Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-
Mehmet Faraç

Vurun Atatürk'e!..

14 Ağustos 2008 Perşembe

Ergenekon iddianamesinin açıklanmasının ardından dinci ve işbirlikçi medyanın kopardığı yaygaraya da bakılırsa, bu operasyonda asıl hedefin Atatürk ve onun idealleri olduğu bir kez daha anlaşıldı. Atatürkçü Düşünce Derneği yöneticileri, Atatürkçü görüşteki derneklerin üyeleri, subaylar, gazeteciler, politikacılar bu yüzden cezaevinde. Babasının Atatürkle ilgili kitabını bile okumadığı anlaşılan bir şahıs, 16 Temmuz tarihli Star gazetesinde Kemalizm Adına Terör!başlığı altında, darbe safsatasının ardındaki gerçek hedefi dışa vurmuştu! Örneğin, Aslında daha önce de Kemalist terör örgütleri vardı ülkemizde, ama adları öyle konmamıştı diyebilmişti! Hatta Türkiyenin en çağdaş anayasasını yapan 27 Mayısçılara çete ve Kemalist terör örgütü diye iftira bile atabilmişti! O ve benzerleri belli ki iddianamenin kokusunu çok önceden almışlardı. Belki de, uyuşturucu tacirleri, tetikçiler ve mafya yöneticilerinin de suçlandığı bir iddianamede, Atatürkten tam 302 kez söz edildiğini Yılmaz Özdilden önce öğrenmişlerdi! Onlar belki de iddianamenin 1. bölümünün 8. maddesinde yer alan ve bir belgeye dayandırılan şu satırlardan da cesaret almışlardı:

Özel Kuvvetler Komutanlığının Ergenekonun gözbebeği olduğu, hatta daha da ileri gidilerek Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürkün dahi kendi örgütlerinin tarikatvari ve dini yapısının içerisinde olduğu, ancak bunun henüz zamanı gelmediğinden açıklanmaması gerektiği şeklinde ibarelerin bulunduğu görülmüştür!”

Taraf adlı asker düşmanı gazetenin, iddianamenin açıklanmasından sonra 1923’te kuruldu, 2008de arınıyordiye iğrenç bir başlık atması da operasyonun ardındaki beklentiyi deşifre etmişti! Sabah yazarı Nazlı Ilıcak ise utanmadan Ergenekonun lideri Atatürk demeye getirmişti! Türban fedaisi Ilıcak, 30 Temmuzda, 1 Numara geyikleri başlığı altında içinde gizlediği öfkeyi şöyle kusmuştu:

1 numarayı tarif ederken şu ipuçları veriliyor: Göçmen, sarışın, saçları seyrek, sakalsız, bıyıksız, çakır gözlü, iki kızı var. Atatürk, Rumeli göçmeni, mavi gözlü, sarışın, biri Sabiha Gökçen, biri Ülkü olmak üzere iki manevi kızı var. Yalnız yaşı tutmuyor. İpucuna göre 60-65 yaşlarında olmalı. Oysa Atatürk 57 yaşında vefat etti. Acaba yaş konusundaki bilgi kandırmaca mı?”

Ali Kemal özentileri ile bir zamanlar ne yazık ki Cumhuriyetin kalesine bile sızabilmiş Truva kısraklarının hezeyanları, Cumhuriyetin rövanşını almak için 80 yıldır kendi bataklıklarında çırpınan zavallıların siyasal öfkeleriyle birleştiğinde, iftira ve çamura bulanmış oklarının hedefi Atatürk oluyor!

Vurun Baykala!..

Hedef yalnızca Atatürk değil... Onun kurduğu Cumhuriyet!.. Onun mücadelesini veren dernekler. Onun isim babası olduğu Cumhuriyet gazetesi... Ve son olarak Onun kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi!.. Yüce yargının kararını beklemeden Cumhuriyetin kurucusu ve kurumlarını çetecilikle suçlayan emperyalizmin üçüncü kuşaktan uşaklarının hedefinde Deniz Baykal gibi rüşvete, pisliğe ve yolsuzluğa bulaşmamış namuslu bir lider var... Amaç Ergenekondaki uçuk iddiaları çürüten bir genel başkanı sindirmek! İftiranın menzili belli de, hezeyan sınır tanımıyor! Önce askeri, sonra Atatürkçüleri hedef tahtasına oturtan, nereden beslendiği konusunda derin şaibeler bulunan bir gazete önceki gün Ergenekonda Baykal da var diye iğrenç bir manşet attı! Bunu sözde bir MİT raporuna dayandırdı! El Sabahın Emre Aközü de her zamanki sazanlığıyla bu uçuk iddiaya sarıldı. Oysa eski MİT müsteşarı Sönmez Köksalın, bu raporun sahte olduğuna ilişkin açıklaması da kendi gazetesindeydi!

CHPnin okları, belli ki eşek arılarının tünediği kovanları rahatsız ediyor! İktidardan bal kapmak isteyenler Atatürkün partisine saldırıyor. Özdemir İnce 13 Temmuzda yazmıştı; CHP, AKP iktidarlarında 111 yasa için Anayasa Mahkemesine iptal ve yürürlüğün durdurulması istemiyle başvurmuş. Sonuçlanan 62 başvurunun 36sı için iptal, 11i için ise yürürlüğün durdurulması kararı verilmiş. Mahkeme 15 davayı reddetmiş. 49 dava ise sürüyor. Liboşlar, işbirlikçiler, dinciler AKPnin ülkeyi pazarlama çabasında rahat bırakılmasını, CHP muhalefetinin de bertaraf edilmesini istiyor. İstihbarata dayandırılan iddia ve iftiralar bu hedefe hizmet ediyor. Ancak çamurları Baykalı da, CHPyi de kirletmiyor!

Aylardan beri Türk yargısına ağza alınmadık hakaretler eden, o insanları aşağılayan, tehdit eden çevrelerin, bir insaf muhasebesi yapmalarını bekliyoruz. Davayı oybirliğiyle kabul eden Mahkeme, sonunda 6ya 5 karar verdi. Demek ki kimse masaya önyargılarla oturmamış. Demek ki, kimsenin kafasında yargı darbesi yapmakfalan yokmuş. Yani onlar, bu kararla, aylardır kendilerine hakaret eden sözde demokratlardan çok daha önyargısız ve demokrat olduklarını ispat ettiler.”

Ertuğrul Özkök, Hürriyet

Yüksek mahkeme Türkiyede laikliğe yönelik tehlikeyi ve iktidar partisinin bu meseledeki sorumluluğunu tespit etmiş, pişmanlık yoluyla kendini düzeltmesine fırsat tanımıştır. Yeni dönemin getireceği sorumluluk, din sömürüsü içeren adımlardan AKPyi normal olarak uzak tutacaktır. Bu beklenti gerçekleşmediği takdirde ikinci kez Anayasa Mahkemesi önüne gelecek olan AKP, laiklikten sabıkalı bir parti muamelesi görecektir. Kimse kapatma kararı çıkmamasını laikliğin yenilgisi olarak algılamamalıdır.”

Güngör Mengi, Vatan

Laikliği Görmediler!..

Anayasa Mahkemesinin kararındaki yaşamsal mesaj üç büyük gazetenin manşetindeydi; Hürriyet, Kapatma yok ağır ihtar var, Milliyet Kapatma yok ciddi ihtar var”, Vatan ise “Kapatma yok uyarı sert demişlerdi. Oysa iktidar medyası dün adeta AKP aklanmış gibi yayın yaptı. Dinci medyanın hiçbir gazetesi laiklik konusundaki sert uyarıyı görmedi! Dinci Vakit Kötünün iyisi manşetini atmıştı. Star ve Yeni Şafak Türkiye kazandı”, Bugün İskikrara devam, Zaman Kapatmaya ret, Türkiye Herkes rahatladışeklinde başlıklar kullanmıştı. Milli Gazete sanki biraz üzgündü! Manşetinde AKP kapatılmadı şeklinde manidar bir başlık vardı! Taraf ise Yargıtay başsavcısının AKPyi kapatma hamlesi boş çıktı diyerek önyargısını bir kez daha göstermişti.

Mağduriyet Silahı!

Yani AKPnin kapatılmaması demokrasinin zaferi gibi algılanmıştı! Hangi demokrasi acaba? Amaça mı, “Araça mı hizmet eden demokrasi? Malum çevreler Anayasa Mahkemesi Başkanının laiklikle ilgili ciddi bir ihtar şeklindeki açıklamasını es geçtiler. En muhafazakâr üye Sacid Adalının bile laiklikle ilgili kaygılarla oy kullandığını gözardı ettiler! 10 üyenin de,AKPnin laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiğigörüşünde birleşmesini umursamadılar! Oysa AKPnin kapatılması istemine delil olarak gösterilen kanıtlar 22 Temmuz şımarıklığının yaşandığı dönemle ilgiliydi! Yani AKP halk nezdinde iltifat gördükçe laikliği hedef almıştı. Yapılan tüm değerlendirmeler, iktidar partisinin bu sert uyarıdan ders alacağı ya da alması gerektiği yolunda! Dünkü açıklama ve yayınlara bakılırsa tam tersinin yaşanması kaçınılmaz olacak! Akıncılardan gelen dinci çizgi bunu gerektiriyor! Bu karar AKPyi iyice şımartacak ve Cumhuriyetin rövanşıyla ilgili çabalarından asla vazgeçirmeyecek! Mahkemenin kararındaki tek teselli umut vermektedir! AKPnin elinde artık mağduriyet silahı yoktur!

E.posta: [email protected]

Tümü Mehmet Faraç - Son yazıları

İrtica Külliyen Bitmiştir!.. 3 Şubat 2010 Çar
Rahat Uyu Paşam!.. 10 Kasım 2009 Sal
Kandil'de sinsi çelişki 22 Ekim 2009 Per