Arif Kızılyalın

Kısır Derbi!

11 Ağustos 2008 Pazartesi

Derbi maç.. Adı üstünde.. Beklentilerin, hedeflerin büyüdüğü 90 dakikalar.. Gelgelelim dün akşamki Fenerbahçe - Beşiktaş buluşması, sıradan bir puan mücadelesinin önüne geçemedi. Oysa önceki yıllarda oynanan - özellikle de iki takım arasındaki - derbi maçlar insana keyif veren görüntülere sahne olurdu. Ama bu kez riske girmekten korkan Zico ve Tigana , futbolseverlere son dönemlerin en kısır büyük maçını izlettirdi. Belki stresten, belki soyunma odasındaki dayatmalardan olsa gerek sahaya çıkan 22 futbolcu da sanki futbolu unutmuştu. Ve koskoca ilk 45 dakika boyunca iki pası bir arada yapamadı Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın trilyonluk yıldızları... Sadece efor sarf etmek de derbiye renk katmak için yeterli olamazdı.

Fiziki gücün ön plana çıktığı ilk bölümde Beşiktaş dağınık ama daha istekli gözüktü. Yorulana dek Burak , Siyah - Beyazlılar adına olumlu hücum girişimlerinde bulunduysa da Kadıköy kaptanı Nobre , Delgado 'dan destek alamayınca yalnızları oynadı. El freni gibi takımı hücuma çıkarken yavaşlatan Arjantinlinin neredeyse 70 dakika takımını 10 kişi bırakması, Tigana'nın ona tahammül etmesi anlaşılır gibi değildi. Daha girişimci gözüken Ricardinho 'nun oyuna alınışı doğru ama zamanlama yanlıştı. Nitekim Beşiktaş maç boyu tek ciddi atağını da Rico ile buldu. Ama onda da Volkan başarılıydı.

Derbinin ev sahibi Fenerbahçe de Beşiktaş'tan farklı bir oyun sergilemedi. Onlar da kafalarına önce yenilmemeyi koymuştu. Kezman 'sız 11 bu düşüncenin ürünüydü. Tümer 'le Tuncay 'ı iyi kullanamamak da Sarı - Lacivertlileri gol yollarında etkisiz kıldı. İlk yarıda sadece Önder ve Alex'i rakip kale önünde fırsat ararken gördük. Ama onlar da boş girişimlerdi. Eğer son 20 dakikada biraz seyircinin dürtmesi, biraz da Tuncay'ın şahsi gayreti olmasa, koskoca Fenerbahçe belki de doğru dürüst şut atmadan derbiyi noktalayacaktı. Dün akşamın en önemli 3 anı ise Deivid 'in ağlara giden ancak gol sayılmayan (bu ofsayt kararı çok tartışılır) kafa vuruşu, Runje ve Volkan'ın net birer kurtarışıydı.

Sonuçta iki tarafı da çok üzmeyen, çok da sevindirmeyen bir derbi izledik.