Köşe Yazısı

A+ A-

Troçki ağacı, Abdullah gülü

Paylaş
instela'da paylaş
Bunlarla da ilgilenebilirsiniz
24 Şubat 2016 Çarşamba

Moskova’da, Gorki Caddesi’nde (artık adı değişti, en eski adına dönüldü: Tverskaya Caddesi) Devrim Müzesi vardır. Sovyetler Birliği döneminde anaokulu öğrencilerinden komsomol (Parti gençlik örgütü) gruplarına, izne çıkmış askerlerden turistlere, bencileyin başka ülkelerdeki kardeş partilerin üyelerinden oluşan ziyaretçilerle dolup taşar.
(İdi...)
Giriş katında, gözlerden ırak olmayan bir köşede kocaman bir fotoğraf görünür. Kremlin Sarayı’nın bahçesinde bir ağacın çevresinde, 1917 Ekim Devrimi’nin hemen ardından bir araya gelmiş sohbet eden Komünist Partisi’nin önde gelenlerinin toplu fotoğrafıdır. Başta Lenin, Zinovyev, Kamanev, Stalin, Beria, Kalinin, Sverdlov, Jerjinsky, Kirov, Radek, Rikov, Buharin gibi, adları Ekim Devrimi ile özdeşleşmiş komünist önderler bir aradadır.
Her şey son derece doğal ve gerçektir. Lenin’in bir omzu ağacın gövdesine değmiş gibidir. Komünist önderler ve çevresinde toplandıkları ağaç hiç kuşku uyandırmayacak kadar gerçektir.
O ağaç Troçki’dir.
Lenin’in ölümünden sonra o “ağaç”ın çevresinde toplananları bir bir tasfiye eden Stalin, baş düşmanı ve rakibi Troçki’yi ise fotoğraftan da sildirmiş, onu hünerli bir sanatçı eliyle ağaca dönüştürtmüştür. Fotoshop’un henüz icat edilmediği bir dönemde çok başarılı bir fotoshop üretilmiştir.
Belki gerçeği bilenler vardı ama geniş kitleler, buna Sovyet ülkesinin sıradan yurttaşları dahil, gerçeği ancak duvar yıkıldıktan, Sovyetler Birliği çöktükten sonra öğrendiler.
Devrim Müzesi, Moskova’da yeniden Tverskaya adını almış caddede yine duruyor. Yukarıda aktardığım fotoğraf yine var. Gerçi epey gözden uzak bir köşeye itilmiş ama var. Yanı başında da fotoğrafın orijinali var.
Orijinalde ağaç yok, Troçki var; sahtesinde Troçki yok, ağaç var.
Buna siyasal terminolojide resmi tarih deniyor.
Gerçeğin üstünü, bir yanını örtmek isteyen iktidarların yazdığı, yazdırdığı tarihlerin tümü böyledir. İster devlet iktidarı, ister parti iktidarı, ister herhangi bir örgüt iktidarı. Hiç fark etmez. Bütün iktidarların saklamak istedikleri kirleri, suçları vardır; bütün iktidarların yok saymak istedikleri rakipleri, düşmanları vardır.
O yüzden gerçek değiştirilir. Yalan üstüne kurulu bir tarih yaratılır.

***

AKP denen siyasal partide de bu böyle. İktidarı tek başına temsil eden “Beştepe’deki zat” için gerçek değil, rakiplerinin, kendisinden farklı olanların silinmesi, yok sayılması önemlidir.
2002’de AKP tek başına iktidar olduğunda adı ünü duyulmuş, bugünde partide ağırlığı olan pek çok siyasetçi resmi kurucu olarak görünmüyordu. Nitekim AKP’de “kurucu babalar” arasında adı sayılan Abdullah Gül de, Bülent Arınç da resmi kurucu değillerdi.
Ama dedim a, önemli olan gerçek değil, Tayyip Erdoğan’ın siyasal hesaplarına uygun olmaktır. Ne hesap yapıldıysa 7 Haziran seçim yenilgisinden hemen sonra Abdullah Gül’ün adı kurucular arasına yerleştirildi. Yani gerçek değiştirildi. Kurucu olmayan kurucu gibi gösterildi.
Ancak birkaç gün önce gerçek yine ve besbelli ki “o zat”ın hesapları doğrultusunda değiştirildi, Abdullah Gül listeden yine çıkarıldı.
Hep böyledir. Olan gerçeğe olur, yerine sahte bir gerçek konur: Ha Troçki ağacı, ha Abdullah gülü...
Hiç fark etmez...

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Bülent Arınç