AKP Kurtuldu mu? AKP'den Kurtulduk mu?

23 Ağustos 2008 Cumartesi

İlk bakışta belki sözcük oyunu gibi de görülebilecek iki soruyu bir arada irdeleyip yanıtlamaya çalışalım…

Anayasa Mahkemesi’nin AKP için kapatma kararı vermemesi bu partinin kurtulduğu anlamına gelir mi?

Hukuk diliyle söylenecek olursa, AKP aklandı mı?

Kuşkusuz ki hayır.

11 yargıçtan 10’u bu partinin laiklik karşıtı girişimlerin ve eylemlerin odağında yer aldığına hükmetmiştir.

Bundan böyle AKP, yine hukuk diliyle söylenecek olursa, sabıkalı bir siyasal örgüttür…

Demek ki “kurtuldu” dememiz mümkün değil…

Fakat ilk soru yine de tam olarak yanıtlanmış olmuyor…

Kapatılmaktan kurtulan AKP, sabıkasına yol açan girişimlerini sürdürecek mi, sürdürmeyecek mi?

Bu soruyla birlikte de “AKP’den kurtulduk mu?” sorusu gündeme gelmekte ve yazının başlığını oluşturan iki soru birleşip bütünleşmektedir…

***

Anayasa Mahkemesi kararını, kararın arka planlarını ve her türden spekülasyona açık etkenlerini tartışmanın fazla bir anlamı yok.

Sonuçta 11 yargıçtan 10’unun mahkûmiyete hükmetmesi, 7 yargıcının kapatma kararı vermesinden daha az önemli değildir.

Ama anlayana…

Kapatılmaktan kurtulan AKP, siyasal yaşamını bundan böyle sabıkalı, şaibeli, hüküm giymiş bir parti olarak sürdürmek durumunda olduğunun bilincinde midir?

Bundan çok kuşkuluyum…

Başbakan ve AKP başkanı olan siyasetçinin mahkeme kararı sonrasındaki konuşmasında geçen “Atatürk”, “laiklik” gibi sözcükler, bu kişinin bütün siyasal kariyeri boyunca yaptığı konuşmalarda sarf ettiği sözcüklerle birlikte düşünüldüğünde, yapay, iğreti, zoraki, içtenliksiz kalmaktadır…

Başka türlü olmasını beklemek, safdillik, onun da ötesinde aymazlık olur…

***

Böyle bakıldığında, AKP’nin kurtulduğunu söylemek de pek yanlış sayılmayabilir…

Hazine’den birkaç trilyon eksik destek almak, “Yel kayadan ne alır” deyiminde dile getirildiği gibi, bu partinin dişindeki kıymık bile sayılamaz.

Saygı duymadıkları, önce saldırıp son birkaç zamanda “kerhen” saygı duyar göründükleri bir mahkeme tarafından mahkûm edilmeyi umursadıklarını düşünmek ise, yine en hafif deyimiyle safdilliktir.

AKP’nin ilk uygun zamanda Anayasa Mahkemesi üyeliklerine kendisine yakın kimseleri getireceğinden ya da bu yargı kurumunu büsbütün ortadan kaldırmak için elinden geleni yapacağından kendi payıma kuşku duymuyorum.

***

Bana kalırsa özet şudur:

AKP kurtulamamıştır…

Fakat kapatılmaktan kurtulmuş olmak bu partinin bugününe yeterlidir…

Bir süre temkinli davrandıktan sonra bildikleri yolda ilerlemeyi sürdüreceklerdir…

Başka türlü olması eşyanın doğasına aykırıdır.

AKP’nin gerçek anlamda kurtulamaması, başka bir deyişle de AKP’den kurtulmak, mahkeme kararlarıyla olmaz…

Daha da ileri giderek diyeceğim ki, Anayasa Mahkemesi’nin kararı kapatma da olsaydı, sadece bu karar bu partiden kurtulmaya yetmeyecekti…

AKP kısa sürede derlenip toparlanacak, belki daha da güçlenmiş olarak siyaset sahnesinde boy gösterecekti…

Öyleyse bu kısır döngüden kurtulmak için ne yapılabilir?

***

Tam bu noktada cumhuriyetçi güçlerin, gerçek demokratların, gerçek yurtseverlerin uyanıklığı, bilinçliliği, birlikteliği bir kez daha önem kazanmaktadır…

Her ne kadar kendini kurtulmuş gibi görüp göstermeye çalışsa da, yara almış, sabıkalanmış bu partinin eylemlerinden, söylemlerinden, girişimlerinden, gözler bir an bile ayrılmamalıdır…

Demagojilerine, yalanlarına, safsatalarına, tehditlerine pabuç bırakılmamalıdır…

Önümüzdeki yerel seçimlerde bu parti mutlaka, ama mutlaka geriletilmelidir…

Yaşamsal önemde bir hedeftir bu…

Yazımın başlığını oluşturan sorulara bir kez daha dönecek olursam, özetin özeti şu olabilir:

AKP kurtulmuş sayılamaz…

Ama AKP’den kurtulmuş değiliz…

Anayasa Mahkemesi kararı hiç kuşku yok ki demokrasi yönünde önemli bir kazanımdır…

Fakat bu demokratik kazanım, AKP’lilerin ve yandaşlarının zoraki yorumlarının tersine, partinin kapatılmasına hükmedilmediği için değil, suçluluğuna hükmedildiği içindir…

Şimdi ilk aşamada yapılması gereken ise, bu sabıkalı partinin önümüzdeki yerel seçimlerde yenilgiye uğratılması için verilmesi gereken mücadeleyi, Anayasa Mahkemesi’nin tarihsel önemdeki kararıyla hukuksal ve moral bakımdan şimdi daha güçlenmiş olarak, en büyük kararlılıkla ve mümkün olan en geniş birliktelik ve dayanışmayla sürdürmektir…

[email protected]

Faks: (0212) 343 72 64