Geleceğe pedal çevirmek…

14 Nisan 2016 Perşembe

Facebook’taki fotoğraflar beni gülümsetiyor. Bisikletle işe giden insanların görüntüleri var. Kimisi kravatlı, kimi evrak çantasını sıkıştırmış seleye.
H.G Wells’in sözünü anımsıyorum:
“Ne zaman bisiklet üzerinde bir yetişkin görsem, insanlığa dair umutlarım artar.”
Öyle güzel paylaşımlar var ki... Arda, işe giderken 13 kilometrelik yolu 37 dakikada almış. Kanıt olarak cep telefonundaki yazılımın görüntüsünü paylaşmış. Yazılım her şeyi ölçmüş: Ne kadar kalori harcadığını, izlediği yolu, ortalama hızı...
Melih “İşte Eve dönerkenki manzaram” demiş. Öyle bir fotoğraf paylaşmış ki, kıskanmamak elde değil. Günbatımında bir İzmir manzarası... Muhteşem.
Bir başkası sabah sahilde Pasaport kahvede masmavi bir gökyüzünün altında, denize karşı kumru yerken, geçen bisikletlileri anlatmış keyifli keyifli.
Facebook’taki “İzmir’de İşe Bisikletle Gidenler” sayfasına ilgi büyük. Topluluğun üye sayısının kısa sürede 5 bine ulaşmış.
Şöyle demiş bir grup üyesi:
“Umarız artık trafikte daha çok fark edilir, daha güvenli ulaşım sağlarız. Umarız daha çok bisiklet yollarımız olur. Umarız bu anlamda tüm illere örnek oluruz.”
İzmir bir bisiklet kentine dönüşür mü?

***

İstanbul’da “Bisikletli Ulaşım Platformu”nun Facebook sayfasında paylaştığı görüntüler düşündürücü.
Bakırköy Veliefendi bisiklet yolu üzerinden Zeytinburnu sahiline bisikletiyle ulaşmaya çalışan Tayfun Kapucu’nun yaşadıklarını izlemelisiniz. Otomobiller bisiklet yolunu park yerine çevirmişler. Durumu cep telefonuyla kaydetmeye çalışan Kapucu’ya öyle tepki gösteriyorlar ki. Sanki suçlu Kapucu. “İyi ki Kapucu orada dayak yememiş” diye geçiyor içimden.
Bisikletli Ulaşım Platformu görüntüleri yayımlarken şöyle demiş:
“İstanbul’daki bisiklet yollarının bakımsızlığına mı, otopark amacıyla kullanılmasına mı, denetim mekanizmalarının çalışmamasına mı, toplumdaki duyarsızlığa mı, hangisine isyan edeceğimize karar veremiyoruz ve yetkilileri görevlerini yapmaya davet ediyoruz.”
Öğreniyoruz ki, orada park eden araçların tümüne de ceza kesilmiş.
Fakat yetkililere sormak gerek: Orada araçların bisiklet yoluna girmesini daha baştan engelleyecek önlemleri ne zaman almayı düşünüyorsunuz?

***

Türkiye’de bisikletin en yoğun kullanıldığı il Konya. Konya’da bisikletin ulaşımdaki payı yüzde 8. İstanbul’da yüzde 2. Kuzey Avrupa ülkelerindeki kimi kentlerde bu oran yüzde 40-50’nin üzerinde. Oslo’da, Kopenhag’da.
Örnek alınabilecek pek çok kent var. Bisiklet kullanımını yaygınlaştırmak için müthiş projeler hayata geçirmişler. Oslo dünyanın ilk fosil yakıt kullanılmayan kenti olmak istiyor. Kopenhag’ın hedefi Avrupa’nın yeşil başkenti olmak. Peki İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in hedefi ne?
Sonra Freiburg örnek alınabilir. Kent merkezine arabayla girilemiyor. Berlin bin kilometrelik bisiklet yoluna sahip. Viyana’da 1200 kilometrelik bisiklet yolu, 120 bisiklet kiralama istasyonu var. Paris’te 1450 kiralama istasyonunda 20 bini aşkın bisiklet hazır tutuluyor.
Kentler bisikletler sayesinde nefes alabilir.
Yapılacak şey çok basit:
Arabadan İN, Bisiklete BİN.  


Yazarın Son Yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018
Çatılar boş mu kalacak? 19 Ağustos 2018
Limitleri yine aştık 5 Ağustos 2018
Katil robot uyarısı 22 Temmuz 2018
Normal(!) 15 Temmuz 2018
Ütopyalar zamanı… 1 Temmuz 2018
Çölleşme 17 Haziran 2018
Oyuna sahip çık 10 Haziran 2018
Plastiğe boğulmak… 3 Haziran 2018