Türban Sorunu Çözülüyor...

12 Ağustos 2008 Salı

Din siyasetçileri:

- Türban zulmü var. Başını dinin emri olarak örtenler üniversitelere alınmıyor. Bu zulmü durduracağız. Bu sorunu çözeceğiz.

Atatürk Cumhuriyetçileri:

- Bu bir karşıdevrim çıkışıdır. Türban siyasal simge olarak kullanılıyor. Giderek laiklik ortadan kaldırılmak isteniyor. Buradan başlayan dinci siyaset ülkeye eksen değiştirtiyor. Bunun bir başlangıç olacağı görülecektir.

2. Cumhuriyet korosu:

- Ama olmaz ki. Bu yasak demokrasiyle bağdaşmıyor. Şekilci Kemalizm son bulmalı. Türban üniversitede serbest olmalı. AKP'ye destek vermeli.

***

Din siyasetçileri:

- Neyse anlaştık. Üniversitede türban yasağını kaldırıyoruz. Şimdi sıra liselerle ilköğretime gelecek, ama acele etmek yok. Bunun da sırası gelecek. Ayrıca, kamu hizmetlerinde de türban yasağı kalkacak. Hele durun bakalım, acele etmeyin.

Atatürk Cumhuriyetçileri:

- Belliydi bu gidiş. Şimdi bakın bakalım, İran mı oluyoruz, Malezya mı? Daha türbanı açıkça zorunlu da kılacaklar. Şimdiden bir yerde işini gördürmek isteyen 'acaba türban mı taksam' diye duralıyor. Gidiş o gidiştir.

2. Cumhuriyet korosu:

- Yok canım. Şeriat falan gelmez. Paranoya bu. Ama biz de bu kadarını dememiştik. Yani ortalığı germeye ne gerek var. Bilmem ki. Aslında iktidar istemiyor, ama tabanın zorlaması işte. Ne olacak, o kadar da önemli değil ki! Baksana, başı açıklara karışan var mı?

***

Din siyasetçileri:

- Olmaz ki canım, başı açık kadınların zulmü ortada duruyor. Başı açık kadınların camilerin 500 metre yakınından geçmemeleri lazım. Aslında başı açık gezmenin yasaklanması şart, ama onun da zamanı var. Şimdilik okulları kız erkek sınıfları diye ayırmalı, sonra da okulları ayırırız. Vapurlarda, otobüslerde kadın erkek bölmeleri olmalı. Orucu da mecburi kılmalı. Millet dininin gereklerini yapmak istiyor. Dinsizlere de aman vermemeli.

Atatürk Cumhuriyetçileri:

- Bu şeriattır. Ne yapılacaksa bugün yapılmalı. Yarın diye bir şey kalmamıştır.

2. Cumhuriyet korosu:

- Ne oluyoruz? Şeriata mı gidiyor bunlar? Yok canım, paranoya yapmayın. Ne paranoyası kardeşim, biz nasıl da böyle yanıldık? Hadi ordan, sende mi darbeci oldun yoksa? Yapma arkadaşım, biz bunları söylemedik ki! Bir dediğin ötekini tutmuyor. Ne dediğiniz anlaşılmıyor birader. Kemalist mi oluyorsun yoksa? Ben bunlara karşı çıkıyorum. Acele etmeyelim, duruma bakalım.

Ortalığı germeyelim, ortalığı germeyelim...

 

 

e-mail: [email protected]

[email protected]

www.erdalatabek.com