UNESCO Topbaş’ın ‘martısı’nı görebilir mi?

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Birçok ilan panosunda, köprü üstlerinde UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin 40. toplantısını İstanbul’da yapacağını duyuran afişler var. Hükümetin ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin (İBB) bu toplantıyı çok önemsediği anlaşılıyor. Önemsemekle kalmıyor, bu kapalı toplantıyı halkın da bilmesini istiyor. Israrla duyuruyor.
Bir açıdan bakarsanız Dünya Miras Komitesi toplantısı çok önemli. Çünkü bu komite dünya mirası olacak alanları belirliyor. Bu niteliği kaybeden yerleri listelerden çıkarıyor. Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme’nin uygulanmasından sorumlu. Komite aynı zamanda Dünya Miras Fonu’nun kullanımını yönetiyor ve taraf devletlerin isteği üzerine finansal yardımları dağıtıyor. Türkiye’nin de yer aldığı 21 ülkeden oluşuyor komite. Dönem başkanı da Türkiye.
10 Temmuz’da İstanbul’da başlayan toplantıda Dünya Mirası Listesi’ne kayıtlı varlıkların korunup korunmadığı tartışılacak, risk altında olanlar için öneriler ve koruma stratejileri belirlenecek. Liste’ye eklenmesi önerilen yeni varlıklar için geçici listeler hazırlanacak ve Dünya Kültür ve Doğal Mirası Listesi güncellenecek.
1031 kültürel, karma ve doğal mirasın yer aldığı Dünya Miras Listesi’nde Türkiye’den 15 varlık yer alıyor. Geçici Listede de Türkiye’den 60 varlık var. Türkiye sözleşmeyi 1983’te imzalamış 1985’te de İstanbul’un “Tarihi Yarımada”sı listeye dahil edilmiş. “Hipodrom, Ayasofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camisi ve Topkapı Sarayı’nı içine alan Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı; Süleymaniye Camisi ve çevresini içine alan Süleymaniye Koruma Alanı; Zeyrek Camisi ve çevresini içine alan Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları Koruma Alanı’nı içermektedir” diyor Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (bkz. kultuvarliklari.gov.tr).
“UNESCO toplantısının İstanbul’da yapılmasına rağmen inşaat ve turizm baskısıyla tarihi dokusunun talan edilmesi; Süleymaniye’deki tarihi mahallenin kentsel yenileme projesi ile ortadan kaldırılmış olması; Ayvansaray, Sulukule gibi eski mahallelerin yıkılıp inşaat şirketlerine teslim edilmesi” konuşulmayacak diyen Arkeologlar Derneği, TMMOB Mimarlar - Şehir Plancılar odalarının da yer aldığı 40 kuruluşun oluşturduğu platform bu noktada haklı olarak soruyor: “UNESCO neyi koruyor?
UNESCO Du¨nya Miras Komitesi İstanbul’da toplandığına göre üyeleri en azından toplantılara giderken İstanbul’un halini görecektir. “Tarihi Yarımada”nın görünümünü tamamen bozan Haliç Metro Köprüsü ya da Yenikapı’da 1 milyon metrekare deniz alanının doldurulması ile yapılan miting alanı gözlerine çarpacaktır. Ama bunları görmezden gelmekle kalmayıp Kadir Topbaş’ı “kültürel mirasın korunması konusundaki şahsi katkıları için” madalya ile takdirlerini belirtmişler. Geçen yıl eylül ayında UNESCO Direktörü Irina Bokova bizzat vermiş ödülü Kadir Topbaş’a.
Temmuz sonunda Kadir Topbaş’ın yeni projesinin, Kabataş’taki transfer merkezinin temeli atılacak. Gözlerinin önündekini görmeyen Dünya Miras Komitesi üyelerinin Haliç Metro Köprüsü’nün de mimarı Hakan Kıran’ın tasarladığı “kanat çırpan dev martı” biçimli transfer merkezinin Boğaziçi’nin görünümünü nasıl etkileyeceğini öngörüp toplantıda bu konuda bir tedbir kararı alacaklarını ummuyoruz.
UNESCO Dünya mirasını korumadığına göre iş yine vatandaşa düşüyor. Mimarlar ve arkeologlar 16 Temmuz’da TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin Karaköy’deki binasında yapılacak karşı foruma çağırıyor İstanbulluları.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Ara Güler Müzesi 5 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları