Darbe sonrası dönüm noktası

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Suriye’deki paylaşım savaşında dönüm noktası niteliğinde günlerden geçiyoruz. Bugüne dek “savaşın devamının garantörü” olmuş Türkiye, “yatağını değiştirmeye kalkıştığı derenin ortasında kalakalan, sürüklenip boğulacağını idrak edince at değiştirmeye çalışan” biri misali. Darbe girişimi denklemi temelinden değiştirdi. Ankara, tümden çökmüş Suriye politikasında ABD/Körfez hattını terk edip Rusya/İran ve dolaylı olarak Suriye hattına geçme alametleri sergiliyor. Moda tabirle “üst aklın” “bölge okumasında” başka hal çare görememesinden…

***

Önce sahadaki kilit askeri gelişmeler:
• Kürtlerin YPG’sinin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) 13 Ağustos’ta Mınbiç’i IŞİD’den temizledi. Afrin ve Kobane kantonlarının Türkiye’nin obüs menzili dışından el Bab ve el Rai hattı üzerinden birleşmesinin önü açıldı.
• Türkiye ve Körfez’in vekil güçleri Nusra Cephesi (nam-ı diğer Fetih el Şam) liderliğindeki cihatçıların Halep’te sıkıştıkları bölgede Suriye ordusu çemberini yarma girişimi işe yaramadı.
• Rusya, Hazar’dan attığı füzelere ek olarak Doğu Akdeniz’deki gemilerden IŞİD ve Nusra’yı vurmaya başladı.
• Rusya, İran anayasası hilafına tarihi bir gelişmeyle Hamedan üssünü kullanmaya başladı.

***

Uluslararası siyaset cephesi:
• Düşürülen uçak yüzünden Ankara ile kanlı bıçaklı Rusya, darbe girişimi öncesinde “cebine özrünü” koymuştu. Darbe girişimi sonrası “stratejik önem” hesabıyla tutum değiştirdi. Putin ile Erdoğan’ın 9 Ağustos temasında ekonomik ilişkiler için yol haritası konulurken siyasi ilişkilerin kilidi Suriye oldu.
• Erdoğan eylülden beri ara ara Esad’lı geçiş”e yeşil ışık yakmaktaydı. Rusya’nın araladığı kapıdan İran girdi. Cevad Zarif ile Mevlüt Çavuşoğlu’nun karşılıklı ziyaretleri ve İranlı bakanın “PKK, PJAK, PYD farklı değil” vurgusu işin özeti.
• Hal böyleyken ABD özel güçleri destekli SDG’nin bugüne kadar pek az sürtüşme yaşanan Haseke’de Suriye Ulusal Savunma Güçleri’ne (NDF) operasyona girişti. Suriye yantısız bırakmadı, ilk kez Kürt mevzilerini vurdu. “Ulusal güçlerin parçası” görülen PYD/YPG için ilk kez “PKK” atfı yaptı.
• ABD’den Kürtleri koruma vurgulu güçlü bir tutum yerine “karadaki askeri danışmanları korumakla” sınırlı ve “uçuşa yasak bölgenin hiçbir türünü içermediği” vurgulu açıklama eşliğinde hava devriyelerini artırma beyanı geldi. En azından şimdilik.

***

Görünen o ki, İran üzerinden bir uzlaşma kotarılıyor. Ön anlaşma Türkiye’nin Halep’te cihatçıları terk etmesi karşılığında sınır hattını sağlamlaştırması, hatta Kürt koridorunu tümden dağıtması bile olabilir. Başbakan Binali Yıldırım’ın yabancı medyaya “Suriye’nin toprak bütünlüğü” ve “etnik yapıya göre parçalanmaması” vurgulu sözleri durumun özeti: “Önümüzdeki 6 ay içinde Suriye konusunda Türkiye daha aktif bir rol oynayacak. Esad ile geçiş için oturulur, konuşulur yani suhulet içinde geçiş sağlanabilir. Suriye’nin geleceğinde PKK de DEAŞ da Esed de olmamalı diye düşünüyoruz. İstesek de istemesek de Esed bölgedeki aktörlerden biridir.”

***

Kimileri Şam’ın Haseke’yi vurarak Ankara’ya “birlikte çalışalım” mesajı verdiğini söylüyor. Dikkat çekici bir iddia Kürtlerin ABD’nin isteğiyle geniş operasyona girişecekken, Rus istihbaratı sayesinde Suriye uçaklarının bombardımana giriştiği. Rojava’daki Kürt kaynaklarıma “Neden şimdi NDF vuruldu” diye sorduğumda “Türkiye ile olası anlaşmaya karşı Şam’a mesaj vermek istediler” yanıtını aldım. Dolayısıyla Hmeymim Üssü’nden bir Rus heyetinin Kamışlı’ya gidip ateşkes çabalarına girişmesi önemli.

***

ABD, Suriye’de iki zıt temele dayanıyor. Türkiye üzerinden beslenen cihatçı gruplar ve Kürtler. Bölge ülkelerinin uzlaşması iki ayağı da bitirebilir. Peki faturanın en büyüğü kime çıkar? Olası sonuçları da çarşamba yazısında derinleştirmeye çalışalım.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

ABD’de darbe tehdidi 7 Eylül 2018
Zaharçenko darbesi 5 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları