Köşe Yazısı

A+ A-
Deniz Kavukçuoğlu

Bir Gün Olsun…

5 Mart 2014 Çarşamba

Bezdik, bunaldık, öfke doluyuz.
Gün olmuyor ki yeni bir utanç belgesi önümüze sürülmesin, yeni bir rezalet ülke gündemine oturmasın. Sürüklenip gidiyoruz. Bu koşullarda kendi kişisel gündemimizi oluşturmamız, bir gün olsun gönlümüzce, dilediğimizce, kafamızın estiğince yaşamamız olası değil.
Oysa hayat akıp gidiyor.
Yaşanan gün bir daha yaşanmayacak, giden gün bir daha geri gelmeyecek. Bunu biliyoruz, bile bile tek bir günü olsun kendimiz için yaşamak, bunu istemek ama hep ertelemek tuhaf değil mi? Tuhafın da ötesinde delice değil mi?

***

Bir kitaba başlamak örneğin, yazarının peşinden serüvenlere atılmak, düş ülkelerinde dolaşmak, yeni insanlar tanımak…
Ya da müzik dinlemek… Türü hiç önemli değil, yeter ki kulağımızın pasını silsin, benliğimizi sarsın, ruhumuzu dinginleştirsin
Sinemaya gidebilir, bir film izleyebiliriz, bir komedi filmi niçin olmasın? Salt gülmek, en geç iki saat sonra yeniden içine gömüleceğimiz tatsız gerçeklerden biraz olsun uzaklaşabilmek için…
Seçimimiz bir tiyatro oyunu da olabilir. Kriz dönemlerinin sanatı, özellikle de tiyatroyu tetiklediği bir gerçektir. Son yıllarda birbirinden güzel oyunlarla birçok yeni tiyatronun birbiri ardınca kapılarını açması bir rastlantı değil herhalde. Şu sıralar öyle güzel oyunlar sahneleniyor ki… Haydi öyleyse…
Sanat galerileri, müzeler… Tümü bizi bekliyor.
Yaşadığımız kenti farklı bir gözle dolaşmak, kente ve insana dair yeni meraklar uyandırmak içimizde… Bu da bir seçenek olabilir.
Doğaya çıkmak, doğayla baş başa güzel şeyler düşünmek, geleceğe ilişkin umutlarımızı yeşertmek, kendimizi yenilemek sonra da bir ıslık tutturmak…

***

Unutmayalım! Acı fakat acı olduğu kadar gerçektir de; Cumhuriyet tarihimizde bir benzerine rastlanmayan bu rezillikler dönemi bugünden yarına son bulmayacaktır.
Daha uzun bir süre ülkemizi ve toplumumuzu sarıp sarmalayan kötülüklerle boğuşacağız. Ahlaksızlığın kitleselleştiği, yolsuzluğun, hırsızlığın yukarıdan aşağıya dalga dalga yayıldığı toplumlarda kötülüklere son vermek uzun soluklu savaşımları gerektirir. Bunun için dinç olmaya, diri olmaya zorunluyuz.
Dinçliğin, diriliğin ilacı da yaşanan tüm keşmekeş içinde bir gün olsun kendi belirlediğimiz kişisel gündemimizi gönlümüzce yaşamaktır.

Tümü Deniz Kavukçuoğlu - Son yazıları

Veda 28 Eylül 2018 Cum
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (2) 13 Temmuz 2018 Cum
Cumhuriyet Halk Partisi: Yeniden (1) 11 Temmuz 2018 Çar