‘Po Pooo Popolin Popolin Popoya!’

27 Ağustos 2008 Çarşamba

Nereden nereye? 16 Haziranda Türk Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Araç Rusya Federasyonu Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bir yıl önce atanan Oramiral Vladimir Visoçkiyi Ankarada po pooo popolin popolin popolin popoya diye başlayan ünlü Rus şarkısı Kalinkaya ile karşıladı. Rus amiral, NATO üyesi Türkiyenin Gölcükteki deniz üssünde incelemelerde de bulundu.

Rus Donanma Sözcüsü İgor Digalo, Ziyaretin hedefinde, Karadenizde Rus ve Türk deniz kuvvetlerinin daha etkin işbirliği içinde olmaları için yapılması gerekenlerin yattığını açıkladı!

***

Nereden nereye? Amerikan 6. Filosu Akdenizi mesken tutunca SSCB de 60ların başında önce iki savaş gemisini Boğazlardan geçirip sıcak Akdeniz sularına gönderdi. 60lı yılları 70’li yıllar izledi. Neredeyse günaşırı Sovyet gemileri Boğazlardan bir aşağı bir yukarı geçer oldular.

Trafik yoğunlaşınca, İstanbul Boğazında şafak röntgencilerinin ya da şafak casuslarının sayıları da arttıkça arttı. Yabancı konsoloslukların, yabancı haber ajanslarının görevlileri de gün ağarmadan kalkıp sabahın köründe Boğazdan geçecek Sovyet savaş gemilerinin ikili üçlü resmi geçitlerini, teleskopik dürbünleri ile, kameraları ile saptar olmuşlardı.

Montrö Sözleşmesine göre savaş gemileri Boğazlardan gün ağardıktan sonra ve denizaltıları da su üstünden geçmek zorundalar. Röntgenciler, bu gemilerin dolu mu, boş mu olduklarını su batmanlarına göre ya da gidişle dönüşleri arasındaki farkları da saptamak durumundaydılar. Dışişleri Bakanlığı, Montrö Sözleşmesine göre, bu geçişleri sözleşmeye taraf ülkelere önceden bildiriyordu. Ama Montröye taraf olmayan ABDnin İstanbuldaki konsolosluğun istihbaratçıları şafak röntgenciliği görevini de yüklenmek zorunda kalmışlardı. Sözleşmeye taraf olanlar da Sovyet gemilerinin yükü ve silah donanımlarına ilgi duydukları için röntgencilik yapmak zorundaydılar.

Moskova, Akdenizdeki donanmasına bir üs ve bir de demirleme yeri bulmuştu. Üs Suriye, demirleme yeri ise NATO üyesi Yunanistanın Girit Adası yakınındaki Antikitira Adasının karasuları dışında kalan yüksek kayalıklar idi.

***

Nereden nereye? SSCB dağılınca Sovyet savaş gemileri yine Karadenizden gelip Boğazlardan geçerek Egeye indiler. Bu kez, ortalığı titreten bu savaş gemileri silahları sökülmüş olarak ve römorklarla çekilerek Aliağaya gemi söküm tersanelerine getirilerek hurda demir ve jilet oldular. Aliağa, Karadenizin ve Akdenizin en önemli gemi söküm üssü oldu.

***

Nereden nereye? O tarihlerde Karadenizde kıyısı olan tek NATO ülkesi Türkiye idi. Geri kalan kıyılar Varşova Paktı üyesiydiler.

Bugün Karadenize kıyısı olan NATO ülkeleri Türkiye; Bulgaristan ve Romanya Ukrayna ve Gürcistan da NATO üyeliğine aday Geriye Kırım, Abhazya, Acaristan özerk bölgeleri ve bir de Rusya Federasyonu kalıyor. Ukrayna ve Gürcistan da NATOya üye olunca, doğru dürüst deniz üssü bulunmayan Rusyayı saymazsak Karadeniz bir NATO gölüne dönüşecek demektir.

Son günlerde trafik Karadenizden Akdenize değil, ters yönden Karadenize doğru başladı. Geçen sonbaharda NATOda imzalanan bir anlaşma ile üye ülkelerin savaş gemileri Bulgaristan ve Romanyaya liman ziyaretleri yapıp gövde gösterisinde bulunabileceklerdi. Bu bağlamda geçen hafta Polonya, İspanya ve Almanya savaş gemileri Karadenizde NATO bayrağı gösterdiler.

