Köşe Yazısı

A+ A-

CHP’nin ‘TAKSİM Manifestosu’

31 Temmuz 2016 Pazar

Bu sütunda ısrarla, “CHP DEMOKRASİ İÇİN, DEMOKRATİK OLARAK DİRENMELİDİR” derken tam da 24 Temmuz 2016 Taksim mitingi gibi bir eylem ve söylemi kastediyordum!

***

Kriz zamanlarında genellikle herkes bağırıp çağırır...
Galeyana gelmiş kalabalıkların bağırıp çağırmaları, toplumsal ve siyasal krizleri çok daha vahim noktalara taşıyabilir.
İşte örgütlerin, özellikle de siyasal partilerin ve siyasal liderlerin görevleri, işlevleri böyle anlarda hayati önem kazanır:
Demagog liderler, galeyana gelmiş kitleleri kendi amaçları ve hedefleri bağlamında istismar ederken, demokrat liderler, geniş kitlelere krizden çıkışın akılcı yollarını gösterir.

***

“CHP, Demokrasi için demokratik olarak direnmelidir” derken aklımda hep bir kitlesel miting ve bu mitingde açıklanacak bir “Demokrasi manifestosu” vardı:
CHP, 24 Temmuz Taksim mitingiyle bunu gerçekleştirmiş ve Türkiye’nin, en son “15 Temmuz kalkışması” ile derinleşen “Demokrasi krizi”nden nasıl çıkabileceğinin yollarını göstermiştir. Bu tarihsel manifestonun maddeleri üzerinde ayrıca duracağım:
1- 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış ama bombalar altında parlamento darbeyi püskürtmüştür. Bu girişimin sorumlularını kınıyor ve lanetliyoruz.
2- Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur.
3- Her türlü darbeye karşı çıkmak tüm demokratların demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman “Ne darbe, ne dikta, yaşasın tam demokrasi” demeliyiz.
4- Darbe girişimi, halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır.
5- Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin ne kadar yaşamsal olduğu, bir kez daha kanıtlanmıştır.
6- Bu darbe girişimi anayasada, yasama, yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin, demokrasideki denetleme işlevinin güvencesi olduğunu ortaya koymuştur.
7- Balyoz, Ergenekon gibi davalarda mağdur edilen insanların itibarlarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
8- Girişim, devlet yönetiminin liyakate dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında, bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz.
9- İnancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları, bu ülkenin meydanlarında özgürce gezebilmelidir. 15 Temmuz darbe girişimi, 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye darbe hukukundan arınmalıdır.
10- Devlet kinle, öfkeyle, önyargıyla yönetilmez. Girişimde bulunanlar, hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. İşkence, kötü muamele, tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Panik atak sandalyesi 17 Eylül 2019 Sal
Cumhuriyet davası ve Emre İper 15 Eylül 2019 Paz
Sosyal medyada hangi konular konuşuluyor? 13 Eylül 2019 Cum