Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Yiğit Arkadaşım: Seçkin Selvi!

17 Ağustos 2008 Pazar

Ne zamandır size ondan söz edeceğim ama fırsatları ha bire kaçırıyorum. Geçen yılın sonunda çeviri dünyasında, meslek yaşamında 50. yıldönümüydü. Halen editörlük görevini de sürdürdüğü Can Yayınları onun için bir 50. Yıl kutlamasıdüzenledi, tam sırası dedim.. ama yine başka konular araya girdi, onu yazamadım! (Ah ne kıskanıyorum her gün yazma fırsatı olanları!)

O, arkadaşım. Seçkin Selvi. Tiyatro eleştirmeni, çevirmen, yayımcı. Rivayet o ki, eğer dünya yazarlarını yalnız Türkçe okuyan biriyseniz ve evde bir kitaplığınız varsa, mutlak onu tanıyorsunuzdur; onun cümlelerini, sözcüklerini okumuşsunuzdur! Çünkü o kitapların birkaçını mutlak Seçkin Selvi çevirmiştir!

Benim ondan, onun çevirisinden okuduğum ilk kitap, 60lı yılların ikinci yarısında Herbert Marcuseün Tek Boyutlu İnsanadlı kitabıydı. O tarihlerde yalnız bizim ülkemizde değil, hem Avrupa hem de Amerika kıtalarındaki ülkelerde kapitalizme öfkelenen, komünizmin totaliter uygulamalarını sorgulayan her gencin koltuğunun altında bu kitap vardı! Herbert Marcuse, 68 kuşağının en önemli esin kaynağıydı. Türkiyede bu kitabı çeviren Seçkin Selviydi elbet! O zamanki imzası Seçkin Çağan.

Türkiyenin gelmiş geçmiş en usta oyun yazarlarından Sermet Çağanın eşiydi Seçkin. Ayak Bacak Fabrikası ve Savaş Oyunlarıfırtına gibi esmişti sahnelerimizde. Estiği her yerde de yurtiçinde, yurtdışında tüm ödülleri toplamıştı. Hep inanmışımdır ki, Sermet Çağanın 50 yaşında, kalpten o erken ölümü (sene 1970ti) Türk Tiyatrosunda giderilmesi olanaksız bir boşluk, bir eksiklik bırakmıştır.

Düşünen, yazan, emeği her şeyden çok yücelten insanlar için kabul edin ki ülkemiz bir cennet sayılamaz! 12 Mart faşizminden başlayarak baskılardan elbet Seçkin de nasibini aldı!

Hiç boyun eğmedi! Başını hep dimdik tuttu! En büyük güçlüklerde, en karanlık anlarda bile yılmadı! Zekâsı, çalışkanlığı, bitmez tükenmez enerjisi, dünyaya ve çevresine eleştirel bakışı, belki en önemlisi hiç yitirmediği mizah duygusuyla örnek oluşturdu.

Tiyatro 70”, “Edebiyat 81 gibi dergiler çıkarması.. Hiç bıkmadan usanmadan, ödün vermeden tiyatro eleştirisi yazması.. Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümünde, Müjdat Gezen Sanat Merkezinde öğretim görevlisi olarak tiyatro eleştirisi dersleri vermesi.. Zaman zaman köşe yazarlığı

Bunlar bir yana, bir de Jack Londondan James Baldwine, Marquezden İsabel Allendeye, Charlotte Bronteden Paul Austere; Lawrence Durellden Nadine Gordimere, hangi birini saysam ki.. 150yi aşkın kitap çevirisi Zengin ve keyifli bir Türkçeyle, dünya edebiyatını dil bilmeyenlere kazandırdı. Karınca çalışkanlığıyla, hani bir zamanlarınTercüme Bürosu gibi, adeta tek başına birÇeviri Bakanlığı işlevi gördü!

Türkiyede Tiyatro Eleştirmenler Birliğini kurduğumuz andan başlayarak (ah ne zor, ne sancılı olmuştur onu kurmak darbeler Türkiyesinde bir bilseniz!) Birliğin en çalışkan neferlerinden biri oldu Seçkin!

Şimdi durup dururken neden mi Seçkin Selviyi yazıyorum? Bir haftadır aklım fikrim yalnızca benim yiğit arkadaşımda ve en az annesi kadar yiğit ve azimli kızı Emine Çağanda da ondan! Emineye oyun oynayan bir kan pıhtısı, Amerikan Hastanesinde ameliyatla başarıyla bertaraf edildi. Şimdi Emine yeniden ayaklarına hükmedebilmek için çalışıyor!

İşte.. sonunda mutlak galip geleceğine inandığım bu savaşta Emineye ve annesi Seçkine, yalnız benim değil, birçok insanın da olumlu enerjisini, olumlu düşüncelerini ve sevgimizi iletmek için yazdım bu yazıyı!

www.zeyneporal.com

faks: 0 212 257 16 50

Tümü Zeynep Oral - Son yazıları

Göbeklitepe’de ilk konser 25 Nisan 2019 Per
Gevşemek Yok ! 21 Nisan 2019 Paz
Sayın bakalım, sayın... 18 Nisan 2019 Per