Yakın gelecekte aralarında ABD donanmasından bazı gemilerin de Ukrayna limanlarını ziyaretleri gündeme gelebilecek. İşin ilginç yanı, Rusyanın Karadeniz donanmasının önemli bölümü, bu iki komşu arasında 1997de imzalanan anlaşma gereği Ukraynadaki üste demirli. ABD bayraklı savaş gemilerinin Ukrayna limanlarında Rus gemileri ile karşılaşmasında kim bilir nasıl bir duygu, bir olay yaşanacak?

Her şeyden önce Ukraynanın üye olabilmesi için, NATOnun topraklarında yabancı askeri üs bulundurmaması önkoşulunu yerine getirmesi gerekiyor. Kiev-Moskova üs anlaşması ise 2017de sona erecek!

Ukraynanın, Rusyadan Kırım özerk bölgesinde bulunan Karadeniz filosunu taşımasını, anlaşmanın gözden geçirilmesini istemeye başladığı biliniyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Volodymyr Ohryzko, İzvestia gazetesine hafta sonunda verdiği demeçte, Moskovaya çekilme takviminin önerildiğini, ancak henüz yanıt alınmadığını açıkladı. Sivastopolun kendilerine ait olduğunu savlayan Rusyadan, Devlet Başkanı Dimitri Medvedevden bu açıklamaya tepki üs konusunu görüşmeye hazırız, ancak Ukraynanın diktesini kabul edemeyiz sözleri ile geldi.

Ankarada Kalinka şarkısı ile karşılanan Oramiral Visoçkinin şu sözleri dikkati çekti: Üssümüzde bulunan savaş gemisi sayımızı 35’ten 100e çıkaracağız. Orada daha fazla gemi bulundurmamız engellenemez. Buradan öteki bölgelere de müdahale olanağı var.

Visoçki dediğini yaptı; Ukraynadan gönderdiği gemileriyle Gürcistanın Poti Limanını denizden ablukaya aldı. ABDnin Gürcistana insani yardımı her nedense savaş gemileri ile Polonya, İspanya ve Almanya savaş gemilerinin Karadeniz ziyaretleri ile eşzamanlı yapması Montrö Sözleşmesini de gündeme taşıdı.

Önce, her türlü radar donanımına sahip, ayrıca denizden karaya atılan Tomahawk füzeleri yüklü MC Faul 74, Dallas, USS Taylor ve ardından Mount Whitney adlı savaş gemileri Boğazdan geçerken yeni şafak röntgencilerine pas atıp Gürcistana yöneldiler. Ancak, Rus donanmasının ablukasındaki Poti Limanına giremeyip yüklerini Acaristanın Batum limanına boşalttılar.

***

Nereden nereye? Bir zamanlar Suriyedeki üslerinde demirleyen Rus savaş gemileri Aliağada jilet olunca Moskovanın Akdenizdeki deniz gücü de sıfırlanmıştı. Şimdi Moskova ve Şamdan gelen haberler Rusların Suriyede Tartus Limanındaki eski üssün peşinde olduğunu gösteriyor.

Geçen hafta Medvedev, Gürcistanda Rusyayı destekleyen Suriye Devlet Başkanı Beşar Esadı Karadenizde ünlü tatil kenti Soçide ağırladı. Görüşmeden sızan haberlere göre İstanbulda şafak casuslarına iş düşecek. Rus uçak gemisi Amiral Kuznetsov, 50 uçak, helikopter ve uçaksavarla Murmansk Limanından Tartus Üssünde bayrak göstermeye gidecekmiş. Bakalım Rus uçak gemisi, Montrö Sözleşmesine ne ölçüde takılacak? Suriyenin ayrıca çeşitli Rus silahlarının yanı sıra S-300 füzelerini alması İsraili kaygılandırmışa benziyor. İsrail Başbakanı Ehud Olmertin de Moskovaya gitmesi beklenirken Türkiyenin kolaylaştırıcı girişimindeki Suriye-İsrail görüşmelerine de gölge düşeceği anlaşılıyor.

Oramiral Visoçkinin sözünü ettiği 100 geminin yapımının gerçekleşmesi kısa sürede olanaksız olduğu için Baltık donanmasından takviye ile hedefin gerçekleşeceği düşünülebilir. Tabii Rusların Giritin güneyindeki Antikitiraya kısa sürede dönmeleri ufukta görünmüyor. Hele Karadenizin NATO gölü olmasından sonra!

Önümüzdeki günlerde Montrö Sözleşmesinin ışığı altında Türkiyede Rus po pooo popolin popolin popolin popoya mı yoksa Dallas gemisinin geçişinde olduğu gibi Yellow Roses of Teksas (Teksasın Sarı Gülleri)şarkısı mı daha çok söylenecek, bekleyip göreceğiz.

 

Elmek: [email protected]\tFaks: 0312. 442 79 90