Bağış Erten

Bildiği yanıldığına yetmiyor

01 Mart 2017 Çarşamba

Garip bir dil Türkçe. Bunu her gün deneyimliyoruz zaten. Ama gün geçmiyor ki bize yeni bir cambazlığını göstermesin. Acaba dünyadaki hangi dilde, bir kelimeyi kullandığınızda aslında tam aksini ima ediyor olabilirsiniz ki? İyi ifade edemedim. Çünkü hakikaten anlatması zor ve çok saçma. Neden mi bahsediyorum? Diyalogla anlatayım.
Şu kitabı okudun mu?
Ha biliyorum onu. Ama okumadım daha.
(E o zaman nasıl biliyorsun?!.)
Şu filmi izledin mi?
Biliyorum biliyorum, bu hafta izleyeceğim.
(İzlemediysen nesini bileceksin?!.)
Aslında konuşma dilinin bir azizliği diye geçebiliriz, ama değil. Yaygın bir ruh hali bu. Biz okumadan, seyretmeden, görmeden, dinlemeden pek çok şeyi ‘biliyoruz’. Hakkında kelam etmemize yarayacak iki kelime duysak yeter onu ‘bilmemiz’ için. Sen kabasını ver, biz devamını getiririz. Bunun sadece bir Türkçe sorunu olmadığının farkındayız değil mi?
Geçenlerde bir haber düştü internete. Eski Antalyasporlu futbolcu Serge Djiehoua bir web sitesine verdiği röportajda (Uğur Sever- Kramponlu Pisagor) “Rize zannettim, Cizre çıktı” diye bir ifade kullanıyor. Cevap komik, konu gerçekten ilginç. Adamcağız transfer görüşmelerinde yanlış anlamış! Buraya kadar sorun yok. İlgi çekici olduğu da kesin. Ama referans verilen röportajı okuduğunuzda dahasının da olduğunu anlıyorsunuz. Meğer tam da Kobane olayları sırasında oradaymış Fildişi Sahilli oyuncu. Peki, kim bu Djiehoua? Şimdi nerede? O zaman neler olmuş? Merak eden, bu haber pasını alıp devamını getiren bir muhabir yok. Genç bir arkadaşımız ne güzel bir konu yakalamış, koymuş sitesine. Ama devamı lazım. Siyahi oyuncunun Türkiye’de gezmediği bölge yok. Antalya, Bolu, Cizre, Ödemiş, Iğdır, Yozgat görüp Trakya’ya gelmiş. Okey oynarken fotoğrafları var. “Kobane sırasında çok korktum” diyor. Ama kim umursar ki? Çorlu İstanbul merkezli gazetelere neredeyse yarım saat. Olsun, “biliyoruz” biz Djiehoua’yı. Hani şu Antalya’dayken Kewell’ın adalelerinden korktuğu adam!

Buz hokeyi mi!
Başka bir haber: Avrupa Gençlik Olimpik Kış Festivali’nde Buz Hokeyi Genç Milli Takımı, Rusya’ya 42-0 yenilmiş! Kızılca kıyamet kopuyor! “Vay efendim, olacak şey değil.” “Hiç çıkmayaydınız.” Koca koca haber siteleri bu gençlerin isimlerini teker teker veriyor. Sosyal medya sallanıyor... Tamam, kabul; üzerine lakırdı edilebilecek, hatta tiye alınabilecek bir skor. Ama ne kadar biliyoruz buz hokeyini? Bu çocukların durumunu?.. Organizasyonu?.. O kadar az şey var ki dimağımızda, haberi yapanlar bile sonunda bu oyun nasıl oynanır, anlatıyor! Fakat bu kadarı yeter bize. Biz ‘biliriz’ ve yapıştırırız: “Böyle saçmalık olmaz!” Federasyon Başkanı açıklamalar yapıyor, verdiği bilgiler çarpıcı: Oyuncular ilk kez bir araya gelmiş, daha yolun başındalar. Rusya’da lisanslı buz hokeyci sayısı bizimkinin 150 katı. Bizdeki sporcu sayısı kadar adamların buz pisti var. Ama nafile! Sosyal medyada ‘dalga boyu’ çığ gibi büyüyor.
Leicester’ın peri masalını yazan adam Ranieri kovulmuş! Ayrılırken söylediklerini duydun mu?
Ha biliyorum. O da kötü transfer yapmıştı. Takıma da diş geçiremiyormuş.
Aykut Kocaman’ın açıklamasını dinledin mi?
Evet evet, biliyorum. Duyduğuma göre yönetimle referandum açıklamaları yüzünden papaz olmuşlar!
Tudor daha önce PAOK’ta da benzer bir futbol oynatıyormuş.
Biliyorum, ama hiç izlemedim.
Ne biliyorsun yahu? Ne araştırdın? Ne okudun? ‘Aşinalığın’ olabilir. ‘İşitmiş’ olabilirsin. ‘Kulağına çalınmıştır.’ Ama bilmiyorsun! Ve bilmeden kanaat geliştiriyorsun! Bir bak, bir kurcala, azıcık tıkla; n’olursun!
Oysa gerek yok bunlara değil mi? Biz gene geliyoruz büyükannemin lafına: “Bildiğimiz yanıldığımıza yetmiyor.”
NOT: Bu yazıyı aslında 1 Şubat’ta yazdığım, başlığı “Yerli ve milli sporumuz: Ahkâm” olan yazının devamı olarak okuyabilirsiniz. Koyun ikisini defansa, nefis tandem oynarlar.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bu sezon o sezon değil 2 Eylül 2018
Herkes biliyor 29 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları