Sen misin 42 Bin Dolara Tatil Yapan?

27 Ağustos 2008 Çarşamba

İngiliz Muhafazakâr Partisinin lideri David Cameronun Göcek kıyılarında yaptığı bir haftalık mavi yolculuğun faturasının yüklü olması (42 bin ABD Doları), ilk genel seçimlerde iktidara gelme olasılığı bulanan genç politikacıya sert eleştiriler yöneltilmesine neden olmuş.

Haberi, AKP yandaşı bir gazetemizde, Starda okudum.

Gazetemiz, İngiliz halkının kendi beytülmalı üzerindeki duyarlılığından, bizim kamuoyumuzun da habersiz kalmamasını istediği için olmalı, geleceğin başbakan adayının beş yıldızlı çok lüks bir yat ile Göceke uzanması ile ilgili haberini birinci sayfasından ve sürmanşetten vermiş.

İngiliz ana muhalefetinin liderinin birkaç hafta önce, sayfiye yerlerinden Cornwallda eşi ile birlikte tatil yapmasına karşın; kısa bir aradan sonra Fethiye kıyılarında da bayrak göstermesinin gideri olduğu bildirilen o 42 bin doları, Star gazetesinin alıntı yaptığı İngiliz medyası nasıl elde edebilir? Haberde bu konuda bir ayrıntı bulunmuyor.

Teselli ödünü gibi mi?

Bizim hem Cumhurbaşkanımız, hem Başbakanımızın, tıpkı Davit Cameron gibi, eşleri ve yakın dostları ile birlikte aynı kıyılarda ve aşağı yukarı aynı tarihlerde tatile çıktıklarını bilen; ama o tatil için hangi kaynaktan ve ne kadar para harcandığını bir türlü öğrenemeyen kendi kamuoyumuz için, geleceğin İngiliz Başbakanının yaptığı harcamayı bir teselli ödünü gibi mi algılayacağız?

İngilterenin gelecekteki başbakan adayının, bir haftalık tatil için ne kadar para harcamış olduğunu öğrenebiliyoruz ama; bizim bugünkü liderlerimizin bu ağustos ayında gerçekleştirdikleri tatilin maliyeti hakkında bilgi olanağımız yok.

Dahası, David Cameronun bizim kıyılarımıza bıraktığı o 42 bin doları, kendisinin dışında bir başka kişinin ödemiş olma olasılığının hemen hemen imkânsız olduğunu söylemek de yanlış olmayacak sanırım.

İngiltere gibi, politikacıların başka ve bilinmeyen kaynaklar tarafından finanse edilmesi durumunda kıyametlerin koparılacağı bilinen bir ülkede, müstakbel başbakanın böyle bir skandalı göze almış olması Anglosakson mantığının sınırları dışında olmalı.

Bilinmeyenler denklemi...

Bizim Cumhurbaşkanımız ile Başbakanımızın, tatillerini ilginç bir rastlantı ile Tamimcenin yat ve otelinde geçirdiklerini öğrenebiliyoruz da, günlük yaşama dönerken, bu kişinin sahip olduğu tesisin kasasına kaç para ödedikleri konusunda bilgisiz kalmış olmaktan sakınca duymuyoruz.

Dahası, Sayın Gül ile Sayın Erdoğanın ellerini ceplerine atarak yaptıkları bir ödeme olup olmadığını ve varsa faturaların kimlere kesildiğini de bilmiyoruz.

Onlar, öyle anlaşılıyor ki, birer devlet sırrı gibi gizli kalacaklar. Ya da Tamimcenin otelinde boy gösteren Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistanlı irili ufaklı politikacılara yönelik kuşkular gibi, ilgili kuruluşun avantacılara ödenenler.. hesabında yer alacaktır.

Yeri gelmişken, Fettah Tamimcenin ünlü otelinde kalan saygın konukları ziyaret için gidenlere bile, kendilerini karşılayan halkla ilişkiler görevlilerinin Süreniz sadece yarım saattir: Onun dışındaki her yarım saat için 150 Avro ödemeniz, ya da bu paranın ziyaret ettiğiniz kişinin hesabına işleneceğini bilmeniz gerekir uyarısında bulunulduğunu da söylemeliyim.

Ben, o tür bir ziyaret yapan bir yakınımın yalancısıyım ve ondan öğrendim ki bir bardak su için 3 YTL alınan otelde, her odaya her sabah bedava bırakılan Zaman gazetesi sayesinde, yurt ve dünya haberlerini izleyebilmek için beş kuruş bile harcamaya gerek olmuyormuş.

Faks: 0 216 302 82 08 

E-Posta: [email protected]