Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Arif Kızılyalın

Korkak Denizli!

20 Şubat 2016 Cumartesi

Galatasaray’ın SS Lazio karşısına 8 savunmacı ile çıkmasına yönelik ağır bir eleştiri bombardımanı var, ünlü teknik direktör Mustafa Denizli’ye...
Kimi, “Korkak” diyor, kimi Mustafa hocanın 1980’lere, şerefli yenilgiler sürecine döndüğünü yazıyor, söylüyor...
Gerçekten korkak bir futbol karakteri midir Mustafa Denizli?
Açıkçası, Lazio önündeki 11’e kâğıt üzerinde bakıldığında öyle düşünmesi gayet doğal futbol dünyasının. Hele hele, 8 defansif oyuncunun 5’inin stoper olduğu kadroya, Lazio’nun duran toptan (üstelik Muslera’nın itirafına göre pozisyon çalışmışken) gol atması, eleştirmenlerin ekmeğine yağ sürecekti...
Ne var ki, Mustafa Hoca’ya, “Korkak” demek, ünlü çalıştırıcının Türk futbol tarihini değiştiren hamlelerini unutmak demekle eşdeğer.

Neden savunma 11’i?
Bilmem anımsar mısınız, 27 yıl önce, İsviçre’de 3-0 yenildiği Neuchatel’e, Ali Sami Yen’de 4 atmışken, geri çekilen takımına, “İleri çıkın, 5’i de atın..” diyen Çeşmeli Mustafa’yı...
Ya da tarihin en güçlü kadrosuna sahip AS Monaco önüne, takımda iki stoper (Cüneyt, Erhan) varken Bülent Korkmaz’lı 11’le çıkıp, Georghe Weah’ı bitiren teknik dehayı unutmuş olabilir mi, bizim futbol ulemaları?
Örnekler çoğaltılabilir... Peki, Mustafa Hoca, Lazio önüne niçin böyle 11’le çıktı ona bakalım!
Öncelikle, Denizli’nin elinde öyle ahım şahım bir takım yok, hatta Umut’tan başka (ki o da, son lig maçında rakibin gol adamına pas verip, takımının yenik duruma düşmesine neden oldu) santrfora da sahip değil Mustafa Hoca. Sinan sakat, Podolski sakatlıktan yeni çıkmış, Emre kadroya giremiyor, Yasin havalarda...
Daha önemlisi, ilk yarının sonlarında devraldığı takımın doğru dürüst fizik kapasitesi de yok.

Çalıştığı yerden yedi
Öyleyse, Mustafa Hoca, kesicilerle savunma yapacak, Lazio’nun pas bağlantısını bitirecek, sonra da elindeki bir iki “kreatif” oyuncu ile gol denemelerine girişecekti.
Taktiği tuttu aslında. 1-0 öne de geçti sahaya sürdüğü takım, Donk’un teknik oyuncuları kıskandıran bilek hareketi ile verdiği pas ve Sabri’nin biraz da zor oyunu bozar babından attığı şut sonucu.
Ama, Muslera’nın dediği gibi, “çalıştığı yerden” gol yiyecekti Galatasaray. Ölü toptan, bireysel hatadan. Maç da 1-1 bitti. Roma’da ne olur bilemeyiz, ama Galatasaray sahaya, bizim cesur futbol yorumcularının istediği 11’le, mesela Emre Çolak’larla, Bilal’lerle, Umut’larla, Rodriquez’lerle, Yasin’lerle çıkıp 5 yeseydi (ki, Lazio karşısında direnmezsen goller yağmur gibi gelir) şimdi dar ağacını kurmuş, “Denizli, istifa” demeye başlamıştık bile...

Tümü Arif Kızılyalın - Son yazıları

Şampiyonlar Ligi’nin TV ile imtihanı! 18 Eylül 2018 Sal
Süper ayıp! 14 Eylül 2018 Cum
‘Yaşa Ulusal Takım’ diyememek! 8 Eylül 2018 Cmt

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Mustafa Denizli, Bülent Korkmaz, Emre Çolak