Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Üç kültür insanının ardından...

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Geçtiğimiz hafta D-Marin Festivali’nde tarihi Zürih Tonehalle Orkestrası’nı dinledim. 1868’den beri sürdürdüğü geleneğiyle derin bir müzik kültürüne sahip, olgun bir topluluk. Fransız şef Lionel Bringuier (d.1986) dünyanın dört bir yanında yönettiği orkestraları, ilk kez yaşama kavuşturduğu yapıtları; DG, Errato ve DECCA’dan piyasaya çıkan kayıtları ve halen sanat yönetmeni olduğu efsane topluluk Zürih Tonehalle orkestrasına getirdiği yeni heyecanla adından çok söz ettirmekte. Schumann’ın 4. ve Dvorak’ın 8. Senfonilerinde orkestranın görkemini ince ayrıntılarla ortaya çıkardı. İki konserdeki iki parlak soliste eşliği son derece dikkatli ve uyumluydu: Çellist Gautier Capuçon ve kemancı Patricia Kopatchinskaja bu iki konserin heyecan verici solistleriydi. Her birisi kendi güçlü tekniğine göre seçtiği eserlerle, (Dvorak’ın çello ve Çaykovski’nin keman konçertosu) kendi tamperemanını sergiledi. Açık hava konserlerinin ses düzeni ve nem sorunları dışında bu iki konser 2016 D-Marin festivalinin başarılı anıları olarak belleklerde kaldı.

Mehmet Başman
Ankara’da klasik müziğe büyük hizmetler veren Sevda Cenap And Müzik Vakfı’nın kurucu ve başkanı, değerli aydınımız Mehmet Başman’ı yitirdik. Galatasaray Lisesi, İTÜ Makine Fakültesi’nden mezun olmuş.1988 yılından beri aile şirketleri olan Kavaklıdere Şarapları A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı’ydı. Gerek ailesinden ve temel eğitiminden gelen görgü ve sağlam kültürle, gerekse Anadolu’da ve dünyanın önemli merkezlerinde bulunduğu görevlerle, geniş bir vizyonu olan, seçkin bir aydınımızdı. Toplumumuzun giderek kabasabalaşması onun da canını çok acıtıyordu. Ankara Müzik Festivali’ni sürdürmeye çalışıyor, genç yeteneklerimizin kendilerini tanıtacağı platformlar yaratıyor, genç orkestracılara destek oluyordu. MEB Şûra Salonu’nun yenilenmesi için büyük çabalar harcamıştı. Eşi Sevgi Hanım’la her yıl Ankara Festivali’ne ve Altın Onur Madalyası törenlerine sahip çıkmaları, onların görgülü geleneğinin bir parçasıydı.

Kaya Özsezgin
Değerli sanat yazarı ve öğretim üyesi Kaya Özsezgin (d.1938)’i de beyin kanaması sonucu Aydın’da yitirdik. 20’den fazla kitabı, gazete ve dergi yazıları, televizyon programları ve yetiştirdiği öğrencilerle seçkinleşmiş bir aydınımızdı. Çağdaş Türk resmi kadar, Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi gibi tarihi biyografik kitapları da vardır.

Sedat Pakay
Bilmem Sedat Pakay’ı ne kadar tanırsınız! Çağımızın değerli bir fotoğraf sanatçısı ve film yapımcısıydı. 1945’te İstanbulda doğmuş, Robert Kolej’de okumuş, Amerika’da Yale Sanat Okulu’nun efsane hocalarından, fotografçı Walker Evans’ın öğrencisi olmuş, 1968’de master derecesini tamamlamıştı. Genç yaşında hızla ünlendi ve dergi fotoğrafçısı olarak Holiday, New York ve Esquire gibi yayınlarda yer aldı. 1967’den beri süre gelen projelerinden birisi, değişik sanat dallarındaki ünlülerin resimlerini bir hikâye bağlamında çekmekti. Andy Warhol, Gordon Parks, Mark Rothko, James Baldwin, gibi. Fotoğrafları çok önemli müzelerin koleksiyonunda yer aldı: Museum of Modern Art (N.Y.), Smithsonian ve Getty gibi. Ayrıca belgesel filimleri de PBS gibi Amerika’nın önemli kanallarında yayımlandı. Ayla Erduran da, gençlik yıllarında öykü-fotoğraf dizilerinde onun kahramanı olmuştu. “Ayla’yı Dinler misiniz?” başlıklı kitabımın kapağındaki fotoğraf da Sedat’a aittir. Değerli arkadaşımız Sedat, 20 Ağustos’ta Hudson, New York’taki evinde öldü.

Tümü Evin İlyasoğlu - Son yazıları

Genç müzikçilere fırsatlar 12 Eylül 2018 Çar
Leyla Gencer’in kraliçeleri 5 Eylül 2018 Çar
Gürgün Hanım 29 Ağustos 2018 Çar