Köşe Yazısı

A+ A-
Egemen Berköz

İstanbul’un orkestrasından ‘İstanbul Senfonisi’

16 Mart 2014 Pazar

İDSO’nun konseri Berkin’le başladı, Fazıl Say’la bitti

Aykal’ın çağrısıyla Berkin’e saygı duruşuyla başlayan konser, Domenico Nordio’nun yorumladığı Beethoven Keman Konçertosu’yla devam etti.
İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın (İDSO) Zorlu’nun büyük salonu aşkına cumadan salıya alınan “Kadınlar Günü” konserinde 2200 kişi aldığı belirtilen salon hemen hemen doluydu. Fazıl Say’ın “İstanbul Senfonisi”nin çalınacak olmasına, belki bir de ulaşımın kolaylığına bağlanabilecek bu doluluğa bakılırsa, salon seçiminin doğru olduğu düşünülebilir.
11 Mart Salı akşamı, şef Gürer Aykal’ın çağrısı üzerine o gün yaşamını yitiren Berkin Elvan’a saygı duruşuyla başlayan konserde İstanbullu müzikseverler çok iyi bir kemancı dinlediler. Dağarındaki yapıtlar arasında Adnan Saygun’un Keman Konçertosu da bulunan İtalyan kemancı Domenico Nordio, Beethoven’ın Keman Konçertosu’nu seslendirdi.
Gerek Aykal’ın incelikli ve zarif yönetimi, gerek Nordio’nun Beethoven’ın bu büyük yapıtını gerçekten yaşayarak ve ayrıntıları kollayarak çalışı, gerek orkestranın dikkatli eşliği olağanüstüydü.
Konserin ikinci bölümüne geçmeden: Geçen yıl İstanbul İtalyan Kültür Merkezi’ndeki dinletisinden sonra görüştüğüm Nordio, Saygun’un Keman Konçertosu’nu çok beğendiğini ve yaklaşık on kez çaldığını söylemiş ve Türkiye dışında da çalmak istediğini, ancak orkestra partileri sağlanamadığı için bunun gerçekleşmediğini eklemiş ve ben de yazmıştım. Bu “orkestra partileri” konusunu ilgililerin dikkatine, bir yıl arayla, bir kez daha sunuyorum.
İkinci bölümde Fazıl Say’ın Op. 28 “İstanbul Senfonisi”ni dinledik. Say’ın 2009’da Konzerthaus Dortmund’un siparişi üzerine bestelediği, geçen yıl Avrupa’nın en saygın müzik ödüllerinden Echo’yu kazanan ve bugüne dek 12 ülkede 50’nin üzerinde seslendirilen bu yapıtı yedi bölümlü ve üç solistli oluşuyla geleneksel senfonilerden ayrılıyor.
Gürer Aykal yönetimindeki orkestranın -üç solisti, Aykut Köselerli (vurmalı), Burcu Karadağ (ney) ve Hakan Güngör’ü de ( kanun) unutmayalım- yorumu, yapıtın “Say’ın insan sevgisi ve yaşama sevinci”ni yansıtan özünü ortaya çıkardı diye düşünüyorum.
Aykal’ın bitimde “bir daha” çalacakları bölümün seçimini izleyiciye bırakması ise hoştu. İzleyici de doğru bir seçim yaptı bana göre ve adı (Hoş Giyimli Genç Kızlar Adalar Vapurunda) hem bir dize değerinde, hem de -Gezi’den sonra- ilginç bir çağrışım kaynağı olan bu bölümü bir kez daha dinledik. Serin bir pınardan su içmek gibiydi.

Tümü Egemen Berköz - Son yazıları

‘Gök Gürültüsünün Oğulları’ 26 Haziran 2014 Per
Kendine güvenli, dikbaşlı bir diva 12 Haziran 2014 Per
Müzikle doruğa yükselmek 28 Mayıs 2014 Çar