Sesi dinle yeter...

20 Mayıs 2016 Cuma

Bu gemiler nerden geliyor, Beşiktaş seferden geliyor…
“Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor
Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor..”
diyordu Yahya Kemal Beyatlı..
Bu defa “Seferden” gelen Barbaros değil, torunlarıydı.
İçinde şampiyon Beşiktaş’ı taşıyan Beşiktaş gemisi Küçüksu’dan boğaz sularına hareket ettiğinde çevresinde 30’un üzerinde tekne ile sarılmıştı. Siyah - Beyaz marşlar söyleniyor, tekneden tekneye “üçlü” çekiliyordu. Barbaros’un Leventleri sırt sırta sefere giderken futbolda şampiyon olan torunları tekneden tekneye selfi çekerek Dolmabahçe Sahili’ne doğru boğaz sularındaydı.
“Hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
Yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
O mübarek gemiler hangi seherden geliyor..” diyordu şair, onlarca maçtan zaferle çıkan Beşiktaş ise Küçüksu’dan geliyordu. Ve onları Dolmabahçe Sahili’nde onbinlerce kişi bekliyordu..

Denizden gelenler
Beşiktaş’ı getiren tekne Dolmabahçe Sahili’ni geldiğinde, ben diyeyim, “Amfibi harekâtı”, siz deyin “Barbaros Seferi”! Ama bir gerçek vardı ki, o da Beşiktaş Takımı’nın büyük bir zaferden döndüğü… Belki de bu yüzden betimleme “Karaip Korsanları” olmalıydı!
Çünkü, sahilde onbinlerce insan, yüzlerce meşale ile karşılıyordu. Bu, belki de sezonun en güzel ve en anlamlı görüntüsüydü.
Dolmabahçe’den üstü açık otobüsü binen şampiyonlar, 100 metre ilerideki stada gideceklerdi. Sadece 100 metre.. Gündüz atılan havai fişeklerin kendisi pek görünmese de patlama sesleri Dolmabahçe’yi bayram yerine çevirmişti..

Meşale sisi çökünce
Tekne, Dolmabahçe Sahili’ne yaklaştığında ise stattan görünüş çok daha farklıydı. Yakılan meşalelerin dumanı, rüzgarın az olması nedeniyle ağır hareket ediyordu. Böylece, Dolmabahçe’nin üstüne sanki sihirli bir sis çöküyordu. Çanakkale Destanı’nda olduğu gibi.. Aradaki fark, Çanakkale Efsanesi’nde çöken bulut bir alay askeri içine alıp gitmişti, bu bulutun içinden ise Şampiyon Beşiktaş’ın kahramanları çıkıyordu! Statta yapılacak olan şenlik için herkes hazırdı. “10. Yıl Marşı” yeri göğü inletirken, arkasından Beşiktaşlı için ayrı bir anlamı olan “Süleyman Seba’nın askerleriyiz” sloganı atılıyordu. Almanya’dan gelen Atınç, Yeni İnönü’de taraftara üçlü çektirmek için çıktığında, büyük bir sevgi seli ile karşılaştı.

Beleş değil ‘Yan Tepe’
‘Beleştepe’ tarih olunca, “Yantepe” çıktı ortaya… Stada giremeyenlerdi bunlar. Gümüşsuyu Bayırı da denilebilirdi bulndakları yere. “Yantepe’nin” çimlerine oturan binlerce Beşiktaşlı, bayrakları ve meşaleleri ile çoluk çocuk hem piknik yaptılar hem de Yeni İnönü’nün sesini dinleyip mutluluk yaşadılar. Artık Beşiktaş’ın “yan tepesi” vardı. Bir başka deyimle, içeriyi göremeyenlerin, sesi dinle yeter tepesi!  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Hayalgücüspor 8 Ağustos 2018
‘Satarım Sattırmam’ 24 Temmuz 2018
VAR ya da HAM 19 Temmuz 2018

Günün Köşe Yazıları