Aydın Engin

Sus, terbiyesiz Şulz

16 Kasım 2016 Çarşamba

Galiba bir eşik aşıldı.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önceki gün “Milli Tarım Buluşması”ndaki konuşmasından söz ediyorum.
Milli Tarım ne demekse, gayri milli tarım nasıl olacaksa” gibi sorulardan koskoca ve keyifli bir Tırmık çıkarmak mümkün.
Ama artık bunun önemi yok.
Önemli olan orada yapılan konuşma. Cumhurbaşkanı (Evet, cumhurbaşkanı. Devletin en tepesi) Erdoğan, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’un (Başlıkta da gördüğünüz gibi “Şulz” ya da “Şultz) okunuyor) Türkiye’de idam cezası yeniden getirilirse AB’ye katılım müzakerelerinin durdurulabileceğine ilişkin sözlerine; ardından da evrensel demokrasi ölçütlerine ve basın özgürlüğüne ilişkin tutum devam ederse “Yaptırım uygulanabilir” demecine fena halde öfkelenmiş.
Sanırım siz de dinlediniz. Dinlemeyenler için o can alıcı cümleyi aktaracağım:
Kimsin sen ya, kimsin? Orada bir parlamentonun başkanı, nesin sen? Şu terbiyesize bak ya,‘Yaptırım uygularız’ diyor. Ya senin her yerin yaptırım olsa ne yazar.”

***

Bu bir eşik aşılmasıdır.
Şimdi artık bizim Arabacılar Kahvesi’nin hiç eksik olmayan siyaset sohbetlerinde atış serbesttir.
“Sus lan terbiyesiz Şulz...”
“Bize hareket yapma lan!..”
“Ulan Şulz sana bir kafa atarım, duvara yapışırsın, kazımakla çıkaramazlar dümbük...”
“Kimsin lan sen şerefsiz! Kapa çeneni, yoksa oyarım seni...”
“Susturun lan şu Alaman gâvurunu...”
Falan filan...

***

Martin Schulz, Federal Almanya’da sayıları epey azalmış “sahici sosyal demokrat”lardan bir siyasetçi. Büyük olasılıkla önümüzdeki parlamento seçimlerinde Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) başbakan adayı olarak Hıristiyan Demokrat Angela Merkel’in karşısına çıkacak. Epey yıpranan Merkel seçimi kaybeder ve Almanya yine ve yeni bir Sosyal Demokrat Parti iktidarı görürse pek şaşırılmayacak. O iktidarın başbakanı da belki de Martin Schulz olacak.
Hani şu “terbiyesiz” Martin Schulz.

***

Besbelli ki AKP iktidarı, Tayyip Erdoğan kaptanlığında Türkiye’nin eksenini tümüyle (biraz değil tümüyle) değiştiriyor. Türkiye yüzünü AB’den “Körfez”e çeviriyor. Hani Katar Emirliği’nin, Suudi Arabistan Krallığı’nın borusunun öttüğü Körfez’e...
O yüzden Cumhurbaşkanı’nın Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’a “Terbiyesiz bak ya! Nesin sen!” diye seslenmesini “Devlet adamının bir üslubu vardır. Diplomasinin yazılı olmayan kuralları vardır. Böyle konuşulur mu hiç” gibi biçimsel eleştirilere konu etmeyi bir yana bırakmak gerek.
Türkiye sırtını Batı’ya yüzünü Körfez’e çeviriyor. Ikinci Mahmut döneminden bu yana imparatorluğun ve 1923’ten bu yana Cumhuriyet’in sürdürdüğü “eksen” değiştiriliyor. Hem de 180 derece...
Üstünde uzun uzun düşünmemiz gereken ana soru bence bu!..  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

25 ay 13 gün sonra 16 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları