Arzu Süzmen

New York Moda Haftası'nda direniş ruhu

20 Şubat 2017 Pazartesi

Sonbahar/Kış 2017-2018 koleksiyonlarının sunulduğu New York Moda Haftası, 9 Şubat- 17 Şubat arasında gerçekleştirildi. Sekiz gün süren moda haftasının en önemli özelliği, içinde bulunulan kaotik politik havanın sokaklardan defilelere kadar etkisini hissettirmesiydi.

New York Moda Haftası'nı tişörtlerde kullanılan sloganlardan model seçiminlerine ve defilelerde çalan müziklere kadar "protesto ruhu" sardı. ABD Başkanı Donald Trump'ın ırkçı söylemleri ve kadınlara yönelik seksist yaklaşımlar protesto konularının başında geliyordu.

Sezonun modası: aktivizim

New York Moda Haftası'nda en etkin olarak görülen trendin "aktivizm" olduğunu söylemek mümkün. Moda trendlerini belirleyen en önemli etkinliklerden olan New York Moda Haftası, bu kez moda tasarımcıları ve markaların sosyal ve politik konularda duruşlarını sergilediği bir podyuma dönüştü.

Collina Strada markasının tasarımcısı Hillary Taymour, özellikle Donald Trump'ın ABD'ye girişini yasakladığı Müslüman ülkelerinden model seçme isteğiyle yola çıkarak, farklı etnik gruplardan, inanç ve ideolojilerden modellerle çalıştı.

Public School: Trump karşıtı duruş

Public School markasının kreatif direktörleri Dao-Yi Chow ve Maxwell Osborne, üzerlerinde "Amerika'yı New York Yapacağız” yazan kırmızı şapkalarla Donald Trump'ın seçim döneminde başından eksik etmediği "Amerika'yı Yeniden Güçlü Kılacağız" sloganlı şapkasına gönderme yaptı.

 

 

 

 

 

 

 

Tasarımcıların bir anlamda Trump'la "kafa bulduğu" da söylenebilir.

Prabal Gurung: Erkek arkadaşım bir feminist

Nepal asıllı Amerikalı u¨nlu¨ modacı Prabal Gurung, New York Moda Haftası'nda politik mesajlar içeren tişörtlere yer verdi. New York'taki kadın yürüyüşünden ilham alan Gurung, politik mesajlar veren tişörtler tasarlama sebebini CNN'e şöyle açıkladı,"Yaşadığımız bu dönemde sorumluluklarımızı sorgulamalı ve muhakkak bir tavır almalıyız."

John Lennon'ın efsanevi "imagine" şarkısı eşliğinde podyuma çıkan modellerin üzerinde tasarımcının tavrını yansıtan şu sloganlar yer aldı: "Ben bir göçmenim," "aşk direnmektir," "duvarları yıkın," bir hayalim var," susmayacağız."

Tasarımlarında ABD'de kadınlara oy hakkı tanınması için verilen mücadelenin öncü isimlerinden olan Susan Brownell Anthony'nin konuşmalarından sözlere de yer veren Gurung, defilenin sonunda podyuma “işte bir feminist böyle görünür” yazılı tişörtüyle çıktı.

 Alice + Olivia: Değişimi başlat

Alice + Olivia markası, mesajını gümüş pırıltılı pantolon-ceket takımın içindeki beyaz tişörtte verdi: “Dünyada görmek istediğin değişimi kendinde başlat" 

Markanın kreatif direktörü Stacey Bendet, “Benim için durum politika ve hangi tarafı desteklediğinden çok, dünyada görmek istediğin değişimleri hayata taşımakla ilgili" diye konuştu. 

Arka planda "tüm insanların barış içinde yaşadığını hayal et" sözleriyle "imagine" çalarken, moda dünyası bir müddet daha sosyal ve politik mesajlar vermeye ve protestolarını tasarımlar aracılığıyla dile getirmeye devam edecek gibi görünüyor.

 

 

 


 

 


Yazarın Son Yazıları

Korku Filmi Gibi 15 Nisan 2019
2018'in moda anları 24 Aralık 2018
Protestonun rengi 18 Aralık 2018
First Lady Modası 23 Ocak 2017