Köşe Yazısı

A+ A-

Cumhurbaşkanım dikkat

Paylaş
instela'da paylaş
30 Mart 2016 Çarşamba

Sizi bilmem, ben çok rahatladım. Cumhurbaşkanımız, Rıza Sarraf’ın ABD’de tutuklanmasının ülkemizi ilgilendirmediğini söyledi. “Rıza Bey’in avukatları gereken şeyleri vereceklerdir, savunma yapacaklardır” diyerek gönüllere su serpti.
Millet olarak çok gerildiğimiz bugünlerde böyle bir açıklamaya ihtiyacımız vardı.
Nice babayiğidin gözlerinin feri, durduk yere Amerikan Ceza Usul Hukuku’nu öğrenmeye çalışırken sönüyordu. Savcı Bharara’nın adını düzgün yazmak için kaç muhabirle köşe yazarı akla karayı seçti. Hele Sarraf’ın adı meselesine hiç girmeyelim. Malum, memleketimizde bir kutuplaşma var. Adamcağızın adı üzerinde bile uzlaşamadık. Zarrapçılarla Sarrafçılar, Rezacılarla Rızacılar diye bölündük.
Devletin en tepesinden gelen mesajla ferahladık. Meğer bizim Rıza Sarraf diye bir sorunumuz yokmuş. ABD’de tutuklandığına göre bundan sonrasıyla onlar ilgilensin.
Gerçi, Bharara’nın hazırladığı iddianame özetinde, elinizi sallasanız Sarraf’ın Türkiye’deki şirketlerinden birine çarpıyorsunuz. O şirketler eliyle İran’a uygulanan ambargonun delindiği ileri sürülüyor. Ne tesadüftür ki Sarraf zamanında memleketimizde tutuklandığında da aynı suçlamalarla karşılaşmıştı.
Ama mademki Cumhurbaşkanımız konu bizi ilgilendirmez dedi, ona uyalım ve ilgilenmeyelim.
Her ne kadar içimiz ferahladıysa da hâlâ bir iki pürüz var.
İktidar medyası, Sarraf tutuklandığında Cumhurbaşkanı gibi düşündüklerinden olsa gerek meseleyi doğru düzgün haber bile yapmadılar. Buraya kadar güzel. Ancak birkaç gün bekledikten sonra olup bitenin Türkiye’yi ilgilendirdiğine karar verdiler. Bir baktık ki Obama ile Fethullah Gülen’in, Sarraf’a operasyon yaptığı manşetleri geldi.
Elbette savcının cemaatçi olduğu da ileri sürüldü.
Nabzı Sayın Erdoğan’ın nabzına ayarlı iktidar medyasında bu tarz haberler yapılarak ne amaçlanmaktadır?
Bakınız, sayın Cumhurbaşkanımız ihanete uğramasıyla meşhurdur. O hep iyi niyetliyken çözüm süreci masasını devirdiler. O ne istedilerse vermişken cemaat arkasından vurdu. Hep iyi niyetinden kaybeden, karşısındakini kendisi gibi bilen biri.
Kabul, aramıza hakaret davası girdi. Gazetemizin genel yayın yönetmeni ve Ankara temsilcisi hakkında açılan davanın da müştekisi. Çok iyi geçindiğimiz söylenemez. Ama yakını olmadığımıza göre kendisine ihanet etmemiz de mümkün değil.
Dün aralarından su sızmayan cemaatin yaptıkları belli. Bugün de varlığını bizzat kendisine borçlu olan iktidar medyasının yaptıkları da şüphe uyandırıcı.
Erdoğan, Sarraf bizim meselemiz değil derken hangi akla hizmet hem de sayın Cumhurbaşkanı’nın ABD ziyaretinden evvel bu tutuklamanın Obama ve Gülen’in işbirliği neticesinde gerçekleştiğini yazıyorlar?
Amaçları Sarraf’ın tutuklanmasını Türkiye’yle ilişkilendirip sayın Cumhurbaşkanı’nı ABD’de zor durumda bırak mı?
Kendisi belki iyi niyetinden belki temiz kalpliliğinden fark etmemiş, konduramamış olabilir.
Ancak en yakınındaki cemaatten çektiklerini gördüğümüz için biz uyaralım. Ne istedilerse verdiği başka bir odak olan iktidar medyasının hali hal değil.
Sarraf, Türkiye’yi ilgilendirmiyor. Bunu cumhurbaşkanı söylüyor. Zamanında Sarraf’ı arkasında ay-yıldızlı bayrağımızla programlara çıkartanlar Cumhurbaşkanı’na bir oyun mu oynuyor?
Cumhurbaşkanım dikkat. Lütfen bu oyunu bozunuz.

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Rıza Sarraf