Köşe Yazısı

A+ A-
Ayşe Yıldırım

Kurultayın ertesi günü Diyarbakır'a gidecekler

Paylaş
instela'da paylaş
14 Ocak 2016 Perşembe

Hafta sonu yapılacak kurultay sonrası parti politikalarında gözle görülür bir değişimin yaşanması bekleniyor. Bunların başında da Kürt sorunu gelecek gibi görünüyor. CHP genel merkezi bir süredir sokağa çıkma yasağının sürdüğü bölgelere milletvekili heyetlerini gönderiyor. Kadın milletvekillerinin ardından doktor milletvekilleri Diyarbakır’da incelemelerde bulundu. Önümüzdeki günlerde milletvekillerinden oluşan farklı heyetler de Diyarbakır’a gidecek.

Ama CHP belki de en büyük Diyarbakır çıkarmasını kurultayın ertesi günü yapacak. CHP’nin yeni İstanbul il başkanı Cemal Canpolat’ın başkanlığında İstanbul milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları, il yönetim kurulu üyelerinin de içinde yer alacağı 150 kişilik bir heyet pazartesi günü Diyarbakır’a gidiyor.

Canpolat’ın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile de konuşarak bu çıkarmayı uzun süredir planladığı biliniyor. Seçildiği ilk günden itibaren partiyi ötekilerle buluşturmak için harekete geçen Canpolat, “Kürtlerle CHP yeniden bir araya gelmeli” diyerek yola çıkacaklarını söylüyor: “Savaş bitsin, barış gelsin artık. 80’den beri süren bu savaşı AKP çözemez. Kürtlerin talepleri dinlenmeli, konuşulmalı. Demokrasilerde her şey konuşabilir. Barış yapmak istiyorsanız her şey tartışılıp konuşulabilir. Parlamento çatısı altında CHP, HDP ve diğer partiler bir araya gelmeli. Kürt sorunu AKP’ye bırakılmamalı. Zaten onun bu politikalarla çözemeyeceği ortada.”

CHP’nin gözünü diktiği nokta ise 7 Haziran seçimleri öncesi HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın yürüttüğü politika. Yani başta ötekiler olmak üzere tüm halkı kucaklayan bir söylem ve politika geliştirmek.

Bunun için de ilk hedef genel merkez yöneticilerinin sol bakışa sahip isimlerden oluşmasını sağlamak. Uzun zamandır sol ve sosyalist kesimle bağları zayıflayan CHP’nin yeni PM’sini oluştururken sol politikalar üretebilecek isimlerin peşinde olduğu malum.

Şu anda CHP’yi daha ileriye taşımak isteyen bir örgüt yapısı olduğunu genel merkez yönetimi de kabul ediyor. Kurultayın da bu çerçevede şekilleneceği ve kurultay sonrasında da buna dönük politikalar yapılacağını söylüyor bir genel merkez yöneticisi:

“Şu anda CHP kendisine endişe ve kaygıyla bakan çevrelerle bir bağ kurmuş durumda. Bu bağın parti ilişkisine, seçmen ilişkisine dönüşmesi geliştirilecek sol ve sosyal demokrat eksenli, cesur politikalardan geçiyor.”

Zaten Güneydoğu’ya giden heyetlerin raporları ile bu yönde adımlar atılmaya başlamış durumda. Doktor vekillerin gözlemleri partinin sağlık politikalarının geliştirilmesini sağlayacak, öğretmen vekillerin gidişinin ardından eğitim politikaları gözden geçirilecek. Tüm bunlar yapılırken sivil toplum örgütleriyle dayanışma bağı güçlendirilecek.

Bakalım il ve ilçe kongrelerinde değişimden ve değişimin de sol eksenli olmasından yana oluşturulan yönetimler ve delegasyon bu isteğini kurultayda hayata geçirebilecek mi?

 

Çanakkale ‘beyaz’laşıyor

Sokağa çıkma yasağının 44. gününü geride bırakan Sur ile kardeş şehir olan Çanakkale’de silahların susmasını isteyen bir grup sivil toplum örgütü temsilcisi, “Beyaz Bayrak İnisiyatifi” oluşturdu. Ölümlerin durmasını isteyen inisiyatif üyeleri şehrin her tarafını beyaz bezlerle donatmak istiyor. İnisiyatif bu günlerde tüm siyasi partilerin örgütleri ve belediye ile de görüşerek amaçlarını anlatıp dayanışma talebinde bulunacak. Vicdan sahibi herkese seslenen grup üyeleri ağaçlara, evlere, işyerlerine hatta boyunlara dolanacak beyaz bezler, tülbentlerle “silahlar sussun, insanlar ölmesin” kampanyasına ortak olmaya çağırıyor.