Köşe Yazısı

A+ A-

Ey Seçmen Kardeşim...

22 Aralık 2016 Perşembe

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan tasarı ile tekliflerin genel ve madde gerekçelerine oldum bittim hayranlığımı okurlarım yakından bilmektedir.
Hatta “Yasa maddeleri yerine madde gerekçeleri uygulansa Türkiye dünyanın en demokrat ülkesi olur” demişliğim bile vardır.
Aynı hayranlığı Cumhurbaşkanlık devrimi (!) yapmayı öngören anayasa değişiklik önerisini okurken ne yazık ki yaşayamadım.
Hatta, kuşkuya düşmedim de değil.“Öneriyi hukukçular mı, ekonomiciler mi hazırladı” sorusu kafama takılıverdi.
Hem yedek milletvekilliği getiriliyor, hem de asıl milletvekilliği boşalırsa yerine yedek milletvekilinin “İKAME edileceği” vurgulanıyor.
Sanırım ikame sözcüğünün insanlar için ilk kez kullanıldığına tanık oluyoruz.
Orhan Hançerlioğlu, Ekonomi Sözlüğü’nde “ikame” için şöyle diyor: “Bir malın yerine başka bir malı koyma. Arapçadır. İkame ilkesi gerek satış, gerek alış bakımından ekonomide çok önemlidir.......”
Türk Dil Kurumu da Büyük Türkçe Sözlük’ünde eskimiş bulduğu sözcük için şu karşılıkları veriyor: “1. Yerine koyma, yerine kullanma, 2. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma, 3. Ortaya koyma, 4. Yerine konulan, yerine geçen.”
Nesneler ve mallar için kullanılırken, anayasa önerisinde ilk kez insan için kullanılmaya başlanması dikkat çekici.
“Acaba önerenler de yedek milletvekillerini eşya gibi mi görüyor” sorusuna yanıt aramak gerekiyor...

***

Öneri tam bir karmaşa göstergesi. Hem başkanlık rejimine geçiliyor, hem de parlamenter sistemin güçlendirildiğinden söz ediliyor. Hangisi doğru. Eğer ikisi de doğruysa tam bir ucube (garip, şaşılacak şey) rejim.
Öneriyi hazırlayanlar, alçakgönüllülük yapıp anayasanın “İdarenin kuruluşu” bölümündeki maddelerin çoğunu yerinde bırakır gibi görünüp “merkezi idare” bölümüne yüklenmişler.
Anayasanın 126’ncı maddesindeki “Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla düzenlenir” hükmünü “Merkezi İdare kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşlarının; kuruluş görev, yetki ve sorumlulukları Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir” diye değiştirmişler. Öteki kurum ve kuruluşların yasalarının kimi bölümleri OHAL’den yararlanılıp kararnamelerle değiştirilmişti zaten.
Bakanlıkların artırılması ve azaltılması, görev ve yetkilerini belirleme yetkisi başkana bırakılmış.
Milletvekili sayısı artacak ama yasa yapma ve denetleme yetkileri kuşa döndürülecek. TBMM Başkanı’nın da pabucu dama atılıyor. Çünkü cumhurbaşkanına vekâlet edemeyecek. Parlamenter sistemde böylece güçlendirilmiş olacak.(!)
Olağanüstü hal yeniden düzenleniyor. Madde gerekçesinde yapılacaklar savunuluyor ama Cumhurbaşkanı ilan edince sürenin 6 aya çıkacağı, her uzatmanın da 4 ay olacağı nedense gerekçede yer almıyor...

***

Ey seçmen kardeşim.
Köyünden, kasabandan yola çıkıp derdine çözüm bulmak için Ankara’ya gelip milletvekilini bulursun ya. O da seni misafir eder, Meclis Lokantası’nda ağırlar, önüne düşüp bakanlıklara, genel müdürlüklere götürür ya.
Rejim değişirse umutların hayale dönüşecek gibi görünüyor.
Her sorunu Cumhur-Başkan’ın çözeceği bir ortamda milletvekilini dinleyen olur mu diye bir düşün istersen...

***

Rejim değişikliği önerisi (ne kadar gizlenmeye çalışılırsa çalışılsın) daha çok su kaldıracağa benzer.
Özellikle de 32 ay sonra yürürlüğe girecek değişikliğin yapılmasının 4 aya sığdırılması telaşı yaşanırken...