Evdeki hesap çarşıya uymaz

20 Haziran 2016 Pazartesi

Yılan hikâyesine dönen, mahkeme mahkeme dolaşan MHP kongresi sonunda toplandı. Ama galiba yine mahkeme kapılarının yolu görünüyor. 19 Haziran olağanüstü kurultayı yeni bir tablo üretti. Şimdi bütün hesapları bu yeni tabloya göre güncelliyor taraflar. İlk işaretler hesapların yine evde yapıldığını gösteriyor. Bakalım bu hesaplar çarşıya uyacak mı?

Bahçeli’nin hesabı

Bahçeli’nin bir süredir yürürlükte olan, pek sağlam durmayan hesabı, ilk aşamada muhalefet ittifakını çatlatıp, Akşener’i yalnız bırakmak. Kongre sürecini kimi komik hukuki engellerle uzatarak zamana oynaması da bu yüzdendi zaten. Bu çatlama sonrası Akşener’den uzaklaşan muhalif delegelerle kendi kemik delegelerinin 1997’de olduğu gibi kongreyi almaya yeteceğine inanıyor.

Bu hesabı kendi açısından yapan başka genel başkan adayları da mevcut aslında. Bir süredir Akşener ile mesafe açmaya özen gösteren, bazıları da Bahçeli’den bile takdir gören adaylar, kurultay pazarlıkları için elverişli zemin yokluyor.

Ancak 19 Haziran tablosu hesapların bu kısmının çok sağlam olmadığını gösteriyor. Çünkü olağanüstü kurultayda divan heyeti için iki aday çıkması, yani “Akşener’siz adaylar ittifakı”nın güç ölçme (veya seçenek gösterme) girişiminin delegeden büyük tepki alması, bu bloktaki çatlamadan Bahçeli’ye beklediği kadar iri bir lokma gelmeyebileceğini gösteriyor. Ayrıca, kurultaya gelmeyen delegelerin tamamının kontrolünün Bahçeli’de olduğu fikri de pek sağlam durmuyor.

Diğer yandan yoğun baskı altında bile olağanüstü kongre konusunda ısrarcı olan partililerin profili ve motivasyonu da Bahçeli için fazla imkân vaat etmiyor. Çoğu yaşını başını almış, ahir ömürlerinde önlerine geldiğine inandıkları bir siyasi ikbal imkânını harcamak istemeyen, heyecanlı değil ama kararlı bir profil bu. Cılız sloganlarda kendini gösteren iktidar alternatifi olmayı değil de siyasi olarak etkisiz olmaktan çıkma motivasyonunu daha ciddiye alıyorlar.

Akşener’in hesabı

Evet Akşener’in kontrol edebildiği delege sayısı 450 - 500 civarında, yani 15 Mayıs ve 19 Haziran kongrelerine gelmiş kararlı Bahçeli muhalefeti ittifakının üçte ikisi, tüm delegenin de yaklaşık yüzde 40’ı. Ancak, bu tablo da “aşırı özgüven” tuzakları barındırıyor.

Çok yakın bir gelecekte, yeni mahkeme süreçleri ve farklı kongre organizasyonları trafiğine tanık olabiliriz. Çünkü;

Diğer adayların MHP Genel Merkezi’nin 10 Temmuz Kurultayı’na katılma eğilim ve kararına rağmen, Akşener tarafından domine edilen 19 Haziran Divan Kurulu’nun MHP Genel Merkezi’nin verdiği adreste ve 10 Temmuz için kurultay tarihi vermesi, bununla da yetinmeyip “O tarihte toplanmazsa 17 Temmuz’da burda toplanır” demesi, fazla örtülü olmayan bir rest veya belki de açık kavga çağrısı olarak yorumlanabilir.

Genel Merkez tarafından hükümsüz ilan edilen, delege sayısı konusunda takışmalı olan ve bu nedenle dava konusu olmaya aday kurultayda, adaylar arasında mutabakat olmaksızın çok sayıda tüzük maddesini değiştirmek de yeni bir hukuki tartışmaya kapı aralıyor.

Herkesin hesabı

Evde yapılan hesapların ilk çarşı sayılabilecek kurultay salonunda sağlamasının yapılmaya kalkışılması kolay bir test gibi sonuçlanmayabilir. Muhalefet blokundaki çatlak derinleşebilir. Ama “Akşener’siz adaylar ittifakı”nın güç denemesi ve “pazarlık sermayesi” oluşturma hamlesi 19 Haziran itibarıyla çok bereketli bir sonuç almış görünmüyor. Önümüzdeki günlerde yeni “iftar” organizasyonları şaşırtıcı olmaz.

Elbette, ilk raundu almış görünen Akşener için de tablo sadece pembe renkten oluşmuyor. MHP’de ne olacak sorusunun cevabı için yeni bir tarih var şimdi: 10 Temmuz.

Dün itibarıyla Akşener ekibinin “biz fiili olarak partiyi aldık”, direnilirse “masayı devirmeye hazırız” havasını erken verip vermediği konuşuluyor şimdi. Bahçeli, kendi koyduğu 800 sınırına yaklaşan (galiba noter onaylı delege sayısı 650’nin biraz üzerinde) 19 Haziran sonuçlarıyla yeni bir değerlendirme yapar mı bilinmez ama son ana kadar Akşener’i parti dışına itme ihtimalini sevmeye devam edecek gibi görünüyor. Bu ihtimalin Akşener çevresinde de taraftarları yok değil.

Bu ihtimal, AKP’yi de çok yakından ilgilendirdiği için, yeni siyasi dizaynın seçimli mi seçimsiz mi olacağını da belirleyecek. MHP’de yeni bir dönem başlayacaksa seçim uzak, tasfiye işlerse seçim çok yakın demektir.

Kurultay salonundaki deneyimli ülkücüleri en çok heyecanlandıran da, daha bir şey yapmadan siyasi hesaplara yeniden dahil olmanın umudunu görmeleriydi.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Eyvallah 10 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları