Köşe Yazısı

A+ A-

CHP rejimin güvencesidir ama...

9 Ağustos 2016 Salı

TEK BİR KURTULUŞ REÇETESİ VAR:
Temel hak ve özgürlükleri, koşullar ne olursa olsun, daima, en umutsuz anlarda bile savunmak...
Demokrasiyi, Laikliği, Hukuk Devleti’ni
ve elbette Sosyal Devleti savunmaktan, doğruları anlatmaktan, elinizde iktidar gücü yokken, kimse sizi dinlemezken bile, bıkmamak, usanmamak, vazgeçmemek!

***

Anlı şanlı köşe yazarlarımızın yürek burkan sefaletini büyük bir hüzünle izliyorum:
“Gerçekçilik” adına, bütün güçleri elinde toplamış, yasama, yürütme ve yargıya hâkim olmuş, medyayı ve geniş kalabalıkları bütünüyle kontrol eder görünen iktidarın “merhametine” sığınmak, yapılabilecek hataların en büyüğüdür...
Demokrasi, iktidarların merhametiyle değil, temel hak ve özgürlükleri savunanların direnciyle kurulmuştur!

***

Nitekim 15 Temmuz kalkışması:
1) FETÖ-AKP iktidarı tarafından Silivri’de tarumar edilen TSK’nin, bütün saldırılara karşın, rejime sadık olan ana gövdesinin ve komuta kademesinin Demokrasiye olan bağlılığıyla”...
2) İktidarın ezdiği, yok etmeye çalıştığı ana akım medyanın varlığı ve “Demokrasi inancıyla”...
3) Başta CHP olmak kaydıyla bütün siyasal muhalefet partilerinin Demokratik rejime olan sadakatiyle”...
4) İktidarın her vesileyle karşı olduğunu belirttiği, sansürlediği, sınırladığı, kısıtladığı, başta Twitter olmak kaydıyla, Sosyal Medyanın fonksiyonel olarak ortaya koyduğu “Demokratik destekle”...
5) Ve elbette Türkiye’nin neredeyse 100 yıla varan “Çağdaşlaşma, demokratikleşme” sürecinin yarattığı bilinçle sokaklara dökülen halkla...
Püskürtülmüştür.

***

AKP’nin ve Erdoğan’ın, bu “Demokrasi zaferini” sadece ve yalnızca iktidara mal ederek, REJİMİ OTORİTERLİĞE GÖTÜRMESİNE asla ve asla izin verilmemelidir.
Hiç kuşku yok ki, sokaklara dökülüp göğsünü tanklara siper edenler arasında Erdoğan’a ve AKP’ye destek verenler çoktur, pek çoktur...
Hatta diyelim ki hepsi öyledir:
Acaba yukarda belirttiğim ilk 4 koşul olmasaydı, ve Türkiye son 100 yıllık çağdaşlaşma sürecini yaşamamış olsaydı, kimse sokaklara çıkar mıydı; çıksa da bir sonuç alabilir miydi?
İNSANLARI SOKAKLARA DÖKEN VE KALKIŞMAYI ÖNLEYEN GÜÇ TÜRKİYE’NİN “DEMOKRATİK ATMOSFERİDİR”!
Hiç kimse bunu tek bir kişiye veya tek bir partiye mal etmeye kalkmasın; çok yanılır ve Türkiye’yi yeni istikrarsızlıklara, yeni maceralara sürükler!

***

Şu anda Türkiye’de Demokrasi, tarih boyunca karşı karşıya kalmış olduğu 3 büyük klasik tehlikeyle boğuşmaktadır:
Dinci-Mezhepçi görüşler...
Irkçı-Milliyetçi görüşler...
Çoğunluğa dayalı demagojik diktatörlük eğilimleri...
İşte CHP’nin tarihsel görevi tam bu noktada ortaya çıkmaktadır:
Önce 10 maddelik Taksim Bildirgesi, sonra da 12 maddelik Yenikapı Bildirgesi ile belirtilen ilkeler çerçevesinde rejime sahip çıkmak, Demokrasiyi yukardaki bu 3 tehlikeye karşı da var gücüyle korumak!
Ve daha da önemlisi, bunu, bir bunalım zamanında Ana Muhalefet Partisi olmanın verdiği sorumluluk bilinciyle ve dinamizmiyle yapmak...
Aynen Taksim, Gündoğdu ve Yenikapı mitinglerinde olduğu gibi, demokrasi bilincini geniş kitlelerle paylaşmak!

Tümü Emre Kongar - Son yazıları

Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu’nun önlerindeki sınav! 25 Haziran 2019 Sal
Parti devletinin çöküşü 24 Haziran 2019 Pzt
Sandık başı için bir şiir! 23 Haziran 2019 Paz