfir, ister Mecusi, İster puta tapan ol yine gel...” hoşgörünün simgesidir.
Sultan, bu yıl anma törenlerine katıldı. Acaba Mevlana, bugün yaşasaydı böylesine bir ziyaretçi için yine de “gel” der miydi?

22 Aralık...
Sanılır ki Noel ağacı ile İsa’nın doğum günü kutlanır. Tarihsel inançların tümünün öncülü, ardılı ve yancıl etkileşimleri vardır. Hiçbir inanç bir gecede gökten zembille inmez...
22 Aralık’ta günle gece eşittir. Orta Asya’daki Türkler bu eşitlik çekişmesini gündüzün kazanması için “Nardugan” bayramını kutlarlardı. “Nar (güneş) ve “dugan (doğan) anlamındadır. Güneş kazanır. Türkler, “yaşam ağacı” dedikleri “akçam” ağacını süsler, altına hediyeler koyar, tanrı Ülgen’e dua edip, dilekte bulunur, eğlenirlerdi.
Sanılır ki bu inanç tektanrılı olmayan Türklerde geçerliydi. Sivas’a giderseniz Gök Medrese’de “yaşam ağacını” görürsünüz. “Yaşam ağacı” Kuran’da Sidre ve Tuba adlarıyla, cennette yer aldığı belirtilir.
Şanlıurfa’da 11 bin yıllık “Göbeklitepe” tapınak alanında kazılardan önce, çağdaş insanlar tepedeki tek karadut ağacına çaput bağlayıp “Nardugan’da” olduğu gibi dilekte bulunuyorlar. Bugün Türkiye’nin çeşitli yörelerindeki “dilek ağaçları” bu inancın günümüzdeki uzantılarıdır.
“Nardugan”, Noel babanın çam ağacı ile Hıristiyanları etkilemiştir. Yobaz belediye başkanları kenti ışıklarla süslemeyi Hıristiyan geleneği sanırken Bodrum’da insanlar 22 Aralık’ta kıyıdaki nar ağacına bezler bağlayıp, dilekler tuttular, eğlendiler.
Güngör Uras Milliyet’te dün “Yılbaşı nedeniyle en çok ‘dilek feneri’ satılıyormuş... Ben de 2 fener aldım. Yılbaşı gecesi, dileklerimi bir kâğıda yazacakmışım. Kâğıdı fenere iliştirecekmişim. İçindeki mumu yakarak havaya salacakmışım. Mumun ısısıyla fener ışıl ışıl göğe yükselecekmiş...” diye yazdı.

23 Aralık...
İzmir Menemen’de yobazlar “Şeriat isteriz, şapka giyenler kâfirdir!” bağırışları ile sokağa döküldüler. Asteğmen Kubilay, laiklik karşıtı gösteriyi önlerken 23 Aralık 1930’da, bekçi Hasan ve Şevki Beyler ile birlikte şehit edildi.
Viyana’da eğitim gören Nadir Nadi, gazetemizin kurucusu Yunus Nadi’ye gönderdiği mektupta, Menemen’de Kubilay için anıt yapılmasını önerdi. Cumhuriyet’in öncülüğündeki anıt törenle açıldı.
İlkokulda iken babam Hilmi, bir anma yıldönümüne beni de götürmüştü. Sonrasında ne zaman Ankara’ya trenle üniversiteye gidip gelsem, trenin anıta bakan penceresi önünde Kubilay’a saygı duruşunda bulunurdum. Şimdilerde anmalara yasaklamalar getiriliyor!

27 Aralık...
Yedi düvele karşı zafer kazanmanın adımı için Ulu Önder 96 yıl önce Ankara’ya gelişinde Seymenlerce coşkuyla karşılandı. Neredeyse yedi düvele savaş açan Sultan ise ağzına Atatürk adını almadan Gazi Mustafa Kemal’in en önemli km taşından” söz etti.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Güngör Uras