Ahmet İnsel

Suriye’de bitmeyen kimyasal silah kullanımı

06 Haziran 2017 Salı

Suriye’de Han Şeyhun’da 4 Nisan 2017’de 87 kişinin ölümüne neden olan kimyasal saldırının Suriye rejiminin imzasını taşıdığını, aynı ayın son günlerinde Fransız istihbarat servisi açıklamıştı. Toplanan örneklerde metanamin maddesine büyük yoğunlukla rastlandığını, bu maddenin Suriye’de Beşşar Esad rejimi tarafından sinir gazı üretmek için kullanıldığını belirtmişlerdi. Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü de (OPCW) saldırıda sarin veya benzer kimyasal madde kullanıldığına dair kesin bulgulara sahip olduğunu açıklamıştı. Farklı Batılı kaynakların hepsi, Suriye Bilimsel Araştırmalar Merkezi’ni (SBAM) bu tür kimyasal saldırıların hazırlandığı yer olarak gösteriyordu.
Geçtiğimiz günlerde Fransız internet gazetesi Médiapart, bu konuda yaptığı araştırmanın birinci bölümünün sonuçlarını yayımladı. Araştırma, Fransız istihbarat örgütünün dışişleri bakanlığına verdiği rapordaki bilgilere ve SBAM’da kimyasal silah tasarım ve üretiminde çalışmış, şimdi Suriye dışında yaşayan birçok Suriyeli bilim insanı ve mühendisle yapılan görüşmelere dayanıyor. Bu bilgilere göre Suriye’de iktidar kimyasal silah kullanımı ve özellikle sarin gazı üretimine ve bunların mümkün olan en küçük taşıyıcılarda (el bombası, füze başlığı veya havan mermisi içinde) kullanılması için araştırmalara 2009’da başlamış. Beş bölüme ayrılan SBAM’da, kimyasal silah tasarımı ve üretiminden sorumlu bölümde takriben 350 kişi çalışıyormuş. Bu bölüm Suriye ordusuna değil, Suriye gizli servisi Muhabarat’ın havacılık bölümüne bağlı.
Bazıları 2013’e kadar bu bölümde çalışmış, şimdi Suriye dışına çıkmış olanların verdikleri bilgilere göre, ilk sarin gazı 2012 Ekim’inde kullanılmış. Suriye’nin, ABD ile anlaşan Rusya’nın baskısıyla, 2013’de Kimyasal Silahların Yasaklanması Uluslararası Konvansiyonu imzalanmasına kadar yirmi kez kimyasal kullanılmış. Beşar Esad’ın bu konvansiyonu imzalamasından bugüne kadar da takriben 110 kez kullanıldığını bu kaynaklar iddia ediyor. Fransız istihbaratçılar raporlarında Suriye’de rejimin Ekim 2012 ve Nisan 2017 arasında kimyasal silah kullandığı iddia edilen bütün bu saldırıların dörtte üçü için kendi kaynaklarıyla ve güçlü biçimde bunu doğrulayamadıklarını belirtiyorlar. Geri kalan dörtte birle ilgili, kullanılan maddeler konusunda şöyle bir döküm sunuyorlar: İki vakada sarin gazı, yirmi vakada klor kullanıldığına dair güçlü kanaat; 2013’te dört, 2017’de bir kez olmak üzere beş vakada sarin gazı kullanıldığına dair kesin deliller. Raporda, İslami Devlet örgütünün Irak ordusunun eski stoklarından ele geçirdiği hardal gazıyla 2015’te üç saldırı yaptığının tespit edildiği de belirtiliyor.
2013 sonunda BM gözlemcileri Suriye’de Guta, Han el Assal, Jobar, Sarakeb ve Şeyh Maksud’da, yani beş kez kimyasal kullanıldığının tespit edildiğini belirten bir rapor sunmuşlardı. Guta saldırısı sonrası, Rusya’nın araya girmesiyle Suriye rejimi kimyasal silah programını önce askıya almayı, ardından tamamen iptal etmeyi kabul etmişti. OPCW Suriye’deki çalışması nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştü. Médiapart’da araştırmayı yayımlayan René Backman, rejimin kimyasal silah üretimine devam ettiğini ve OPCW’nin denetimleri sırasında hangi yanıltma taktiklerini kullandığını Suriyeli uzmanların etraflı biçimde anlattığını aktarıyor.
Médiapart, Suriye rejiminin kimyasal silahları hangi ülkelerin desteğiyle imal ettiğini yakında açıklayacağını ilan ederek haberi bitirirken, neden 2017 ilkbaharında Beşar Esad rejiminin kimyasal silah kullanma gereği duyduğu sorusu şimdilik yanıtsız kalıyor. Sanırım yanıtlardan biri, sinizmin sadece Beşar Esad rejimine özgü bir nitelik olmadığında yatıyor.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bir otokrat prototipi 1 Eylül 2018
Kayırma ekonomisinin bedeli 28 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları