İbrahim Yıldız

Madımak Katliamı

14 Ağustos 2008 Perşembe

2 Temmuz yakın tarihimize bir utanç günü olarak geçmiştir.

15 yıl önce Sıvasta Madımak Otelinde 37 insan yakılarak öldürülmüştür.

Daha da acısı 37 insanın yakıldığı bu yer şimdi, alay edilircesine kebap lokantası olarak işlevini sürdürmektedir.

Bugüne değin verilen mücadele, 37 insanın yakıldığı yeri bir anıta dönüştürememiş, sivil toplum örgütleri bu konuda gücünü kullanamamıştır.

Sıvasta yaşamını yitiren genç ozanlardan biri de Hasret Gültekindi. Gültekinin eşi Yeter Gültekin, Madımak yangını bizim yüreklerimizde yanmaya devam ediyor...diyerek kayıtsızlığın acılarını daha da büyüttüğünü söylüyor..

Tıpkı Hasret Gültekin gibi, 19 yaşındaki tiyatro sanatçısı Serkan Doğan da Madımakta yakılanlardan biriydi...

Gültekin ile Doğanın öykülerini Hatice Tuncer arkadaşımız dün ve bugün yaptığı söyleşilerle okurlarımıza aktardı.

Yarın başlayacağımız yazı dizisinde Sıvas katliamını bir kez daha anımsayacağız.

ABde işler karıştı

2005 yılında hazırlanan AB Anayasası, Fransız ve Hollandalı seçmenlerce kabul görmeyince yeni bir metin hazırlandı. 2007 Aralık ayında Lizbonda son şeklini alan ve liderler tarafından imzalanan anlaşmanın 2009da yürürlüğe girmesi öngörüldü. Ancak 27 üyeden biri bile bu anlaşmayı onaylamazsa, anlaşmanın yürürlüğe girmesi mümkün olmuyor. 27 üllkeden bir tek İrlanda referandum yolunu seçti.

İrlanda halkının hayıroyu yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Türkiyeyi de yakından ilgilendiren yeni durum, Avrupa basınında tartışılıyor. Osman Çutsayın çevirdiği iki ayrı yazıyı bugünkü Cumhuriyetin Dış Basın sayfasında okuyabilirsiniz.

Okuyor muyuz?

Okuma alışkanlığı azalıyor mu, artıyor mu?

Bu sorunun yanıtını bulmak olası. Gazete ve kitap satışlarından bir sonuç çıkarmak çok da zor değil diye düşünebiliriz. Konuyla ilgili Eray Canberk, Birgün gazetesinde genişçe bir yazı kaleme almış.

Cumhuriyetin yayınlarından yola çıkan Canberkin kendi saptamalarını bir kenara bırakarak, Kitap Eki yazarımız Metin Celalin (12 Haziran 2008) yazısındaki bilgilerden de yararlandık.

Bağımsız Eğitimciler Sendikası Türkiyede Okuma Alışkanlığı başlığı altında bir rapor yayımladı. Bu rapor gazetemizde haberleştirildi.

Araştırmaya göre; ülkemizde okuma ve kitap alma alışkanlığının durumu hiç de iç açıcı değildi. Raporda Türkiyede on binde 1 kişinin kitap okuduğu, Türkiyede 1 kişinin kitaba yılda 0.45 dolar ayırdığı, Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporuna göre dünya ölçeğinde okuma sırasına göre ülkemizin 86. sırada yer aldığı belirtiliyor.

Ayrıca ülkemizde yılda 7 bin (çeşit ya da başlık) kitap basıldığı, günde 5 saat televizyon seyreden halkımızın okumaya yılda 6 saat ayırdığı da yer alıyor.

Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu üyesi de olan yazarımız Metin Celal ise bu raporun gerilerde kaldığını öne sürerek farklı rakamlarla okuma alışkanlığının arttığını yazdı. Celalin yazısındaki rakamlar şöyle:

Türkiyede 2007 yılında yayımlanan kitap başlığı (çeşidi) sayısı 32.750’dir. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğnün 2007 yılında yayımlanan kitaplar için verdiği bandrol sayısı 145.413.080 adet.

Ayrıca ve saptanabildiği kadarıyla 112.283.261 adet de korsan kitap yayımlandığına göre toplam 257.696.341 kitap ediyor. (Bu duruma göre ülkemizde kişi başına 4.6 kitap düşüyor)

Türkiyedeki yayıncılığın yıllık cirosu yaklaşık 810 milyon dolarmış. Yine Metin Celalin yaptığı hesaba göre kişi başına 11.47 dolar düşüyor. Bu da yaklaşık 15 YTL demektir.

Yayıncılık sektörünün büyüdüğünü kabul etsek bile gerçek okur sayısı artıyor mu?

İyi haftalar...