Köşe Yazısı

A+ A-
Hakan Kara

Uzaydan gizemli sinyal

4 Eylül 2016 Pazar

Haber heyecan yarattı. “Uzaydan mesaj var” başlığını attı bazı siteler.
Rusya’daki RATAN600 radyo teleskobu geçen yıl yakalamış sinyali. Bize bir yıl sonra açıklıyorlar.
NASA’nın “Dünya Dışı Akıllı Yaşam Araştırması” (SETI) programındaki uzmanlar, sinyalin dünyaya 94 ışık yılı uzaklıktaki HD164595 yıldızının yakınından geldiğini belirlemişler.
Bilim insanları sinyalin “kozmik bir olaydan kaynaklandığını” düşünüyorlar.
Ancak sinyalin saatlerce sürmesi ve belli bir frekansla tekrarlanması da kuşku yaratmış.
Şimdi dünyanın bütün kulakları, HD164595’e yönelmiş durumda.
Keşfin Meksika’da 27 Eylül’de düzenlenecek
67. Uluslararası Uzay Kongresi’nde tartışmalara neden olacağı söyleniyor.
Dünya dışı yaşam konusunda araştırmalar yapan METI International’ın Başkanı Astronom Douglas Vacoch, “Önemli bir keşif” diyor, “Çünkü sinyal Güneş’e benzeyen bir yıldızın yakınlarından geliyor. Ve eğer yapaysa, insanoğlundan çok daha gelişmiş bir uygarlık tarafından üretilebilecek derecede güçlü bir sinyal”.
Bazıları, “Kardaşev 2” seviyesinde bir uygarlığın ancak bu derece güçlü bir sinyal gönderebileceğini söylüyor. Dünyadan bin yıl daha ileride bir uygarlıktan söz ediyorlar.
Şimdi ne olacak?
Öncelikle bu sinyallerin kaynağı iyice araştırılacak. Sinyalin yapay olduğu saptanırsa, dünyada büyük bir tartışma başlayacak.
Aslına bakarsanız, internet sitelerinde tartışma başlamış bile. “Bu sinyale karşılık verecek miyiz” diye sormuş biri. Hemen ardından eklemiş:
“Eğer karşılık verirsek, bizden çok daha gelişmiş bir uygarlığa yerimizi belli etmiş olacağız. Bunun sonuçlarını düşünebiliyor musunuz?”
Sonra uzaylıların bize yapabileceklerini sıralamış: “Bizi köleleştirirler, sömürürler, karşı çıkanları öldürürler, doğal kaynaklarımıza el koyarlar...”
Bir başkası ona şöyle bir yanıt vermiş:
“Beyaz adam Amerika’yı işgal ettiğinde yerlilere yapılanlar tam olarak bunlardı. Sonra Afrikalılara yapılanlar... Milyonlarca Afrikalıyı zorla Amerika’ya götürdüler, köle olarak sattılar. Topraklarındaki bütün değerli madenlere el koydular. Afrika’nın bugünkü halinden kim sorumlu zannediyorsunuz.”
Tartışmayı izleyenlerden birinin yorumu dikkatimi çekiyor:
“Uzaylılardan korkuyoruz. Çünkü onların bizler gibi olmasından endişe ediyoruz. Umarım uzaylılar insanlar gibi değildir.”

***

Bertolt Brecht’in “Köpekbalıkları İnsan Olsaydı” öyküsünü anımsadım birden. Öyküyü okuduktan sonra “İyi ki köpekbalıkları insan olmamışlar” diye düşünmüştüm. Bize saldırgan ve acımasız diye tanıtılan köpekbalıkları, insanla karşılaştırılınca aslında ne kadar da masum.
Tarih boyunca insanın insana yaptıkları ortada. Fakat insanın diğer canlı türlerine yaptıkları çok daha korkunç.
Canlı türlerini yok ediyoruz. Yiyebildiklerimizi yiyoruz. Yiyemediklerimizi öldürüyoruz. Yaşam alanlarına el koyuyoruz. Doğayı hızla tükettiğimiz yetmiyormuş gibi bir de atıklarımızla kirletiyoruz.
Ne diyordu Alman Ekolog Vetters:
“Bir kanser hücresine, gerçekleştirdiği eylemin aslında kendi sonunu hazırladığını anlatamazsınız.”
Peki insanlık, diğer güneş sistemlerine gidebilecek teknolojik seviyeye ulaşırsa ne olur sizce? Metastaz?

Tümü Hakan Kara - Son yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018 Paz
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018 Paz
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018 Paz